Haydar Ergülen'den İzmir Edebiyat Festivali eleştirilerine yanıt: Şaşırdım!

Haydar Ergülen festival eleştirilerine yanıt verdi: Edebiyatın işlevi dilleri buluşturmak.

DUVAR – Türkiye’den ve farklı ülkelerden önemli şair ve yazarları bir araya getiren İzmir Edebiyat Festivali, bu yıl 4’üncü kez düzenleniyor. Konak ilçesinde bulunan Kültürpark’ta devam eden festivale İtalya, Macaristan, Polonya, Suriye ve Filistin’den konuk edebiyatçılar yer alırken; Kürtçe, Ermenice, Süryanice, Rumca edebiyat yazarlarına ise yer verilmedi. Festival programını bu şekilde düzenlenmesini Kürt yazarlar yayınladıkları metinle eleştirdi.

İzmir Edebiyat Festivali’ne Kürtçe, Ermenice, Süryanice, Rumca edebiyat yazarlarına yer verilmemesine dair yapılan eleştirilere ilişkin konuşan Festival Koordinatörü Haydar Ergülen, “Çalıştığımız belediyelerin olanakları el verdiği sürece daha fazla yazar ve şairi buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

KÜRT YAZARLAR FESTİVALİ ELEŞTİRMİŞTİ

Festivale ilişkin Kürt yazarlar Şeyhmus Diken ve Lal Laleş, “İzmir 4’üncü Uluslararası Edebiyat Festivali! Ya da ‘Biz nerde yanlış yaptık’” başlıklı metin yayınladı. Diken ve Laleş yayınladıkları metinde, “14-22 Haziran tarihleri arasında düzenleniyor olan İzmir Edebiyat Festivali programı incelendiğinde bir yanlışlık hemen dikkati çekiyor. Dokuz gün süreyle üstelik İtalya, Macaristan ve Arap dünyasından uluslararası katılımın da söz konusu olduğu festival konukları arasında bir tek Kürtçe, Ermenice, Süryanice, Rumca edebiyat yapan edebiyatçının davet edilmemiş olması festivale gölge düşürmüştür” ifadelerine yer verdi.

‘ÇAĞIRDIĞIMIZ İSİMLERİ ‘ALEVİ, KÜRT’ DİYE İLAN ETMEK HOŞUMA GİTMİYOR’

Festivalin Koordinatörü Haydar Ergülen, eleştirilere ilişkin Mezopotamya Ajansı’na yaptığı açıklamada “Şeyhmus ve Lal benim yakın arkadaşlarım, keşke medyaya değil de bana söyleselerdi diye düşündüm. Galiba bilgi sahibi değiller, bana ya da festivali organize ettiğimiz diğer arkadaşlarımıza sorsalardı ya da geçmiş programlara baksalardı festivalin ne kadar farklı kesimlerden katılımcı olduğunu görürlerdi” diye konuştu.

Her iki festivale Türkiye’nin her bölgesinden Kürt, Ermeni, Musevi, Alevi, Sünni, Müslüman yazar ve şair çağırdıklarını savunan Ergülen, “Çağırdığımız isimleri ‘Bunlar Alevi, Bunlar Kürt’ diye ilan etmek hoşuma gitmiyor. Fakat davetli listemize bakılınca rahatlıkla görülür bu” diyerek, metininde yer alan Rumca, Çerkesçe, Süryanice yazarların da çağırılmadığı yönündeki eleştirilere ise “Onları tanımıyorum, pek çoğumuz da tanımıyoruz. Bildiğimiz isim olunca çağırıyoruz elbette. En fazla bilinen Kürtçe, Türkçe, Ermenice, Yahudi, Musevi, İbrani dili var ve bu dillerde yazan yazarları davet ediyoruz. Bilmediğim dillerin yazarlarını tanımadığımdan çağıramıyoruz” dedi.

Türkiye’den farklı dillerde yazan yazarları davet etmeye özellikle dikkat ettiklerini söyleyen Ergülen, “Edebiyatın bir işlevi de dilleri, hikayeleri ve yazarları buluşturmak. Benim de böyle bir yükümlülüğüm var. Festivaller biraz da bunun içindir diye özel bir çaba gösteriyorum. Bu yüzden çok şaşırdım. Çalıştığımız belediyelerin olanakları el verdiği sürece daha fazla yazar ve şairi buluşturmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

DİKEN: FARKLI DİLLERİN EŞİTLENMESİ İSTENMELİ

Ergülen’in değerlendirmesini ve edebiyatçıların eleştirilere karşı yaptığı yorumları değerlendiren yazar Şeyhmus Diken de, Ergülen’in etkinliklerde farklı dillerde yazan edebiyatçıları daha çok dahil edeceğini ifade etmesini, bundan sonra düzenlenecek olan festivaller için bir iyi niyet göstergesi olarak kabul ettiğini belirtti. Diken, festivallerin sahibi olan yerel yönetimlerin, çok dilliliğe, çok kültürlülüğe programatik manada nasıl baktıklarıyla ilintili olduğunu vurguladı. Diken, “İnanıyorum ki Haydar Ergülen ya da bu tür sorumluluk mevkiinde bulunan bir başka edebiyatçı dünya edebiyatının farklı dillerinin eşitler arası ilişkilenme mevzusu üzerinden bir araya gelmelerini ister ve istemelidir. Sonuç da izleyip göreceğiz” diye konuştu.

‘EDEBİYATÇILAR ÇAĞRIMIZIN TAKİPÇİSİ OLACAKTIR’

Metinde yer alan çağrının; sivil toplum örgütlerinin, yazar örgütlerinin, kültür sanat kurumlarının ve edebiyatçıların takipçisi olacağına inandığını ifade eden Diken, “Bölgede yıllardır gerçekleştirilen edebiyat, kültür ve sanat festivallerinde çok dillilik ve kültürlülük öne çıkarılmaya çaba gösterildi. Bu çabanın her yerde kabul görmesi dileğimizdir” dedi.

ÇEVBİR: EDEBİYAT TÜM DİLLER VE KÜLTÜRLERE AİTTİR

Çevirmenler Meslek Birliği de (ÇEVBİR) konuya ilişkin bir açıklama yaptı. ÇEVBİR Yönetim Kurulu adına yayınlanan açıklamada, bu yıl 4’ünü kez düzenlenen festivalin programında Kürtçe, Ermenice, Rumca, Süryanice, Lazca ve Çerkesçe yazan hiçbir edebiyatçının davet edilmediği hatırlatıldı. Açıklamada, “Edebiyat tüm diller ve kültürlere aittir. Kitap çevirmenleri olarak bunu yakından biliyoruz. Farklı dillerin, dünyaların karşılaşması çeviri ve yazma faaliyetinin özellikle desteklenmesi gereken temel niteliğidir. Edebiyat festivalleri, kitap fuarları ve buna benzer organizasyonlar ancak bu çeşitliliği temel görevleri olarak gördüklerinde saygın bir konum elde edebilirler. Uluslararası katılımlı bir edebiyat festivalinin uluslararası ve yerel kültürel çeşitliliği gözetmesi, kapsayıcı ve kucaklayıcı olması gerektiğini çevirdiğimiz her dilden yazar adına hatırlatmak istiyoruz” ifadelerine yer verdi.