Kırılgan gerçekler

Gerçekler Kırıldı, doğru bildiklerimizin ya da alışkanlıklarımızın günün birinde kökten değişebileceğini, geçmişin kimi zaman hatırlamakta zorlanacağımız tozlu anılara dönüşebileceğini kısacası gerçek bildiklerimizin tamamen ‘kırılabileceğini’ hatırlatıyor. Barış Müstecaplıoğlu öyküleriyle okuyucuları birbirinden farklı duygular arasında dolaştırırken; gerçek insan yaşamlarını kendi hayal dünyasıyla birleştirerek merak uyandırıyor, bir sayfadan bir sayfaya atlatıyor.

Ilgaz Gökırmaklı

Yazar Barış Müstecaplıoğlu, bilimkurgu romanı “Osmanlı Cadısı”nın ardından bu kez fantastik öykülerden oluşan yeni kitabı ‘Gerçekler Kırıldı’ ile okur karşısına çıktı. Perg Efsaneleri serisinin yanı sıra Türk fantazya türüne Şamanlar Diyarı gibi bir fantastik seriyi de kazandıran Müstecaplıoğlu, okurlarına bu kez öyküleriyle fantastik edebiyatın ve bilimkurgunun renkli, şaşırtıcı, efsunlu dünyasının kapılarını açıyor. Müstecaplıoğlu’nun öykülerinde robotlar, büyücüler, uzaylılar, hayaletler, şamanlar yol arkadaşı oluyor. Kimi zaman Perg ve Delkarna diyarlarına kimi zaman da bilinmeyen gizemli gezegenlere misafir oluyor. Bu efsunlu diyarlarda geçen öykülerin başkahramanlarından biri de İstanbul. İstiklal Caddesi’nde uyuyan aslanlar, gökyüzüne yükselen Kız Kulesi, Beşiktaş’ta rastlanılan ‘yabancılar’, distopik İstanbul’un hallerinden yalnızca bazıları. “Hayali Zamanlar”, “Hayali Diyarlar” ve “Hayali Yaşamlar” başlıkları altında on üç öyküden oluşan Gerçekler Kırıldı, kurduğu bu gizemli evrenle, okuru öykü atmosferi içine sokmayı başarıyor. Müstecaplıoğlu’nun bir diğer başarısı da bilinmeyene ve geleceğin gizemleri üzerinden kurguladığı öykülerinde merak unsurunu eksik etmemesi.

GELECEĞİN GİZEMİ

Empatan, tüm duyguların yaşanılan mekânda bir iz bıraktığı ve bu izlerin bazı özel yetenekliler tarafından hissedilebildiği bir evreni resmediyor. Özel yeteneğiyle cinayetlerin ardındaki sır perdesi aralayan bir empatan ve dostu olan emniyet amiri çözmeleri gereken bir vaka üzerinde çalışıyorlar ancak işler bu kez her zamankinden biraz daha zor. Yabancı, distopik bir İstanbul’u resmederek, yaşamın sürprizlerinin hiç beklenmedik anlarda orta çıkabileceğini hatırlatıyor. Bir kazada ailesini kaybetmesinin ardından kendini suçlayan ve o günden itibaren hayatını bir amaç uğruna devam ettiren bir babanın onu bekleyen şaşırtıcı bir ‘yabancının’ öyküsü.

Müstecaplıoğlu, Gezegenin Oyunu ile okurlarını bir kere daha farklı diyarlara yolculuğa çıkararak, bu kez bir oyunun kahramanlarının maceralarına konuk ediyor. Hakkında çok az şey bilinen gizemli gezegenlerde dolaşan kahramanlar farklı bir evrende olsa da insanın değişmeyen kazanma hırsına yenik düşünce, gezegenin öfkesi bu kez kontrolden çıkıyor. Avcı, insanlık tarihinin en bilinen keşiflerinden birine kısa sürede ulaşan bir avcının hikayesi. Avın ve avcının her an değişebileceği bu gizemli dünyada yeri geliyor İstiklal Caddesi’nde uyuyan aslanlar ortaya çıkıyor yeri geliyor Çırağan Sarayı geçmişten fısıldıyor.

Gerçekler Kırıldı, Barış Müstecaplıoğlu, 232 syf., Doğan Kitap, 2019.

HAYAL MAKİNESİ

Hayal Makinesi ise “Hayalleri görünür kılan bir makine olsaydı neler olurdu?” sorusuyla kafa karıştırıyor; hakimiyet kurma, hayaller ve özgürlük kavramlarını farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Kapısı hiç açılmayan ancak mucizelere ev sahipliği yapan Rıfat Efendi ve Mucizeler Konağı’nda “Yaşamayı anlamlı kılan bildiklerimiz değil bilmediklerimiz, gördüklerimiz değil görmediklerimizdir” mottosu vurgulanırken; İksir Ustaları bir şeyleri değiştirmek için kurulan hayaller ve karşılaşılan engeller arasındaki çizgide ilerliyor. Kayıp Rıhtım da ise kayıp ruhların kısa süreli huzura kavuşması anlatılıyor.
Son öykü Albert Long Hall’ın Hayaletleri ise hatıralarla zenginleşen mekanları, geçmişle kurulan gönül bağlarını iki hayaletin gözünden aktarıyor; insanın yalnızca mutlu olduğu zamanlara ve anılara ait olabileceğini hatırlatıyor.

Gerçekler Kırıldı, doğru bildiklerimizin ya da alışkanlıklarımızın günün birinde kökten değişebileceğini, geçmişin kimi zaman hatırlamakta zorlanacağımız tozlu anılara dönüşebileceğini kısacası gerçek bildiklerimizin tamamen ‘kırılabileceğini’ hatırlatıyor. Yazar öyküleriyle okuyucuları birbirinden farklı duygular arasında dolaştırırken; gerçek insan yaşamlarını kendi hayal dünyasıyla birleştirerek merak uyandırıyor, bir sayfadan bir sayfaya atlatıyor.