Diyarbakır’da siyah ve mor eylem

Diyarbakır'da kadın örgütleri, kadın cinayetlerine dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı. Rosa Kadın Derneği'nde açıklamanın ardından Diyarbakır'da birçok kuruma mor ve siyah fularlar asıldı.

DİYARBAKIR – Diyarbakır’da Şiddetle Mücadele Ağı adıyla faaliyet yürüten kadın örgütleri, kadın cinayetlerine dikkat çekmek amacıyla Rosa Kadın Derneği’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından, Diyarbakır’da birçok kurum mor ve siyah fular ile donatıldı.

Aralarında Rosa Kadın Derneği, HDP İl Örgütü, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) il örgütü, Diyarbakır Barosu ve KESK Şubeler Platformu’nun bulunduğu kadınlar, kentte yaşanan kadın cinayetlerine dikkat çekmek için basın açıklaması yaptı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Saliha Akdeniz’in de katıldığı Rosa Kadın Derneği’nde yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Diyarbakır’da son iki ayda Müzeyyen, Merve ve Aygül en yakınlarındaki erkekler tarafından katledildiler. Hepimiz biliyoruz ki ‘kadın cinayetleri politiktir.’ Gittikçe daha çok şiddet üreten sistem kadını koruyamamakta, kadın yargısal süreçte cezasızlık politikasının sonucu olarak güven duymadığı bir adalet sistemiyle karşı karşıya bırakılmaktadır. Son yıllarda tüm dünyada ve Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri ürkütücü biçimde artmaktadır.

Coğrafyamızda, bu genel durumun yanı sıra, devletin özel savaş politikalarının da etkisiyle şiddet topluma sirayet etmiş; kadın ve çocuğa yönelen şiddet evlere, okullara, iş yerlerine kadar yayılmıştır. Diyarbakır’da şiddet ve kadın cinayetlerinin gittikçe artmasından dolayı 8 Mart haftasında Şiddetle Mücadele Ağını deklare ederek tüm kadın kurumlarıyla ve STK’larla birlikte ortak mücadele edeceğimizi basına ve kamuoyuna duyurmuştuk. Bu ağı kurarken en büyük amacımız ortak bir veri tabanı oluşturarak şehrin şiddet haritasını çıkarmaktı. Bugün sizlerle paylaşacağımız veriler bu çalışmanın bir sonucudur.

Üzülerek belirtmeliyiz ki, biz çalışmayı yürütürken de şu anda size açıklarken de karşılaştığımız tablo, bu şehirde kadına ve çocuğa yönelik şiddete dair kendisini sorumlu gören her kurum açısından acil önlem alınmasını gerektirmektedir. Biliyoruz ki, bu bir günlük çalışmayla gerçekleşecek bir mücadele değil. Gittikçe hakikatinden, gücünden, kültüründen uzaklaştırılan ve yalnızlaştırılmaya çalışılan kadının, öz savunma yeteneğini yeniden canlandırmak ve harekete geçirmek, dayanışma ve bağ kurmakla mümkündür.

Erkek ve devlet tarafından haksızlığa uğramış, şiddet görmüş her kadına ulaşmalı ve onu hakikatine kavuşturmak için çabalamalıyız. Bu eylem yasta değil isyandayız demenin kadın halidir. Bizler bize ses verin demiyoruz, ses vermezseniz bu katleden düzenin parçası olursunuz diyoruz. Hep birlikte mücadele etmek hepimiz açısından tarihi bir zorunluluktur diyoruz.”

“Jin Jiyan e, Jiyanê Nekuje” (Kadın Yaşamdır, Yaşamı Öldürme) sloganıyla biten açıklamanın ardından kurumlara, evlere vearabalara mor ve siyah bezler ve fularlar asıldı.