YAZARLAR

Kars, Karabağ, Kıbrıs

Azerbaycan iki ila üç vilayetini karakış bastırmadan Ermenistan işgalinden geri alabilirse ne âlâ. KKTC’de 11 Ekim’de seçimlerin ilk turu var, şimdiki Cumhurbaşkanı Akıncı zaten favori ama bakalım Ankara destekli Başbakan Tatar ikinci tura kalan ikinci aday olabilecek mi? Rusya, ABD, Fransa ortak açıklama yaptı ama adı kalmış yadigâr Minsk Grubu’ndan bir iş çıkmaz, gözler Putin’de, ne zaman düdük çalacak o bekleniyor.

Kars’a çökmek gerek. Neden? E, Ermenistan’la sınır, serhat şehri. Ne oldu Ermenistan’da? Azerbaycan, Ermenistan işgali altındaki topraklarını askeri yoldan kurtarmaya girişti, desteklememiz, örtük ikinci cephenin açıldığı havasının yaratılması gerek. Neden, bu çatışmanın da, Libya, Mısır, Suriye, Doğu Akdeniz, Irak’taki gibi doğrudan tarafı olmalıyız? E, Ermeni işte. Hem düşmana korku, dosta güven verir sağlam irade. Demirtaş da şey dediydi hani: “Asla yılmayacağız. Gözlerimizde korku, gözlerimizde telaş, gözlerimizde tedirginlik görmeyecekler.” Hah hah, bak hiç gülmem yoktu, gülmem geldi, adam Edirne’de yaw.

Kars’ı kim yönetiyordu? Gayrı milli unsur HDP mensubu Ayhan Bilgen. HDP, TBMM’de temsil edilen üçüncü parti yani iktidardaki koalisyonun küçük ortağı MHP’den daha büyük bir yasal siyasal parti değil mi? Evet, ama HDP’nin burnunun sürtülmesi, serbest seçimlerle kazandığı 65 belediyeden elinde dördü ilçe, ikisi belde, şimdilik altı tane kalacak biçimde tasallut altına alınması gerekiyordu. Yasadışı işlere bulaştıysa, savcılardan yetkili biri, örnekse Antalya’da helikopter turu atıp, Beştepe’de düğün hediyesi alan hani, kapatsaydı? Kapatmak olmaz, gayrı demokratik izlenim verir. Milletvekilleri, eşbaşkanları tutuklanmalı, belediyeler elinden alınmalı, HDP evcilleştirilmeli, CHP-İYİP-SP-Deva-Gelecek’in HDP ile arasının açılması sağlanmalı.

Yerelde yönetim kimdedir, vali de mi, belediye başkanında mı? Vali devlet demek, belediye millet. Olağanüstü hallerde, seferberlik koşullarında, parti-devlet ortamında, daimi darbe durumunda vali, belediye başkanının yerine kayyım atanır, belediye fetholunur. Bak, Kars’ta vali belediye binası önünde fetih namazı kıldı, silahlı üniformalı kolluk gücü eşliğinde elhamdülillah belediye makamına girdi, oturdu. Kars seçmeninin oyunun gaspı, tüm ülkede millet iradesinin yok sayılması da demek değil mi? Hayır, millet ayrı, illet ayrı. İslâm dairesine dışarıdan musallat mukallit unsurlar ve gayrı milli unsurların oyuyla, milletin oyu bir değil.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni bizden başka tanıyan yok değil mi? Yok. KKTC nüfusu 325 bin, adadaki TSK mensubu mevcudu beşi general rütbeli, 35 bin. Fazla değil mi? Değil, her an 875 bin nüfuslu GKRY, Taşucu’na 170 km. uzaklıktaki KKTC’yi işgale kalkışabilir. KKTC’de seçmen neden Ankara’nın işaret ettiği cumhurbaşkanı adaylarına teveccüh göstermiyor? Nankörlüklerinden. Onun için seçime kararında, hani “aldığı kadar” denir yemek tariflerinde, öyle müdahale gerekli. Adada çözümün parametreleri iki bölge, iki toplum ama federasyon çatısı altında tek kimlikle AB içinde temsil değil mi? O eskidendi, artık iki devletli çözüm düşünülmeli, bunu GKRY ve AB kabul etmezse, ilhak seçeneği çıkarılıp masaya konulmalı şey gibi, vazo.

KKTC, AB’ye Türkiye’den önce girse, bize de yararı olmaz mı? Olmaz, çünkü biz AB üyesi olmak istemiyoruz. Ne istiyoruz pekiyi? AB ülkelerine Gürcistan, Ukrayna gibi vizesiz seyahat ayrıcalığı, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, içişlerimize müdahale anlamı taşıyan terörizmin hukuksal tanımının AB’ye göre değiştirilmesini değil kafamıza göre muhafaza edilmesini. Ama Türkiye NATO üyesi, Avrupa Konseyi kurucu üyesi, BM’de Batı Avrupa (WEOG) grubunda, yüzyıllardır yüzü Avrupa’ya dönük? Bunlar hep eski, başı eğik, burnu sümüklü, ezik, kendi öz kimliğine yabancı Türkiye’ye ait kavramlar, hepsi de ayakbağı. Kuşatmayı yarıyoruz, Mavi Vatan’a açılıyoruz, Ortadoğu’da bölücü Kürtler hariç gözleri nemli Sünni Müslüman halklar Osmanlı'nın, Türk'ün hilafetinin ufuktan avdetini bekliyor.

Pekiyi şimdi ne olur? Azerbaycan iki ila üç vilayetini karakış bastırmadan Ermenistan işgalinden geri alabilirse ne âlâ. KKTC’de 11 Ekim’de seçimlerin ilk turu var, şimdiki Cumhurbaşkanı Akıncı zaten favori ama bakalım Ankara destekli Başbakan Tatar ikinci tura kalan ikinci aday olabilecek mi? Rusya, ABD, Fransa ortak açıklama yaptı ama adı kalmış yadigâr Minsk Grubu’ndan bir iş çıkmaz, gözler Putin’de, ne zaman düdük çalacak o bekleniyor. Putin, Belarus’a da, Ermenistan’a da format atma çabasında. Suriyeli paralı askerlerin Güney Kafkasya’da belirmesi, kendi Kuzey Kafkasyalı cihatçılarını Suriye’de kovalayan Rusya için pek gözardı edilecek durum değil. İçerideyse, laik cumhuriyeti hallaç pamuğu gibi atma, muhalefeti hamur gibi yoğurma, her türlü hınç alma sonuna kadar devam eder.

Bak aslında Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un tam ters yönde kendi laik cumhuriyetini yoğurma girişiminden söz edecektim. Beni Kars, Karabağ, Kıbrıs diye incir çekirdeği doldurmayacak konularla lafa tuttun. Macron, 2 Ekim’deki konuşmasında 115 yıl sonra laiklik konusunda yeni yasa çıkaracaklarını duyurdu. Kökü dışarıda radikal bölücü İslamcılıkla sert mücadele ederken, eşitlikçi laik cumhuriyeti Müslüman Fransa yurttaşlarına da sevdirmek için mahalleden, ilköğrenimden başlayarak uzun erimli yumuşak politikaları da devreye alacakmış. İşte kifayetsiz muhteris, kendi tarihini de bilmeyen boş adam bu Macron. Buraya gelse, sokakta gezemez, ceketinin kuyruğuna teneke bağlarlar alimallah.             
 


Aydın Selcen Kimdir?

1969 İstanbul doğumlu ve Saint Joseph Lisesi ile Marmara Üniversitesi İngilizce Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur. 1992-2013 arasında Dışişleri Bakanlığı'nda meslek memuru olarak çeşitli görevlerde bulundu. Son olarak 2010-13 tarihleri arasında Erbil Başkonsolosluğu görevinde bulundu. Merkeze döndüğü gün "memuriyetten istifa etti." Genel Energy petrol şirketinde bir buçuk yıl siyasi danışmanlık yaptı. 2015'den beri bağımsız olarak özellikle Irak ve Suriye konularında yazıyor. Galatasaray kongre üyesidir. Alaz adında bir kızı var.