Kadına yönelik şiddete karşı 'Dostluk Ağacı' diktiler

‘Dostluk Ağacı’ ismi de verilen Ginkgo Bilabo, Dünya Kız Çocukları Günü kutlamaları çerçevesinde Bayındır Park içinde bulunan Al Yazma Anıtı’nın yanına dikildi.

Özay Göztepe  ozay_goztepe@yahoo.com

ANTALYA- Antalya’nın kardeş şehri Almanya’nın Nurnberg kentinden Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü, Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği ve Muratpaşa Belediyesi tarafından ortak düzenlenen etkinlikle dikilen Gingko Biloba, Hiroşima’ya atom bombası atılmasından iki yıl sonra kavrulmuş gövdesinden filiz veren ağaç olarak bilinmektedir.

Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’nden emekli öğretmen Kamile Yılmaz, üstünde öldürülen 476 kadının adı olan Alyazma Anıtı’nın önüne dikilen Gingko Biloba Ağacı ile ilgili yapılan etkinlikleri, şöyle anlatmaktadır:

“2007 yılından beri Nürnberg’in çeşitli yerlerine dikilmekte ve Insan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni oluşturan otuz maddenin her birine adanmaktadır. Insan Hakları Bildirgesi’nden seçilerek alınan bir madde, her ağacın yanına yerleştirilen taşın üzerinde, Almanca, Ingilizce ve diğer bir dilde, okunacak şekilde yazılıdır ve Insan Hakları bilincini hatırlatmak amacı ile her yıl etkinlik günleri düzenlenir.”

.

Yılmaz’ın açıklamasına göre vatanı Çin ve Japonya olan, tapınaklar bölgesinde yetiştiği için “Mabet Ağacı“ da denilen, 40 metreye kadar büyüyebilen ve bilinen en yaşlı örneği 3500 yaşında olan Gingko Biloba Ağacı, ünlü Alman şairi Goethe tarafından da bahçesine dikilir ve “Doğu-Batı Divanı”ndan bir şiirini özel olarak bu ağaca adar.

Kadına uygulanan şiddete karşı duruşu ve insan haklarını sembolize eden bu ağacın kadın cinayetlerine karşı toplumsal bir simge olan Al Yazma Anıtı’nın yanında olmasının ayrıca anlamlı olduğuna değinen Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ise Dünya Kız Çocukları Günü için ‘kutlama’ dışında bir kelimenin bulunması gerektiğini, ‘Dünya Kız Çocukları Günü kutlu olsun’ demenin yetmediğini belirterek ‘insanlığa yararlı olsun’ demenin daha doğru olacağını belirtti.”

Dostluk ağacının etrafına İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin maddelerini temsil eden çiçeklerden birini dikerek can suyunu veren Uysal, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bu ağacın bana düşündürdüğü başka bir şey var. İnsanoğluna ‘Mağrur olma. Sen sadece işler yolunda giderse belki 80, belki 90 sene yaşıyorsun. Kendini dünyanın sahibi zannetme. Kadınlara, erkeklere, çocuklara, kendine ve doğaya doğru davran, iyi davran çünkü aslında varla yok arasında çok kısa bir ömrü kat ediyoruz. Bu yüzden doğaya zarar verme. Kültür ve doğal mirası en kalender, en naif şekilde kullan ve geleceğe aktar. Katkıda bulun. Ben hep buradayım bana bakarak kendi ölümlüğünü öğrenebilirsin.’ Diğer sembolize ettiği şeyler yanında Ginkgo Biloba’nın söylediği bu olabilir.”