İstanbul 8 Mart Kadın Platformu: Krize, savaşa, şiddete karşı alanlardayız

İstanbul 8 Mart Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Özgürlüğümüz için direnişte; krize, savaşa, şiddete karşı alanlardayız!” sloganıyla alanlarda olacak.  
DUVAR – İstanbul 8 Mart Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin İHD İstanbul Şube’sinde basın toplantısı gerçekleştirdi. Platform üyesi Sevgi Öztürk, “Gücümüzü birliğimizden alıyoruz ve bu bilinçle eşitlik ve özgürlük mücadelemizi sürdürüyoruz. AKP’nin 17 yıllık iktidarında devletin en sembol kurumlarından, yöneticilerine varana dek kadın düşmanlığı dillerden düşmüyor. Sistemin en tepesinden topluma zerk edilen cüretkârlık, iyi hal indirimi ve kollamayla birleşince astronomik rakamlarla kadın cinayetleri ve şiddeti vuku buluyor. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerinin doğduğumuz andan itibaren dayatılmasıyla LGBTİ+’lar her gün nefret cinayetleri, taciz ve şiddetle karşı karşıya kalarak insanca yaşama koşulları çalınıyor” dedi.
Kadınlar olarak insana dair olan her yerde toplumda, sokakta, siyasette olmaya devam edeceklerini belirten Öztürk, kadınlar olarak taleplerini şu şekilde sıraladı:
* Binlerce kadın gibi katledilen, patronu tarafından camdan atılarak intihar süsü verilmek istenen, mahkemesinde; bekâretinden, yaşam tarzına hayatı didiklenerek neredeyse ölümü meşrulaştırılan Şule Çet için adalet istiyoruz. Katledilen bütün kadınlar için adalet istiyoruz.* Leyla Güven; kutuplaştırmayla, siyasetçileri tutsak edilerek, belediyelerine kayyum atanarak baskı altına alınan Kürt halkının sesini yükseltmek ve tecridin kaldırılması için 112 gündür açlık grevi yapmaktadır. Kayyum atanan belediyelerde kadınların kazanımlarına saldırıda bulunulmuş şiddet gören kadınların sığındıkları kurumlar kapatılmıştır. Leyla Güven’le birlikte pek çok kadın ve siyasi tutsak da açlık grevine başlayarak sesini yükseltmiştir. Bu onurlu direnişi selamlıyoruz.

* 31 Ocak’tan bugüne açlık grevinde olan trans mahpus Buse’nin hakkı olmasına rağmen cinsiyet uyum operasyonu gerçekleştirilmiyor. Buse yaşasın, hakkı olan ameliyat için Adalet Bakanlığı harekete geçsin.

* 300 güne yakın süredir soğuğa, baskı ve engellemelere zerre kulak asmadan bütün topluma umut olan mücadeleleriyle direnen, sendikal haklan için olduğu kadar toplumsal varlıkları için de sesini yükselten Flormar işçilerini sahipleniyoruz. Bütün taleplerinin kabul edilmesi ve işlerine geri denmeleri için bulunduğumuz her yerde direnişlerini

* 31 Mart yaklaşan yerel seçimlerde kadınların Sözünün talebinin yok sayıldığı yerel yönetim anlayışının karşısında olacağız. Bizi yok sayan tek adam tek parti ittifaklarına karşı eşitlik mücadelemizi sokağa sandığa taşıyacağız.

* Kadının toplumdaki ezilen kimliğini perçinlemek için nafaka hakkına yapılan saldırılar geri çekilsin. Nafaka, çalışma olanaklarından yoksun olduğu için kendisini geçindirecek imkânı olmayan ve şiddete mahkûm edilen kadınların güvencesidir. iş bulmada boşanan kadınlara öncelik verilsin

* Cinsel istismar vakalarında uygulanan iyi hal indirimi kabul edilemez. Tacizciyle evlenme durumunda cezayı ortadan kaldıran yasa tasarısı süresiz olarak geri çekilsin

* Mutfağa ve ev işlerine mahkûm edilen ve bu yolla ezilmesi perçinlenen kadınların özgürleşmesi için ev içi işlerin toplumsallaştırılması, kreşler yemekhaneler ve çamaşırhaneler kurulmasını istiyoruz.

* 8 Mart tüm dünyada kadınların ortak mücadelesi olarak alanlarda olduğu bir gündür. 8 Mart ücretli izin günü ilan edilsin.”

“Vardık Varız Var olacağız” diyen Öztürk, tüm kadınları eşitlik ve özgürlüğü birlikte kazanmaya, 3 Mart günü saat 12.00’de Marmara Forum önünde buluşarak, 13.00’te Bakırköy Pazar Alanı’nda gerçekleştirilecek olan 8 Mart mitingine katılmaya çağırdı.  (Kaynak: MA)