5- Gölyazı
Gölyazı, Uluabat Gölü kıyısında doğa ile tarihin bir arada bulunduğu eşsiz bir güzellikte. İlkbaharda yükselen sular nedeniyle gölün içinde kalan ağaçlar, yine bu sularda süzülen ördekler ve Arnavut kaldırımlı dar sokaklar; Antik Çağ’da Apalyont olarak bilinen bu koyun güzelliklerden yalnızca birkaçı. Tümüyle sit alanı olan bölge, özellikle Apollon Tapınağı ve Kilisesi biliniyor. Gölde kayıklarla balık avlayanlar, evlerin önünde ağ diken kadınlar, göl kıyısındaki balık satıcıları fotoğraf severlere birbirinden güzel kareler sunuyor.
6- İğneada
İstanbul’a 250 kilometre mesafede bulunan İğneada, yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda temiz kumsalı ve özellikle yakın çevresinde bulunan çok sayıdaki birinci derece doğal sit alanlarıyla ilgi çekiyor. Muhteşem güzellikteki longoz ormanlarında, orman içi dağ bisiklet turu, yürüyüş, yön bulma aktiviteleri yapılabiliyor. Kuş göç yolu üzerinde bulunduğundan kuş gözlemi ve sahip olduğu üç ekosistem sayesinde bitki çeşitliliği gözlemi için uygun imkânlar sağlıyor. Bölgede tarihi kalıntıların (Liman Feneri, Sislioba Kalesi, Hamdibey Kalesi, Gökyaka kalesi) ve deniz altındaki batıkların ziyareti de mümkün.
7- Kıyıköy
Karadeniz’e egemen, kayalık bir zemin üzerinde bulunan Kıyıköy beldesi, tabiat harikası iki doğal sit arasında bulunuyor. Kuzeyinde Pabuçdere, güneyinde ise Kazandere, salına salına akıyor ve Karadeniz’e dökülüyor. Her ikisi de birinci derece doğal sit alanı olarak tescilli olan bu derelerde motorla ya da kayıkla gezinti yapılabiliyor. Pabuçdere ile deniz arasında dar, uzun ve temiz bir kumsal bulunuyor ve burada yaz aylarında kamp kurulabiliyor. Kıyıköy Kalesi, Aya Nikola Manastırı, Kıyıköy Camii ve Liman Hamamı ile kale içerisindeki pek çok sivil mimarlık örneklerini de görebilirsiniz.
8- Maşukiye
İstanbul’a 120 kilometre uzaklıktaki Maşukiye’ye etrafı yemyeşil, sağlı sollu et-mangal ve alabalık lokantalarıyla dolu; elma, ceviz ve kiraz ağaçlarıyla kaplı bir yoldan geçilerek ulaşılıyor. Maşukiye’den Kartepe yolu takip edildiğinde Alabalık Vadisi’ne ulaşılıyor. Bu vadinin her iki tarafında balık restoranları bulunuyor. Buralarda kuş sesleri ve şelalelerden uzanan su sesi eşliğinde yemek yeme imkânı bulabilirsiniz. Kiremitte alabalık, fırında mantar ve güveçte köy peyniri Maşukiye’nin özel yemekleri arasında yer alıyor.