Bu ülkede 1872 patron ölseydi, yer yerinden oynardı

2012 yılından beri çıkarılan İş Cinayetleri Almanağı'na göre 2018’te en az 1872 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Kitabı şöyle bir karıştırınca 1 Mayıs kutlanmalı mı, kutlanacaksa nasıl kutlanmalı tartışması akla geliyor. Almanakta gazino çıkışında tecavüz edilip öldürülmüş kadın da var, emekli olmasına rağmen borçları nedeniyle taksi şoförlüğü yaparken bıçaklanarak öldürülen 58 yaşında bir kişi ve görev başındayken kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden polis de...

Filiz Gazi  

Kapitalizm sahne ismi olarak pazar ekonomisi’ni kullanıyor;
emperyalizme küreselleşme deniyor;
emperyalizmin kurbanlarına gelişmekte olan ülkeler deniyor;
yoksullara yoksun, dar gelirli ya da kıt kaynaklı insanlar deniyor;
patronun, işçinin tazminatsız ve açıklamasız işine son verme hakkına emek piyasasının esnekliği deniyor;
hırsızlar iyi aileden olunca, kleptoman oluyor;
otomobillerin işlediği suçlara kaza deniyor;
kamu kaynaklarının çürümüş bir politikacı tarafından boşaltılmasının adı yasadışı servet edinme oluyor;

1995’te Fransa Güney Pasifik’te nükleer denemeler yaparken, Fransız Büyükelçisi Yeni Zelanda’da açıkladı: “Bu bomba kelimesi hoşuma gitmiyor. Bomba değil bunlar. Bunlar patlayan mekanizmalar.”

Eduardo Galeano, Tepetaklak Tersine Dünya Okulu

2012 yılından beri çıkarılan İş Cinayetleri Almanağına göre, 2012’de en az 878, 2013’te 1235, 2014’te en az 1886, 2015’te en az 1703 işçi, 2016’da en az 1924 işçi, 2017’de en az 1947 işçi, 2018’te en az 1872 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. “En az” denilmesinin sebebi kayıtsız çalışan, kamuoyunun haberdar olmadığı işçilerin de olması.

2018 yılı, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) tarafından hazırlanan iş cinayetleri raporuna göre en çok ölümün yaşandığı yer İstanbul, arkasından Kocaeli geliyor. İş cinayetleri çoğu kez “kaza” olarak adlandırılıyor. Bazen ise “Bu işin fıtratında var” deniyor. Dünyanın çoğu yerinde, “kurulan dil” benzer. Seçilen sözcük, bakış açısını da etkiliyor. Kanıksamayı sağlayan dil, tertemiz aklayıp paklıyor. Cinayet mahalli, hayatın akışında yaşanması muhtemel “aksilikler” gibi gösteriliyor.

‘ÖLEN İŞÇİ OLUNCA KİMSENİN UMRUNDA DEĞİL’

Aylara göre iş cinayetlerinin anlatıldığı almanak 448 sayfa. Gelişigüzel bakmak bile acayip bir kötülüğün içinde sakin bir şekilde durabildiğimizi gösteriyor. Pazar günü, polisin izin vermemesi nedeniyle bir ara sokakta yapılan, “28 Nisan, İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü İlan Edilsin” eyleminde, Adalet Arayana Destek Grubu’ndan Eylem Can şöyle demişti:

“Bu kitabı çıkarttığımız için utanç duyuyoruz ama her yıl yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Bu kitapta atanamayan öğretmenlerin fabrikalarda öldüğünü göreceksiniz, polislerin intihar ettiğini göreceksiniz, bankalarda mobbinge uğrayan işçilerin beyin kanaması, kalp krizi geçirdiğini göreceksiniz. Madenlerde, inşaatlarda, tarlalarda, servislerde ölen işçilerin hikayesi var bu kitapta. 1872 rakamını çok kolay telaffuz ediyoruz ama şöyle düşünün; bu insanların aileleri, sevdikleri vardı. Bazen soyadlarına, adreslerine bile ulaşamıyoruz. 1872 patron ölseydi bu ülkede yer yerinden oynardı. İşçiler olunca kimsenin umrunda değil.”

İŞ CİNAYETİ OLMAYAN GÜN YOK

“Adalet Arayana Destek Grubu” tarafından hazırlanan almanakta, Ocak ayından başlanarak, Aralık’a kadar sayfa sayfa ölenler anlatılıyor. Ocak ayı içerisinde bir tek 15 Ocak günü ölen olmamış. Şubat, Mart, Nisan, Mayıs’ın başına not düşülmüş: “İş cinayeti olmayan gün yok.” Haziran ayında ise sadece 10 Haziran’da ölen yok. Bu ay için “Sadece 1 gün” notu düşülmüş. Böyle devam ediyor. Almanakta, çocuk işçiliği ve mülteci/ göçmen işçiler dosyası da var. Bir bölüm de iş cinayetleri davalarının yargı süreçlerinin anlatılmasına ayrılmış.

İş Cinayetleri Almanağı, 448 syf., 1 Umut Yayınları, 2019.

Misal sayfaları çevirirken ilk dikkat çekenler:

Hasan Songur (25), Songur, ataması yapılmadığı için bir fabrikada çalışmaya başladı. Sarp Plastik ve Kalıp Sanayii’nde enjeksiyon makinesine düşen parçayı almaya çalıştığı sırada pistonların kapanmasıyla yaşamını yitirdi. (Manisa)

Mustafa Şanlı (33), Türk Telekom Genel Müdürlüğü’nün on yedi katlı binasının dış cephe asansör inşaatında vinç sepeti halatı koptu. Şanlı üçüncü kattan düşerek hayatını kaybetti.

İskender Sapmaz (35), Kolin Şirketler Grubu’na bağlı Hidro- Gen AŞ’nin inşa ettirdiği termik santralde, forkliftle taşınan iskele ve demir profiller iki işçinin üzerine düşer. Sapmaz hayatını kaybeder. Sapmaz’ın 13 Mayıs 2014’te 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma maden faciasında ocaktan kurtarılan işçilerden biri olduğu öğrenilir. (Manisa)

Sinan Bayraklı (42), Oyak Beton’da beton pompacısı. Yaklaşık üç bin kişinin çalıştığı Başakşehir Şehir Hastanesi inşaatında patlayan beton pompası yüzüne isabet eder.

Serkan Yaman (38), Hafriyat kamyonu şoförü. 3. Havalimanı inşaatında Bayburt Group’ta çalışan Yaman, Eyüp Belediyesi’nin döküm sahasında manevra yapan vinç ile aracının arasına sıkışarak hayatını kaybetti. (İstanbul)

Raziye Topçu (44), Temizliğe giden Topçu, cam silerken apartmanın birinci katından düşerek hayatını kaybetti. (Konya)

Hayrettin Akdemiroğlu (51), Hasan Okumuş (47), Kaçak maden ocağında karbondioksit gazından etkilenerek hayatlarını kaybettiler. (Zonguldak)

Mehmet Toprak (15), Çırak olarak çalıştığı tamir atölyesinde, üzerine kamyonet motorunun düşmesi sonucu ölüyor. (Isparta)

Orhan İmdat (38), TOKİ inşaatının önünde çalışırken düşen demir kalıbın altında kalarak hayatını kaybeder. (Zonguldak)

Yryskul Zheenbek Kyzy (26), Sabaha karşı gazinodaki işinden dönerken tecavüze edilip, öldürüldü. Naaşını tarlaya çalışmaya giden işçiler bulur. (Denizli)

Bekir Taştan (22), Kadir Tanaç (70), Cemil Ayhan (22), Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nde çalışırken 30 metreden düşen beton bloğun altında kaldılar. Projeyi 2016’da Limak- Cengiz Ortak Girişim Grubu almıştı.

Neoliberal düzende, orta sınıf ve altı herkes borçlu. Yaşamak için -şartlarına bakma lüksün olmadan- çalışmak şart. Sanırım bu yüzden almanakta gazino çıkışında tecavüz edilip öldürülmüş kadın da var, emekli olmasına rağmen borçları nedeniyle taksi şoförlüğü yaparken bıçaklanarak öldürülen 58 yaşında biri de, devriye görevindeki ekip aracı ile zırhlı araca çarpan ya da görev başında kalp krizi geçiren hayatını kaybeden polis de.

1889’da başlayan Türkiye’de ilk kez 1923’te resmî olarak kutlanan 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı için wikipedia kutlayanları şöyle sıralıyor: İşçi sınıfı, sosyalistler, komünistler, anarşistler ve diğer sol gruplar. Evet, bu yazının okuyucusu için tanıdık simâlar.

1 Mayıs’a yaklaşırken… 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlanmalı mı? Kutlanacaksa nasıl kutlanmalı? Almanağı şöyle bir karıştırınca Arat Dink’in sözü geliyor akla, bambaşka bir öfke için söylenilmiş olsa da: “Ben bu dünyanın camını çerçevesini indirmek istiyorum.”