Ferhunde Özbay'dan feminist adanmışlık

Kadın Emeği, Ferhunda Özbay'ın 1979-2011 yılları arasında yayımlanmış makalelerini kapsıyor. Dört bölümde gruplandırılan çalışmalar, birbirine zemin hazırlar nitelikte. Kırsal ve Kentsel Kesimlerde Kadın Emeği, Ev Kadınları, Evlerde El Kızları: Cariyeler, Evlatlıklar, Gelinler gibi son derece ilgi çekici olan makaleler, okurun yeni bir Türkiye perspektifi oluşturmasını sağlıyor. Bu perspektif dahilinde okurun kadına ve kadınlığa dair düşüncesi devamlı olarak yenileniyor ve bilinçli bir şekillenme yoluna giriyor.

Büşra Uyar

Feminizm, özellikle son yıllarda, çoğu insanın aşina olduğu bir hareket. Moda sektöründen sinema-televizyon sektörüne kadar birçok farklı alanda popüler bir unsur haline getirilen bu akım, büyük bir kesimi sembolik bir şekillendirme içine sokuyor. Düşünmek ve sorgulamak yerine şekilci bir duruş vadeden bu durum, kimi zaman feminizmden son derece uzak profillerin çizilmesine sebep oluyor. Oysa feminizmin bu derece basite indirgenemeyecek bir akım olduğu açık. Yoğun art alan bilgisi ve iç disiplin gerektiren feminizm, aslında tüm bunlardan öte, samimiyet ve adanmışlık gerektiriyor. Akademik alanda bu iki unsur daha da mühim hale geliyor. Zira gerek akademik düzlemde gerekse günlük hayatta, feminizm çatısı altında olmanın “marjinal” olarak etiketlenme ve geçiştirilme gibi bir tehlikesi mevcut. Bu tehlikeyi ortadan kaldırmanın en etkili yolu ise içselleştirmek.

Ferhunde Özbay, bu noktada kusursuz bir temsil olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizde kadın ve çocuk üzerine bir akademik zemin hazırlayan ve bu alanda birçok çalışmanın öncüsü olan Özbay’ın bütün hayatı içselleştirilmiş, samimi bir mücadele olarak okunabilir. İletişim Yayınları’ndan çıkan Kadın Emeği bu okumanın ne kadar isabetli olduğunu kanıtlarcasına okurla buluşuyor. Kadın Emeği, Özbay’ın 1979-2011 yılları arasında yayımlanmış makalelerini kapsıyor. Dört bölümde gruplandırılan çalışmalar, birbirine zemin hazırlar nitelikte. Kırsal ve Kentsel Kesimlerde Kadın Emeği, Ev Kadınları, Evlerde El Kızları: Cariyeler, Evlatlıklar, Gelinler gibi son derece ilgi çekici olan makaleler, okurun yeni bir Türkiye perspektifi oluşturmasını sağlıyor. Bu perspektif dahilinde okurun kadına ve kadınlığa dair düşüncesi devamlı olarak yenileniyor ve bilinçli bir şekillenme yoluna giriyor.

Kadın Emeği, Seçme Yazılar, Ferhunda Özbay, İletişim Yayınları, 2019.

Toplumumuzda görünmeyenin ve alışılanın irdelenmediği, üzücü bir gerçek. Bu noktada Ferhunde Özbay’ın çalışmaları, toplumun tembelliğini ortadan kaldırmaya çalışan bir atak olarak düşünülebilir. Zira kadınlığın “ne” olduğundan ziyade “nasıl” olması gerektiğine dair daima kafa yorulan bir ülkede Özbay’ın çalışmaları, hiçbir şeyin bu kadar basit olmadığını ortaya koyuyor. Çalışmalar dahilinde, kadının hane içi ve hane dışında görünmeyen ve küçümsenen emeğinin aslında ne kadar farklı dinamiklere, süreçlere şahit olduğunu görmek, okurun “kadın” algısında sarsıcı ama yapıcı bir rol üstlenebilir.

Özbay’ın çalışmalarındaki etkileyici nokta, şüphesiz ki tespit ettiği durumlara karşı daima çözüm odaklı bir tavır sergilemesi. Yıldız Ecevit’in sözleriyle; “Ferhunde Özbay için bugünü anlamak, geleceği tahmin etmek açısından önemlidir. Sadece gelecekteki olası gelişmeler hakkında görüş oluşturmak yetmez; önerilerde bulunmak da bir sosyal bilimcilerin sorumlulukları arasındadır.” (s. 20) Özellikle doğal okurdaki “çözüme ulaşan bir şeyler” okuma arzusu, teorik çalışmalara karşı bir önyargı oluşturabilir. Teorik çalışmaların pratiğe uyarlanmasındaki güçlük ise üst okur için bir önyargı sebebidir. Ferhunde Özbay’ın Kadın Emeği kapsamında bir araya getirilen çalışmaları, şüphesiz ki her iki grup için de son derece tatmin edici nitelikte…

FERHUNDE ÖZBAY’A SAYGI DURUŞU

İletişim Yayınları’ndan çıkan Kadın Emeği’ni, Ferhunde Özbay’a saygı duruşu olarak kabul etmek de mümkün. Kendisini çok seven meslektaşları ve öğrencileri ile şekillenen çalışma, İpek İlkkaracan, Saniye Dedeoğlu, Ayşe Durakbaşa, Yıldız Ecevit, Şemsa Özar’ın değerli ve titiz sunuşlarıyla da ayrı bir anlam kazanıyor. Akademide yalnızca statü için var olan bir profil çizmekten son derece uzak yaşamış olan Özbay’ın çalışmalarının sevenleriyle şekillenmesi ise, okurda samimi ve saygı dolu bir duygu uyandırıyor.

Kadın Emeği, başarılı bir sosyal bilimcinin, mücadelesini ve benliğini içselleştirmiş bir kadının akademik portresi. Ayşe Durakbaşa’nın sözleriyle, “Özbay’ın kılı kırk yaran araştırmacılığı, onu bir feminist etnograf gibi özel alandaki ilişkileri gözlemlemeye yöneltmiş; esinlenmiş olduğu feminist tarihçilerin sorgulamalarını içinde yaşadığımız tarihsel-kültürel bağlamda yürütmeye ve demografiden edebiyata kadar uzanan geniş bir yelpaze içinde zengin metodojik kaynakları kullanmaya yönlendirmiştir.” (s. 223) Akademik çevresinde son derece başarılı, samimi ve cesaretlendirici bir sosyal bilimci olarak tasvir edilen Özbay, bugünün sosyal bilimcileri için de önemli bir örnek. Kadının Emeği ise her okurun kitaplığında bulunması gereken, son derece başarılı ve “bizden” bir çalışmalar bütünü.