Dee Dee ve Gypsy, son yıllarda ABD'nin Missouri eyaletinin Springfield şehrinde yaşıyordu. Komşuları tarafından sevilen insanlardı. Çevrelerindeki kişilerin anlattığına göre, ‘bu anne kızla bir kez tanışanın onları unutması mümkün değildi’. Blanchard görünürde, ölümcül bir hastalıktan muzdarip kızına bakan ‘fedakar’ bir anneydi. Ancak 2015 yılında işlenen cinayet ile beraber, ikilinin hayatı gözler önüne serildi…
Dee Dee herkesi, Gypsy Rose’un kas distrofisi, lösemi ve diğer rahatsızlıklardan muzdarip 7 yaşında bir çocuğun zihnine sahip ölümcül hastalıklarla boğuşan bir genç olduğuna inandırmıştı. Kızını hiçbir zaman okula kaydettirmeyen Dee Dee, Gypsy Rose’u da ikna ederek dış dünya ile iletişimini tamamen kesmişti.
Doktorlara kızının kanser, epilepsi, görme bozukluğu, işitme bozukluğu, kas distrofisi, kuadripleji ve daha fazlasından muzdarip olduğunu söyledi. Gypsy Rose, sonunda tekerlekli sandalyeye mahkum edildi. Gypsy Rose, Midesine bağlanmış bir tüple besleniyor, zaman zaman bir oksijen tüpü yardımıyla soluk alabiliyordu. Dee Dee, kızının tıbbi kayıtlarının Katrina Kasırgası'nda kaybolduğunu söyleyerek doktorları da kandırıyordu.
Doktorlar çok fazla soru sorduğunda ve Gypsy Rose’un durumu hakkında daha fazla bilgi almak istediğinde Dee Dee doktor değiştirir ve ‘hastalık’ hikayesini desteklemek için sık sık kızının saçlarını kazırdı. Gypsy Blanchard'ın geçirdiği gereksiz ameliyatlar arasında tükürük bezlerinin alınması da vardı.