Amforaların birinde rastladıkları buluntuların kendilerini çok heyecanlandırdığını söyleyen Doç. Dr. Öniz, “Varlığı bilinmesine karşın amforalarda şimdiye kadar hiç görmediğimiz, dünyada ise birkaç örneğini okuduğumuz bu buluntular Türkiye'de bir ilk oldu" dedi. Batıktaki amforaları su altı robotlarını da kullanarak yüzeye çıkardıklarını ifade eden Doç. Dr. Öniz, “Son 1 yıldır derin sulara inen robotlarla su altı kazılarını uygulamaya başladık. Robotların yardımıyla çıkartmış olduğumuz amforalardan bir tanesinden zeytin, daha doğrusu zeytin çekirdekleri bulundu" diye konuştu.
Antik çağda gemilerle taşınan en önemli yüklerin zeytinyağı, şarap ve zeytin olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Öniz, “Tunç Çağı’ndan beri yaklaşık 5 bin yıldır Akdeniz'de gemicilerin değişmez yiyeceği zeytin olmuştur" dedi. Gemicilerin aylar süren yolculukta bozulmayan yiyeceklere ihtiyacı olduğunu anlatan Doç. Dr. Öniz, şöyle devam etti:
“Amforalara konulan zeytin, deniz suyu içerisinde bir haftada yiyecek hale gelir ve bozulmadan aylarca kalır. Bu nedenle vazgeçilmez yiyeceklerdendir. Ayrıca gemilerde canlı hayvan ve buğday taşıdıklarını, gemideki değirmenlerde un haline getirilip ekmek yapıldığını da biliyoruz."
Türkiye'deki su altı çalışmalarının büyük bölümünün Akdeniz Üniversitesi tarafından yürütüldüğünü de vurgulayan Doç. Dr. Öniz, zeytin çekirdeklerinin Türkiye kıyılarında karşılaştıkları ilk buluntu olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Öniz, buluntuların Kemer'de Kültür ve Turizm Bakanlığının temelini atmak üzere olduğu Akdeniz Su Arkeoloji Müzesi’nde sergileneceğini sözlerine ekledi.
(DEMİRÖREN HABER AJANSI)