Cinsel saldırı davasında sonucu görüntüler belirleyecek

Kınalıada'da yılbaşı gecesi babasının arkadaşı tarafından cinsel saldırıya uğradığını iddia eden 22 yaşındaki Gökçe, kadınlara kendisini yalnız bırakmamaları çağrısı yaptı.

Filiz Gazi  fgazi@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – 2 yıl önce Kınalı Ada’da yaşandığı iddia edilen tecavüz dosyasının 3. duruşması 5 Kasım’da görülecek. Mağdur avukatı olarak dosyaya sonradan dahil olan Rozerin Seda Kip karar için sona gelindiğini ifade ediyor. Sanık M. A. bir ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmış.

Mağdur soyadının kullanılmasını istemediği için haberde sadece adını kullanacağız.

Olay tarihinde 22 yaşında olan mağdur Gökçe, 31 Aralık 2017 akşamının gecesinde aynı işyerinde çalıştığı arkadaşıyla birlikte Kınalı Ada’ya dönüyor.

Avukat Rozerin Seda Kip, mağdurun adada yaşadığını ve çocukluğunun orada geçtiğini söylüyor:

“Yılbaşı akşamı. Eğlenilmiş. Gecenin ilerleyen saatlerinde Gökçe’nin yanından arkadaşı ayrılıyor. Mağdur, aynı zamanda babasının da arkadaşı olan tanıdık bir pansiyonun önünde sanık ve arkadaşlarıyla karşılaşıyor. Tüm bunların görüntüleri var.”

Kip, görüntülerin ilk dakikalarında sanık ve mağdurun yalnız olmadıklarını sonrasında yalnız kaldıklarını ve sanığın ilerleyen saatlerde mağduru pansiyonun müştemilatına yönlendirdiğini anlatıyor:

“Yine bu görüntülerde sanık mağduru öpmeye çalışıyor. Yolunu çeviriyor. Mağdurun sanığı ittiği görülüyor. Alkolün de etkisiyle dengesini kaybeden bir kadın var videoda. Yoruma açık değil görüntüler. Mağdurun bu görüntüleri izleyememesinden dolayı sanığın yararlandığı bir savunma tipi geliştirilmiş. Görüntüler sanık lehine yorumlanmış.”

Bu görüntüleri Kip’le birlikte izlediğimizin notunu düşelim.

‘ADLİ TIP VE MOR ÇATI RAPORU VAR’

Kip ayrıca sanığın “Elimi tuttu. Öpmeye çalıştı. Odaların dolu olduğunu görünce personelin kaldığı odaya gittik” gibi ifadelerinin görüntülerde doğrulanmadığını belirtiyor.

Kip, Gökçe’nin hemen ertesi gün polise gittiğini ve arkadaşlarının da yanında olduğunu anlatıyor: “Saat 14:00 gibi müştemilattan çıkıyor. Rıhtımda aynı işyerinde çalıştıkları, gece yanından ayrılan arkadaşıyla karşılaşıyor. Tecavüze uğradığını arkadaşıyla paylaştıktan sonra birlikte polise gidiliyor. Adli Tıp’ta tecavüz edildiğine ilişkin rapor net. Sanık gözaltına alınıyor. 1 ay tutuklu kaldıktan sonra sonra serbest bırakılıyor. Dosyada Mor Çatı’dan alınmış psikolojik rapor ve tanık ifadeleri var.”

‘HTS KAYITLARI SANIĞI DOĞRULAMIYOR’

Dosyada bir diğer dikkat çeken husus mağdurun olay akşamı yanında olan, ertesi gün polis merkezine birlikte gittikleri arkadaşının ilk celsede “Mağdur sanıktan hoşlanıyordu” şeklinde ifadesini değiştirmiş olması.

Kip, “Sanık ilk ifadesinden sonraki sorgu ifadesine kadar cinsel ilişkiye girmediğini söylüyor. Sonra ifade değişiyor. ‘Yaptım, ikimizde istedik. Zaten benden hoşlanıyordu. Peşimde olduğunu biliyordum’ gibi ifadeleri var.” diye anlatıyor, dosyadaki çelişkileri.

Sanık, mağdurla öncesinde görüştüklerini ve kendisine iftira atıldığını iddia ediyor. Kip, sanığın bu minvaldeki ifadelerini “Benzer davalarda bildiğimiz senaryo” olarak değerlendiriyor. Kip’in anlatımına göre; “Mağdurun olay sonrası ilk aradığı kişi sanığın telefon numarasını istediği şahıs. Sanığın telefon numarası bile yokmuş. ‘Bana tecavüz ettin’ mesajlaşmaları oluyor.”

Kip son olarak şunları söylüyor: “Bizler bu coğrafyada kendini sürekli erkekten, erkek adaletten ve sisteminden korumaya çalışıyoruz. Bununla mücadele etmek zorundayız zira çoğumuz bunun farkında kadınlar olarak doğuyor, büyüyoruz. Bu mücadelede adaletin bize elini uzatması gerekiyor. Suçun somut olduğu bu ve benzer davalarda cezanın yargıçlar tarafından kesinlikte verilmesi gerekiyor. Aksi düşünce cezasızlığın bir ödül gibi algılanmasına neden olur ve toplum nezdinde önüne geçilemeyecek suçlara teşvik olur.”

Gökçe ve yakınları 5 Kasım 2019’da, saat 10:50’de İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmayı tüm kadın örgütlerinin sahiplenmesi için çağrıda bulunuyor.