Sevgi Soysal’ın ilk dönem öyküleri: Tekliğin Türküsü

İlk dönem öykülerini okumak, Sevgi Soysal’ın daha sonra yazacağı eserlere giden yolu nasıl inşa ettiğini görmemiz bakımından oldukça önemli. Soysal’ın ilk dönem hikâyeleriyle Tutkulu Perçem'de yer alan hikâyeler arasındaki mesafe oldukça kısa. Kadın kahramanlar, ben anlatıcı, zengin çağrışımlar yoluyla ilerleyen anlatı ve Soysal’ın ironisi bu hikâyelerdeki ortak noktalar. Ama en önemli ortaklık, kadın kahramanların cinsiyetçi sistemle olan hesaplaşmaları ve öfkeleri...

Cinselliğin sansüre rağmen bir tarihi var mı?

Sevgi Soysal’ın 70’li yıllardaki tartışmalar bağlamındaki atağı, cumhuriyet sonrası kadını ve bireyi merkeze alan ve bu işlem sırasında, kadının toplumsal cinsiyet eşitliği ile cinsel özgürlüğünü önemli temalar olarak edebiyata düşüren bir çıkıştır. Sevgi Soysal’ın ilk romanı Yürümek, eğitim, psikoloji, kadın ve erkek eşitliği, cinsellik, evlilik kurumu, annelik gibi kadınların yaşadığı sorunları romandaki çok sayıda kadın karakterle ele alır.

Sinem Sal okurlarıyla bir araya geliyor

Şair-yazar Sinem Sal okurlarıyla bir araya geliyor. Söyleşi yarın saat 15:00'da Beşiktaş Mephisto'da gerçekleşecek.

Modern Türkçe şiirin seslileri – II

Modern Türkçe şiiri kapsayan, birikimi, deneyimi temsil eden bir liste sunmuştuk. Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın ve Behçet Necatigil'in bireyselliklerini, şiir anlayışlarını şiirlerinden örneklerle açıklayacağız.

İmkânsız Sermaye kitabının söyleşisi yapılacak

İmkânsız Sermaye kitabının söyleşisi yapılacak: 14 Temmuz'da Kadıköy'de gerçekleşecek.

Altyazı'nın Temmuz-Ağustos sayısı çıktı

Altyazı dergisinin yeni sayısı çıktı. Yeni sayıyla Altyazı Fasikül'de yayın hayatına başladı.

Edebiyatçılardan SabitFikir'e 'küçük İskender' tepkisi: Ayrımcı, homofobik söylemler kabul edilemez

SabitFikir dergisinin, bir dönem yazar kadrosunda da yer alan şair küçük İskender'in ölümünün ardından takındığı yayın politikası edebiyatçıların tepkisiyle karşılaştı. Aralarında Asuman Susam, Akif Kurtuluş, Latife Tekin, Lal Laleş ve Murat Uyurkulak'ın da olduğu çok sayıda edebiyatçı ortak kaleme aldıkları bildiride, "Hangi mecradan, kim tarafından gelirse gelsin ayrımcı, cinsiyetçi, homofobik söylemler kabul edilemez" dedi.

Merkez Komitesinde Cinayet: Fenardo Garrido’yu kim öldürdü?

Manuel Vazquez Montalban'ın Merkez Komitesinde Cinayet kitabı okurla buluştu. Merkez Komitesinde Cinayet, devlet-iktidar-halk mücadelesi, siyasal yılgınlık, siyasetin ve hükümetlerin karanlık, acımasız taraflarına dair görüleri ve devletlerin illegal faaliyetlerini bizlere bir kere daha hatırlatıyor.

Tuğrul Eryılmaz: Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın hiçbir zaman favorimiz olmadı

Gazeteci ve yazar Tuğrul Eryılmaz'ın Asu Maro'ya verdiği nehir söyleşiden oluşan 68’li ve Gazeteci kitabı İletişim Yayınları etiketiyle yayımlandı. "Türk sineması hiçbir zaman sektör olamadı" diyen Eryılmaz ile kitabını, filmleri, aktörleri ve sinema sektörünü konuştuk.

1940 kuşağı bağlamında şair Rıfat Ilgaz

Rıfat Ilgaz’ın ilk şiirleri duygusal ağırlıklı, ölçülü ve uyaklı metinlerdir. Toplumsal sorunlara ilgisi arttıkça, gündelik yaşamın gerçekliği içinde, yaşamın çarkları arasında yaşama mücadelesi veren insanlarla ilgili duyarlığının şiirine egemen oluğunu görürüz. Şiirlerinde bu duyarlılığı konuşma dilinin olanaklarından yararlanarak yalın bir biçimde dile getirir.

Jordi Sierra i Fabra: Okumak hayatımı kurtardı

Jordi Sierra i Fabra'nın son romanı Sınavın Böylesi, Uyurgezer Kitap etiketiyle yayımlandı. Fabra, matematiği ve macerayı birleştirerek matematiğe karşı önyargılı olan çocukların korkularının yersizliğini göstermeyi amaçlıyor. Fabra ile Sınavın Böylesi'ni, çocuklara göre kitap yazma kavramını ve Jordi Sierra i Fabra Vakfı'nı konuştuk.