Sırları ve zaaflarıyla bir Rolling Stones tanıklığı

Kıvanç Güney tarafından türkçeleştirilen "Güneş, Ay ve Rolling Stones" Domingo Yayınları tarafından rock'n roll severlere, "yok ya ben bu zamana ait değilim, ayak uyduramıyorum, ah ah ben 60'larda genç olacaktım, var ya" sendromuna tutulanlara sunuldu. 1994 turnesinde grupla takılmış Rich Cohen'in anlatısı, Rolling Stones'u gerçek bir hayranın gözünden; zaafları, heyecanları ve sırlarıyla aktarıyor.
The Rolling Stones üyelerinin 70'lerde çekilmiş bir fotoğrafı.

Tuğçe Özbiçer  tozbicer@gazeteduvar.com.tr

Çılgınca sevdiğiniz müzisyenleri, mütemadiyen hayatınızı çekip çekiştirmenize ve çokça da yetersiz olarak damgalamınıza neden olacak idollerinizi bir başkasının anlatısında okumak istemezsiniz. Sizden ve benden pek de bir farkı olmayan olarak gördüğümüz gazeteci, menajer, yakın dost gibi, hayatlarının bir kısmını, sizin o yanlarında birkaç dakika var olabilmek için her şeyi yapma kapasitenizin olduğu, tanrılaştırdığınız müthiş insanlarla geçirme lüksüne sahip olmuşlar, kontrol dışı kıskanılmaya mecburdurlar.

The Rolling Stones’u tanımak, anlamak ve 50 yıldan fazladır devam eden rock’n roll maratonunu biraz da olsa bilebilmek, gözünüzde 60’ları, 70’leri, konserleri, partileri, Paris’i, New York’u, giyim kuşamı canlandırabilmek adına okuyabileceğiniz en iyi kitap Keith Richards’ın otobiyografik eseri “Life (Hayat)”tır kuşkusuz.

Ama biz şimdi o hep kıskanılmaya mecbur olup, gözden gönülden uzaklaştırdıklarımıza geri dönelim; aralarından Rich Cohen isimli, 1994’teki turnede The Rolling Stones’la takılma fırsatına erişmiş bir gazetecinin kitabı “The Sun & The Moon & The Rolling Stones (Güneş, Ay ve Rolling Stones)”a bir şans verelim!

Kıvaç Güney tarafından türkçeleştirilen “Güneş, Ay ve Rolling Stones” Domingo Yayınları tarafından rock’n roll severlere, “yok ya ben bu zamana ait değilim, ayak uyduramıyorum, ah ah ben 60’larda genç olacaktım, var ya, rock’n roll, müzik, isyan tam benlik” sendromuna tutulanlara sunuldu.

‘YAZ İÇİN PLANIN YOK YA? ROLLING STONES’LA TURNEYE GİDİYORSUN!’

Güneş, Ay ve Rolling Stones / Rich Cohen / çev. Kıvanç Güney / Domingo Yayınları / syf. 352 / 2017

1968 olan doğum yılından nefret eden ve aynı sendromdan muzdarip Rich Cohen, 26 yaşında Rolling Stone dergisinde yazıyor. Cohen, Rolling Stones’un bir ömür Şikago’dan blues yapan müzisyenlerin açtıkları yolda, kendilerini bulmaya, kendileri olmaya çalıştıkları idolleri ile aynı şehir doğumlu. İlk defa Rolling Stones dinlediği anı şöyle anlatıyor:

“…Bir gün tuhaf bir ritim içimde bir yere, varlığından bile habersiz olduğum bir şeye dokundu. İnek çanını ve o boğuk gitar sesini duyduğumda yatıyordum. Kalkıp merdivenin dibine giderek, ağabeyimin odasından içeri baktım: Bira şişeleriyle dolu bir sehpa, pikapta dönen bir plak. Ağabeyim gözlerini kapamış, başını koltuğa yaslamıştı. Duyduğum ‘Honky Tonk Women’ şarkısının arkadaki duvara asılmış posterdeki adamlara ait olduğunu her nasılsa anlamıştım. Beni etkileyen şey buydu: Beş adamın bir aile veya çete gibi birlikte müzik yapması. Bundan daha iyi bir kader hayal edemiyordum. Çocukken bir araya gelip ölene kadar ayrılmayan bir grup arkadaş… Ağabeyim ansızın tepemde dikilip beni kovmuştu ama artık çok geçti.”

1994 yılının Temmuz ayında Rolling Stone’un baş editörü Sid Holt’tan bir telefon alıyor: “Merhaba Rich, yaz için bir planın yok ya? Rolling Stones turne için Toronto’da prova yapacak. Senin oraya gitmeni istiyoruz.” Bu telefonun üzerine zaten çocukluğunu ve gençliğini The Rolling Stones dinleyerek geçirmiş Cohen, hepimizin yapacağı gibi her şeyi iptal ederek karşısına çıkan bu olağanüstü fırsata bırakmaya çalışıyor kendini ve rock’n roll sirkine bir izleyici olarak davet ediliyor.

Mick Jagger ve Keith Richards’ın aralarının bozulup, et tırnaktan ayrılamayacağı için tekrar düzelmelerinin peşi sıra gelen ikinci albümleri “Vodoo Lounge”ın hazır hale getirildiği zamana tekabül eden 90’larda, grupla zaman geçiren hatta ve hatta işi abartarak en başta davulcu Charlie Watts olmak üzere diğer üyelere de kendini sevdirebilmiş Rich Cohen gerçek bir hayran.

The Rolling Stones’un 1994 Voodoo Lounge turnesinden bir kare

SAMİMİ BİR HAYRANIN GÖZÜNDEN SIRLARI VE ZAAFLARIYLA STONES

Cohen’in anlatısı, yazarın sadece Rolling Stones gözlemlerini değil; grubun çocukluklarından başlayan biyografisini, Stones’un nasıl bir araya geldiğini, nasıl büyüdüğünü, nerelerde çuvalladığını, rock’n roll yolculuğunda kimlerden nasıl destek gördüğünü, bu yolculukta kaybedilenleri, dostluğu ve Richards, Jagger, Wood, Wyman, Jones ve Watts’ın aralarındaki bağı da temelde aynı oranlarda işliyor.

Cohen, Stones’un ilk dinleyici kitlesi edindiği Richmond Station Oteli’ndeki o konser salonun sahibi Giorgio Gomelsky’den, bir süre Mick Jagger’la beraber olmuş, şarkıcı ve 60’ların ‘it girl’lerinden olan Marianne Faithfull’a; onca yıldır Stones’a rehber olmuş, bir dönem de olsa yanlarında bulunmuş, belki de daha önce adını bile duymadığınız birçok kişiye ulaşıyor. Kitapta, bu kişilerle röportajlardan gerekli bilgilere, gerekli yerlerde, gerektiği kadar yer veriliyor. Aslında en az hepimiz kadar tanrılaştırmış olduğu grup üyelerinin hayatlarından bahsederken zaman zaman sakinleşmeye, abartılacak olayları çok da abartmamaya ihtiyaç duyar gibi oldukça basit anlatıyor yazar. Rich Cohen’in samimiyeti, sakinliği ve gözlemciliği üstlenmiş oluşu, grup üyelerinde de karşılık buluyor:

Rich Cohen ve Keith Richards’ın 1994’te çekilmiş bir fotoğrafı. Fotoğraf: Rich Cohen

“…Bu kez Keith bana sorular sormaya başladı: Yeni albümle, provalarla ilgili ne düşündüğümü, grupla takılmanın benim için nasıl bir şey olduğunu sordu. Stones’un hayatımdaki yerini, ağabeyimin odasındaki posteri, o ilk plağı anlatmaya başladığımda sözümü kesip, ‘Kaç doğumlusun?’ diye sordu. ’68’ diye cevap verdim. ‘Hayal dahi edemiyorum’ dedi gülerek. Sen söyle. Ben bilmiyorum. Stones’un olduğu bir dünyanın içine doğmak nasıl bir şeydi? Bir güneş, bir ay, bir de Rolling Stones senin için hep vardı.”

Gelmiş geçmiş en önemli ve en büyük gruplardan birine bir nebze de olsa yakından bakmak, Blues’un tarihini Şikagolu, müzik sevdalısı bir gazetecinin araştırmacılığı ile okumak, “Rock’n roll ruhumuzu kurtarabilir mi?” sorusunun cevabını aramak için Güneş, Ay ve Rolling Stones’u bir rehber edinebilirsiniz. Eser, 8 sayfalık kaynakçasıyla birçok kitap, film, gazete, röportaj ve belge taranarak hazırlanmış.

Ayrıca Cohen, grup üyelerinin ancak ve ancak, henüz 10 yaşındayken Honky Tonk Women’ı dinleyip hayatının değiştiğine inanan bir çocuğun fark edebileceği zaaflarını, pişmanlıklarını, heyecanlarını ve sırlarını da sayfalara serpiştiriyor!