Murat Belge'den eleştirilere yanıt: Bildiğim ne varsa yazdım

Akademisyen, yazar Murat Belge son kitabıyla ilgili eleştirilere yanıt verdi: Bildiğim ne varsa yazdım.

DUVAR – Yazar, akademisyen Murat Belge, son kitabı Şairaneden Şiirsele – Türkiye’de Modern Şiir adlı kitabıyla ilgili yapılan eleştirilere yanıt verdi. Belge, “Orhan’ın (Koçak) Turgut Uyar’la ilgili yaptığı gibi tahminler yapmaktan zaten korkarım. Cemal Süreya falan gibi yakından tanıdığım insanlarla ilgili olarak, çok fazla hayat hikâyelerine girmekten de kaçındım. Onun dediği şeylerin tabii hayat hikâyeleriyle bağları oluyor” dedi.

K24’ten Murat Şevki Çoban‘a konuşan Belge, “Şairaneden Şiirsele sizin eleştiri tarzınız açısından nerede duruyor?” sorusuna, “Benim eleştiri tarzım için ilk söylenecek şey eklektik. Bana senin dünya görüşün nedir falan derlerse, Marksist derim. En azından, en çok Marksizm’den etkilenmiş bir kişiyim diye kendimi tanımlarım. O hâlde eleştiri yapacağım, Marksist eleştiri. Marksist eleştiri diye bir şey olduğunu da çok fazla düşünmüyorum. Marksistler eleştiri yaparlar. Ama Goldmann bir türlü yapar, Lukács bir türlü yapar, ben de böyle yaparım. Bunların hepsini birden kapsayacak ya da bazılarını dışarıda bırakıp öbürlerini içine alacak bir Marksist eleştiri tarzı diye bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bu bir.

‘HAYAT TEORİLERDEN DAHA GENİŞTİR’

İkincisi, mesela Freud sonrası bir psikolojik eleştiri tarzı var. Jung sonrası Jungcu bir eleştiri tarzı var. Ahlakçı eleştiri tarzı her zaman, başından beri vardı. Biçimci diyebileceğimiz anlayışlar var. Bunların hepsi, meşhur fil fıkrası gibi, edebiyat sanat denen şeyin bir tarafını tutuyorlar. Biri hortumunu tutmuş hortum gibi diyor, biri ayağını tutmuş sütun gibi diyor. Filin bütününü anlatmıyor dedikleri ama “Hayır, öyle değil” diyecek hâlimiz de yok; hortumu da var sonuçta, bacağı da var. Edebiyat, ya da daha da genişletelim, hayat, her zaman kendi hakkındaki teorilerden daha geniş ve zengindir. Onun için de elime bir roman mı geçti, şiir mi geçti, oyun mu geçti, ona bakıyorum; ona nasıl yaklaşacağımı biraz o kendi söyler. Benimle ilgili bir şeyler yapacaksan Freud’a bir bak, der. Bir başkası, ben şu tarihte geçiyorum, o tarihte neler oluyordu aç bir tarih kitabına bak, der. Bir başkası, bunlar niye böyle oldu, aç sosyolojiye bak, der” yanıtını verdi.

“Orhan Koçak, kitapta şairlerin “en parlak” anlarıyla yer almadığı eleştirisini getiriyor” eleştirisine yanıt veren Belge, “İstanbul’u Dinliyorum’u çocuklar da biliyor ama benim burada yaptığım şekilde bir incelemesi yapıldı mı? Yapılmadı.” dedi.

“Bildiğim ne varsa yazdım” diyen Belge, sözlerini “Orhan’ın Turgut Uyar’la ilgili yaptığı gibi tahminler yapmaktan zaten korkarım. Cemal Süreya falan gibi yakından tanıdığım insanlarla ilgili olarak, çok fazla hayat hikâyelerine girmekten de kaçındım. Onun dediği şeylerin tabii hayat hikâyeleriyle bağları oluyor” diyerek bitirdi.