Devletin gözünden 'komonist' Nâzım Hikmet

Gazeteci Tolga Şardan, Nâzım Hİkmet'le ilgili bugüne kadar hiç ortaya çıkmayan devlet içerisindeki resmi yazışmaları "Komonist Masası"ndaki Nâzım Hikmet kitabında derledi. Devletin Hikmet’i nasıl gördüğünün ilk kez ortaya konduğu kitap önümüzdeki hafta okurlarla buluşacak.

Serkan Alan  salan@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Gazeteci Tolga Şardan’ın “Komonist Masası”ndaki Nâzım Hikmet adlı kitabı önümüzdeki hafta Doğan Kitap aracılığıyla raflardaki yerini alacak.

1921 yılından itibaren devlet içerisinde Nâzım Hikmet’e ilişkin resmi yazışmaların bir bölümüne ulaşan Şardan araştırma/inceleme türündeki kitapta Cumhuriyet Dönemi’nden 1980 darbesine kadar farklı tarihlerde devletin Nâzım Hİkmet’e olan bakış açısını ortaya koyuyor. Şardan’ın çalışması aynı zamanda devletin Nâzım Hikmet’i nasıl gördüğünü ilk kez ortaya koyma özelliği taşıyor.

‘Komonist Masası’ndaki Nâzım Hikmet, Tolga Şardan, 368 syf., Doğan Kitap, 2019.

‘DEVLET NÂZIM’LA İLGİLİ NELER YAPMIŞ BUNLARI ORTAYA KOYDUM’

“Nâzım Hikmet literatüründe bugüne dek olmayan bir şey yaptığını söyleyen Şardan kitabın içeriğime dair, “‘Devlet Nâzım’ı nasıl gördü?’ sorusunu yanıtlamaya çalıştım. Nâzım Hikmet ile ilgili büyük bölümü anıları, hatıraları veyahut o zamanki adli yargılamaların kayıtlarına dayanan eserler kaleme alındı. Ben ilk defa devletin Nazım Hikmet’le ilgili çeşitli yazışmalarına ulaştım. Örneğin İçişleri Bakanlığı’nın, emniyetin, valiliklerin Nazım Hikmet’in yaşamının belli bölümleriyle ilgili yazışmalarını buldum. Bunları Nazım Hikmet’in hayatındaki bölümlere yerleştirdim. 1921, yani ilk defa Nâzım devlet kayıtlarına girdiğinden itibaren Cumhuriyet dönemi, Milli Şef dönemi, 1960 dönemi, 60 İhtilali, 71 Muhtırası ve 80 İhtilali gibi dönemlerde devlet Nazım’la ilgili neler yapmış bunları ortaya koydum” ifadelerini kullandı.

‘HİKMET’İN ANKARA ZİYARETLERİNİN İÇERİĞİ KİTAPTA’

“Devletin bütün yazışmalarını buldum” iddiasında olmadığını, bulabildiklerini incelediğini belirten Şardan, kitapta okurları farklı şeylerin beklediğini belirterek şunları kaydetti:

“Bu belgeler içerisinde Nazım Hikmet’in dönem dönem Ankara’ya yaptığı seyahatler sırasında kimlerle görüştüğü, neleri konuştuğu, kimlerle hangi sohbetleri yaptığı konusunda takip raporları da var. Örneğin geliyor İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’yla konuşuyor. Ne konuştuğu gibi bilgiler de mevcut. Mesela Mehmet Ali Aybar’la Zekeriya Sertel arasında bir mektuplaşmadan Nâzım Hikmet’in oğlu Mehmet Nâzım’ın yurt dışına kaçırılacağı kanaati oluşuyor devlette. Devlet Sovyet Sefareti’ne çocuğun teslim edileceğini düşünüyor, alarma geçiyor, tedbir alıyor ve çocuğu takip ediyor. Bunlar gibi enteresan şeyler de kitapta.”