Deniz Selin Ünlüdağ: Sporda cinsiyetçiliği kadının gücü yıkacak

Avrupa Şampiyonu eskrimci Deniz Selin Ünlüdağ, “Kadınız diye birçok şeyi yapamayacağımız düşünülüyor ama biz göründüğümüzden daha güçlüyüz. Biz aslında toplumca sporu cinsiyetyetçileştirmişiz. Herhangi bir kadın bir spor dalıyla ilgilense yine aynı tepkiyi alıyor. Toplumca kadınların istediği ve hayal ettiği her şeyi başarabileceğine alışmamız gerekiyor” diye konuştu.

Işıl Çalışkan  esmaisilcaliskan@gmail.com

DUVAR – Sanatın insanı sarıp sarmalama gücü üzerine yüzyıllardır yazılıp çiziliyor. İki saate sığan bir filmin, üç dakikalık bir şarkının veya bir tablonun ummadığınız anda sizi etkisi altına alıp belki hayatınıza yön verdiği olmuştur. Hal böyleyken sanatın gücü burada bir kez daha devreye girer… Deniz Selin Ünlüdağ’ın eskrime başlama hikayesi de bir filmin gücüne dayanıyor. Johnny Deep’in canlandırdığı Kaptan Jack Sparrow’un korsanlık serüvenini konu alan Karayip Korsanları, Ünlüdağ’ın spor hayatına yön vermiş. Küçük yaşta bu vesileyle kılıç kullanmaya merak salan milli eskrimci başarı basamaklarında Avrupa şampiyonluğuna kadar uzandı. Ünlüdağ, en son İstanbul’da düzenlenen Büyükler Eskrim Federasyon Kupası müsabakalarında gümüş madalya aldı.

Türkiye tarihinde Avrupa şampiyonu olan ilk kadın eskrimci unvanının sahibi Ünlüdağ, kılıçlarla spor yapmaktan çok mutlu olduğunu belirterek “Kadınız diye bir çok şeyi yapamayacağımız düşünülüyor ama biz göründüğümüzden daha güçlüyüz” diyor.

Deniz Selin Ünlüdağ

Eskrim sporuna Karayip Korsanları sayesinde başlamışsınız. Peki bu sizin için nasıl geçici bir heves olmaktan çıktı?

Kılıçlara olan ilgim küçük yaşlarda Karayip Korsanları sayesinde başladı. Küçükken de birçok spor branşı ile uğraştım. Tenis, masa tenisi, voleybol, basketbol ve yüzme gibi. Ama benim için eskrim her zaman en heyecan dolusu oldu. Eskrime başladıktan sonra ilk madalyamı aldığımda bunu Olimpiyatlara da gidip yapmak istediğime karar verdim ve bu nedenle hiç kopmadım bu spordan.

‘BENİM KARARLILIĞIM ONLARI İNANDIRDI’

Ailenizin bu sporda kararlı olduğunuzu söylediğinizde yorumları ne oldu?

İlk başta herkes çok şaşırdı çünkü İzmir’de ailemin ve arkadaşlarımın yanında güzel bir hayatım vardı. Ankara’ya sırf spor için gitmek istediğimi duyduklarında çok şaşırdılar. Hatta ilk söylediğimde olumsuz baktılar. Çünkü 14 yaşındaydım. Ama bir süre sonra benim ne kadar kararlı olduğumu gördüklerinde beni hep desteklediler.

Peki eskrime nasıl baktılar?

Aslında olumlu baktılar ve Ankara yolculuğumda da beni hep desteklediler. Ben Ankara’ya gittikten 2 sene sonra evimizi benim için Ankara’ya taşıdılar.

‘ONLARIN KULAĞINA ÇILGINCA GELMESİNİN ÖNEMİ YOK”

Eskrim yaptığınızı söylediğinizde insanlardan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Garip tepkiler alıyorum. “Bir kız kılıç kullanır mı?”, “Neden daha kadınsal bir spor seçmedin?” gibi birçok söz söyleyen insanla karşılaştım. Ama onların dediklerine de çok kulak asmıyorum çünkü bu işi seviyorum. Onların kulağına çılgınca gelmesinin benim için çok bir önemi yok.

.

‘HIZLI VE AKSİYONLU OLMASI BANA CAZİP GELDİ’

Eskrim epe, flöre ve kılıç olarak üç ana dala ayrılıyor. Siz neden kılıcı tercih ettiniz?

Aslında ilk ‘Epe’ branşında başladım ama 2 hafta sonra kılıca geçmek istedim. Bunun sebebi de kılıcın bana daha hızlı ve aksiyonlu gelmesiydi o zamanlar.

Eskrim sporu ne gibi kriterler gerektiriyor?

Eskrim için reflekslerin iyi olması, biraz esnek olmak ve hızlı karar vermek önemli. Tabii bunlar sadece benim düşüncem.

‘AVANTAJIM, UZUN HAMLELERİM’

Peki sizin bu spordaki avantajlarınız neler?

Sanırım durum ne kadar kötü olursa olsun pes etmemem olabilir. Bunun dışında tekniksel olarak da uzun hamlelerim sayesinde ataklarımı güzelce bitirebiliyorum.

Eskrim sporuyla ilgili satranç benzetmesine yorumunuz ne olur?

Evet, eskrim için kesinlikle satrancın pistte yapılan, daha hızlı hâli diyebilirim.

‘ARTIK DAHA DİKKATLİYİM’

Bu benzetmeye istinaden hızlı düşünme yeteneği bu sporun size hayatta kazandırdığı en büyük kazançlarından biri olsa gerek. Bu anlamda hayatınızda nasıl etkiler gözlemliyorsunuz?

Eskrimden önce dikkatim çok hızlı dağılıyordu ve herhangi bir şeye iyi odaklanamıyordum ama şimdi daha dikkatli ve odaklı biri oldum.

‘EN YAKIN ARKADAŞINIZ BİLE RAKİBİNİZ OLABİLİYOR’

Eskrim aslında oyunculuk gibi. Piste çıktığınızda rakibinizle kavga halindesiniz. Ama yarış bittiğinde her şey tersine dönüyor. Rakibinize karşı hislerinizi nasıl kontrol altına alıyorsunuz?

Eskrim bana göre çok asil bir spor. Çünkü maç başladığında en yakın arkadaşınız bile rakibiniz oluyor ve iki tarafta maçı kazanmak için elinden geleni yapıyor ama maç bittiğinde her şey unutuluyor. Selamlaşıp, el sıkışıyoruz. Rakiplerime olan hislerimi aslında ona odaklanarak kontrol altına alıyorum ve kendimi, düşüncelerimi sakinleştiriyorum.

Türkiye tarihinde Avrupa şampiyonu olan ilk kadın eskrimcisiniz. Bu size neler hissettiriyor?

Böyle anlamlı bir başarıyı hem tarihe geçerek yaşamak hem de annemin doğum gününde yaşamak benim için gerçekten çok onur ve gurur verici oldu. Hayatımın en güzel ve özel günüydü…

Eskrimin Türkiye’deki karşılığı nedir? Bir spor dalı açısından doğru anlaşıldığını düşünüyor musunuz?

Eskrimin anlamını Türkiye’de çok bilen insan yok ne yazık ki… Bu sporun 3 ana dalı olduğu için bence tek bir isimde toplanması daha doğru olmuş.

‘OKULLARDA DAHA FAZLA TANITILMALI’

Peki bu sporun tanıtılması için önerileriniz ne olur?

Yaz okullarında diğer popüler branşlardan çok eskrim dersleri de konulabilir, okullarda daha fazla eskrim tanıtımları yapılabilir diye düşünüyorum.

‘KADINLAR GÖRÜNDÜKLERİNDEN DAHA GÜÇLÜ’

Türkiye’de dövüş sporu temsilcisi olan bir kadın olmak nasıl?

Aslında oldukça gururluyum bu konuda. Çünkü kadınız diye bir çok şeyi yapamayacağımız düşünülüyor ama biz göründüğümüzden daha güçlüyüz. Ben de kılıçlarla spor yapmaktan çok mutluyum.

.

Kadınız diye birçok şeyi yapamayacağımız düşünülüyor dediniz. Bu anlamda neler yaşıyorsunuz?

Biz aslında toplumca sporu cinsiyetçileştirmişiz. Bu sadece bana özel değil. Bir kadın herhangi bir spor dalıyla ilgilense yine aynı tepkiyi alıyor. Toplumca kadınların istediği ve hayal ettiği her şeyi başarabileceğine alışmamız gerekiyor diye düşünüyorum.

‘SEZON BİTMEDEN GÜZEL BİR MORAL OLDU’

Geçtiğimiz günlerde Sanata Işık Tutanlar ödül töreninde “Yılın Genç Sporcusu” ödülünü aldınız. Bu tür ödüller size nasıl hissettiriyor?

Gerçekten çok mutlu oluyorum. Özellikle bu ödül benim için özeldi çünkü bir sürü öğrenci, veli ve öğretmenlerin oyları sayesinde aldım bu ödülü. İnsanların beni bu ödüle layık görmesi gerçekten çok hoştu ve sezon bitmeden de güzel bir moral oldu bana.

Dünya Eskrim Şampiyonası’nı 12’nci sırada tamamladınız. Bu sizin için nasıl bir yarıştı? Bundan sonraki hedefleriniz neler?

Bu sene “Genç” kategorisinde ilk senemdi ve aslında 12’nci tamamlamak benim için hem iyi hem de kötüydü. İyi olmasının sebebi bu kategoriye yeni geçip 12’nci olarak bitirmem önümüzdeki sene için umut oldu bana. Bu yüzden daha sıkı çalışmaya devam…

Eskrim dışında nelerle uğraşıyorsunuz?

Basketbol oynamayı çok seviyorum ve genelde boş vakitlerimde basketbol oynuyorum. Basketbol dışında voleybol oynamayı, yüzmeyi seviyorum. Ve genelde babamla yazları denize tüple dalış yapıyoruz.