'İstanbul Sözleşmesi’nde Nahide Opuz’ın kanı var, vazgeçmeyiz'

TCK 103 Çocuk Cinsel İstismar Affına Karşı Kadın Platformu’ndan, “Çocuk cinsel istismarı faillerine yönelik af girişimlerinden ve İstanbul Sözleşmesi’ni karalamaktan vazgeçin” çağrısı geldi. Platformun üyelerinden Hülya Gülbahar cinsel istismar suçlularına bir af girişimine karşı kapanana kadar gözlerinin Meclis TV’de olacağını söyledi, Biz 15 Temmuz’a kadar Meclis’in gece nöbetçileriyiz” dedi. İstanbul Sözleşmesi’nin hedef alınmasını da eleştiren kadınlar, “İstanbul Sözleşmesinde Nahide Opuz’ın kanı var. Asla vazgeçmeyiz” dedi.

Müzeyyen Yüce  myuce@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarını düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesi ile ilgili af girişimlerine karşı 237 kadın örgütünün oluşturduğu Çocuk İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu açıklama yaptı. Açıklamada, “Çocuk cinsel istismarı faillerine yönelik af girişimlerinden ve İstanbul Sözleşmesi’ni karalamaktan vazgeçin” çağrısında bulunuldu.

Türkiye’nin her yerinden farklı siyasi görüşten kadınların bir araya gelerek oluşturduğu platformun üyesi Avukat Hülya Gülbahar, cinsel istismar affı girişiminin iddia edildiği gibi 264 mağdur aile ile sınırlı kalmayacağı görüşünde.

.

Asıl meselenin siyasi İslam’ın toplum projesini yaratma amacı olduğunu savunan Gülbahar şunları söyledi:
“Bu iş sadece iddia edildiği gibi 264 mağdur aile ile sınırlı kalmayacak, mesele çocuk yaşta evlendirmek, mesele evlilik yaşını 9–12 gibi yaşlara indirerek medeni kanunu devre dışı bırakmak, mesele paralel ikinci bir hukuku devreye sokmak. Bu durum binlerce yoksul aile için kız çocuğunun okuldan alınması, erkenden evlendirilmesi, çok sayıda çocuk dünyaya getirilmesi ve çocuk yaşta evlenen erkeklerin ucuz iş gücü olarak çalıştırılmasını mümkün kılacak. Bu siyasal İslam’ın bir toplum projesidir. Muhalefet partilerinin de bu konuda kadın örgütleri ile çok net bir mücadele vermesi gerekiyor. Biz kadınlar olarak Meclis açık olduğu sürece gözümüz Meclis TV’de olacak. Biz 15 Temmuz’a kadar Meclis’in gece nöbetçileriyiz” ifadelerine yer verdi.

‘NUMAN KURTULMUŞ YENİ BİR SALDIRI CEPHESİ AÇTI’

AK Parti tarafından İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesinin de gündeme getirildiğini belirten Gülbahar, şöyle konuştu:
“AK Parti’nin üst düzey yöneticilerinden Numan Kurtulmuş yeni bir saldırı cephesi açarak, kadınları ve kız çocuklarını şiddetten koruyacak Türkiye’nin ve dünyanın en önemli mekanizmalarından biri olan İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesini gündeme getirdi. Biz her iki girişimden de acilen vazgeçin çağrısında bulunuyoruz. Bu kazanılmış haklarımızın arkasında onlarca kadının kanı var. İstanbul Sözleşmesi’nde Nahide Opuz’un kanı var. Mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Bu iki girişimi de toplum gündeminden çıkarın.”

Opuz, kendisine ve ailesine şiddet uygulayan eşini yetkili makamlara 36 kez şikâyet etmesine rağmen korunmaması üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) dava açmış, AİHM, Türkiye’yi suçlu bulmuştu. Opuz’un davası İstanbul Sözleşmesi’nin temellerinden biri olarak değerlendiriliyor.

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİĞE TOPLUM DESTEĞİ YÜZDE 1.1

Cinsel istismar affı konusunda toplumsal desteğin iddia edildiği gibi yüksek olmadığını vurgulayan platform üyesi Zelal Aydın, dünyadaki yasal evlilik yaşlarını ve Havle Kadın Derneği’nin yaptığı araştırma verilerini paylaştı:
“Hacettepe Üniversitesi’nin kadına şiddet içeren 2014 yılı araştırmasına göre Türkiye genelinde kadınların yüzde 9’u 15 yaşından önce cinsel istismara maruz kaldığını açıkladı. Yine Hacettepe Üniversitesi’nin 2018 yılı Nüfus ve Sağlık Araştırması’na göre 20–24 yaş grubunda olan 15 yaşından önce evlendirilen kadınların oranı yüzde 2, aynı grupta olup 18 yaşından evvel evlendirilenlerin oranı yüzde 14,7, bu yüzde 14,7 oranında evlenen kadınların evlilik kararının yüzde 46’sını ailesi almış. AK Parti, bu yasanın hayata geçirilmesi için toplumsal desteğin olduğunu söylese de Havle Kadın Derneği’nin 12 ilde 2019 Ekim–2020 Ocak aylarında yaptığı araştırma tam tersini söylüyor. Araştırmada, “18 yaş altında olan kızınızı evlendir misiniz?” diye sormuşlar. Toplumun sadece yüzde 1.1’i “evet” diyor, 7.1’i emin olmadığını söylüyor, 91.8’i ise “hayır” diyor. Bu araştırma her şeyi anlatıyor. Toplum erken yaşta evliliklere karşı. Dünyada yasal evlilik yaşına bakıldığında sadece bir ülkede 13 yaş yasal evlilik yaşı. 132 ülkede yasal evlilik yaşı 18 olarak kabul edilmiş. Yani dünyada ülkelerin yüzde 69’u evlilik yaşını 18 olarak kabul etmiş.”

Platformun Sağlık Grubu üyesi Ayşegül Esin de erken yaşta evlenen çocukların ruhsal, bedensel ve zihinsel problemler yaşadığını söyledi. Esin, 15-19 yaş arası çocuk ölümlerinin nedenlerinden birinin de erken gebelik olduğunu kaydetti.