Kaçış odası oyunları: Korkmayın, oyun oynatıyoruz!

Avrupa ve Amerika'daki örneklerinde yaratıcılıklarıyla öne çıkan 'kaçış odası' oyunları, bir diğer adıyla 'korku evleri' ülkemizde de oldukça popüler. Ancak bu işletmelerin Türkiye'deki durumu ne yazık ki çoğu örnekte umut kırıcı...

Melishan Devrim  melishandevrim@gmail.com

DUVAR – Budapeşte’nin bir anda Avrupa’nın oyun merkezine dönüşmesini sağlayan ‘kaçış odası oyunları’, bir diğer adıyla ‘korku evleri’ turistlerin sevdiği bir etkinlik. TripAdvisor’daki yorumlara bakılırsa Türkiye’ye gelen turistler İstanbul’daki oyunları da beğenmişler. Ancak bu işi kaçak şekilde yaparak çevreyi rahatsız edenlerden şikayetçi olanlar da var. Belediyelerin bu kaçak işletmelerle mücadele edebilme yeteneği ise sınırlı. Bu yüzden iyi bir fikri, kötü uygulamalarla mahvetmemek için ‘bilinçli tüketici’ olmakta fayda var!

Bir sonbahar akşamı, kucağınızda kedinizle bilgisayarın başına oturmuş kitap çevirdiğinizi düşünün. Eşiniz o sırada ekran olarak kullandığı televizyonun karşısında online bilgisayar oyununu oynuyor. Aniden yan duvardan metal tangırtıları ve kadın çığlıkları gelmeye başlıyor! Salonunuzun yan tarafında bulunan bina bir işhanı ve büyük bölümü boş olduğu için akşam 20.00’de aşağıdan kapısı kilitleniyor. Yani boş bir iş hanından kadın çığlığı gelmesi teorik olarak imkansız! Eşinizle önce polis çağırmayı düşünüyorsunuz ama yandaki kadın için hemen bir şey yapmanız lazım. Balkona çıkıp iş hanının dış duvarına çekiçle vuruyorsunuz ve sesler bir anda kesiliyor. Galiba yandakilerin kadına bir şey yapmasını engelleyebildiniz! Beş dakika geçmeden, nefes nefese kalmış iki genç adam kapınızda beliriyor: “Ne yapıyorsunuz komşu? Niye duvara vuruyorsunuz?” Kapınıza gelenlere, “Asıl siz ne yapıyorsunuz? Nedir bu çığlıklar? Polisi arayacaktık!” diyorsunuz. O zaman süklüm püklüm oluyorlar: “Biz buraya korku evi açtık, oyun başlamıştı. Siz duvara vurunca oyunu durdurdunuz. Burada oturan birileri olduğunu bilmiyorduk, kusura bakmayın.”

Korku evi! Yan komşunuz kaçış odası oyunu oynanan bir korku evi değil miymiş artık meğer!

Kaçış odasında bir oyuncu ipucu ararken, 1 Ağustos 2014, Budapeşte’deki ExitPointGames’te.

KAÇIŞ ODASI OYUNLARI NASIL OYNANIYOR?

Oyun oynama fikrine yabancı biri değilsiniz, hatta her çeşit oyunu denemeyi çok seviyorsunuz. Hollandalı tarihçi ve kültür teorisyeni Johan Huizinga’nın 1938’de yazdığı, oyun kavramının kültürle bağlantısını irdeleyen kitabı ‘Homo Ludens’i bile okumuşsunuz ve eğitimin oyunla yapılmasının çok daha etkili sonuçlar vereceğine dair bir fikir edinmişsiniz. Bu noktada, komşunuza bir oyun evi açtı diye kızamazsınız. Ancak oyun evi sahibi komşunuzun sizi gerçekten rahatsız edecek kadar gürültü yapmamasını talep etme hakkınız olduğu da yadsınamaz.

Komşunuz, ‘anlayışlı tipler’ olduğunuzu görünce bu kez sizi de ‘ev’e davet ediyor. Sizin kadar oyun meraklısı olan eşiniz, gidip nasıl bir oyun tasarladıklarını yerinde inceliyor hatta sorular sorup oyuncuların güvenliği için tavsiyelerde bulunuyor. İçerisi neredeyse gerçek bir morg! Metal dolaplar açıldığında içinden cesetler çıkıyor. Tabii bir de zombi mevcut. Oyuncular, zombiden kurtulmak için bir an önce o odanın anahtarını bulmak zorunda. Anahtarı bulup metal bir tünelin içinden geçerek ikinci odaya kaçıyorlar. Bu şekilde bütün odalardaki bulmacaları çözene kadar oyun devam ediyor. Binalar bitişik olduğu için, oyuncuların geçeceği odalar, sizin salonunuzdan başlayıp mutfağınızdan banyonuza kadar sürüyor. Oyun evi sahipleri, tüm yan duvarlara yalıtım yapmaları gerektiğini öğrenince en az sizin kadar şok oluyorlar. Biraz para kazandıktan sonra komple yalıtım yapacaklarına dair söz veriyorlar. Ancak bir seneyi tüketen beklemeleriniz sonuçsuz kalıyor ve siz gecenin kör karanlığında oyunlardan yükselen kadın çığlıklarını dinlemek zorunda kalıyorsunuz. Bu gürültüden kurtulmanıza komşunuzun peşine düşen zabıta vesile oluyor! Komşu korku eviniz, tam bir kabusa dönüşünce şikayet yüzünden nihayet kapatılıyor…

OBAMA AİLESİ BİLE KAÇIŞ ODASI OYUNU OYNADI

Kanada’daki Wilfrid Laurier Üniversitesi’nden Oyun Tasarımı Profesörü Scott Nicholson’ın (@snicholson) tüm dünyadan oyun evi sahipleriyle gerçekleştirdiği ve en son 2015 yılında güncellediği ankete göre, kaçış odası oyunları 2012-2013 yılında önce Asya’da başladı, ardından Macaristan üzerinden Avrupa’ya yayılarak Avustralya ve Kanada’ya kadar ulaştı.

ABD’nin eski Başkanı Obama, 2015 yılında tatil için kızlarıyla birlikte Hawaii’ye gittiğinde, Breakout Waikiki adlı bir kaçış oyunu işletmesi, Twitter’dan Obama’ya “Hey @POTUS, Ülkeyi yönetmeyi zor sanıyorsan, gel bizim odalarımızdan çıkmayı dene” yazan bir tweet attı.

Obama tam bir yıl sonra, Aralık 2016’da kızlarıyla birlikte tekrar Hawaii’ye gittiğinde, çat kapı Breakout Waikiki’ye gitti. Oyun odasına kızlarıyla birlikte girdi, odanın kapısı üzerlerine kilitlendi ve Obama ailesi bir saatin dolmasına sadece 12 saniye kala bulmacaları çözerek odadan çıkmayı başardı.

Obama ailesinin kaçış odası deneyiminin ardından CNN ve USA Today gibi ana akım medya, bu oyunları halka tanıtıp eğitim ve turizm anlamında oluşturdukları potansiyele dikkat çeken haberler yapmaya başladılar. Kaçış odası oyunlarının eğitim amacıyla kullanılabileceği zaten bilimsel olarak kanıtlanmış durumdaydı. Şu ana kadar yapılan araştırmalar, klasik soru cevap türünden eğitim yerine kaçış odası oyunu tarzı bir senaryoyla bulmaca çözdürerek eğitim vermenin, eleştirel düşünme, detaylara önem verme ve etraflıca düşünme pratiği açısından öğrenmeye pozitif katkı sağladığını ortaya koydu. Çünkü insanlar, belli bir süre limitiyle bir yerde kapalı kaldıklarında bu durumdan kurtulmak isteğiyle daha hızlı düşünüyorlar, daha hızlı okuyorlar ve problem çözmek için takım çalışması yapmak zorunda kaldıklarından iletişim becerileri gelişiyor. Kısacası kaçış odası oyunları, bilişsel anlamda faydalı etkinlikler.

BUDAPEŞTE’DEKİ KAÇIŞ ODALARINDAN ÇIKMAK KOLAY DEĞİL!

Avrupa’da ilk olarak Macaristan’da popülerlik kazanan kaçış oyunlarının ise farklı bir karakteri var, Macarların derdi sizi korkutmak değil. Macaristan’daki oyunların çıkış noktası Macar bir psikoloğun mutluluk teorisinden esinleniyor. Pozitif psikolojinin kurucularından kabul edilen Mihaly Csikszentmihalyi, 2. Dünya Savaşı’nda esir düştüğü dönemde insanların acılarına şahit olunca savaş sonrasında kendini psikoloji bilimine adadı. Jung’dan ders alıp teorilerinden etkilendi ve 1975’te mutluluğun psikolojisi üzerine bir teori geliştirdi. Csikszentmihalyi’nin suyun akışından esinlenerek “flow-akış” adını verdiği teorisine göre, en mutlu anlarımız yan gelip yatarak beynimizi boşalttığımızı sandığımız zamanlar değil, bir ödül ya da bir amaç uğruna zihnimizin ya da bedenimizin limitlerini bilerek zorladığımız anlar. Bunun için de yeteneğiniz ile giriştiğiniz mücadele arasında, sizi strese sokmayacak bir denge olması gerekiyor.

2011’de Budapeşte’deki ilk kaçış oyunu evini açan Attila Gyurkovics, geçen yıl Independent’a verdiği röportajda, Mihaly Csikszentmihalyi’nin akış teorisinden etkilenerek bu teoriyi hayata geçirmek üzere işini gücünü bırakıp şehrin ilk kaçış odası oyununu tasarladığını anlatıyor.

Budapeşte’deki kaçış odaları genel olarak, harabe haldeki 19. yüzyıl binalarında açılan ve içleri Street Art dolu olan barların bodrumlarında kuruldu ve kısa sürede, özellikle turistlerin yeni eğlencesi haline geldi. 2014 yılında Budapeşte’deki bir kaçış odasına girip bulmacaları çözmeye çalışan The Guardian muhabirleri bile oyunların çok zor olduğundan söz ediyordu. Çünkü Macar oyun tasarımcıları, bulmacaların çözülebilme ihtimalini yüzde 50 olarak ayarlamışlar. Kısacası kendi ülkelerinden bir psikoloğun teorisinden esinlenen Macarların amacı karşınıza zombi çıkarıp sizi korkudan ciyak ciyak bağırtmak değil, Csikszentmihalyi’nin akış teorisini gerçeğe dönüştürmek istercesine zihninizi meşgul ederek mutlu olmanızı sağlamak. Son yıllarda Budapeşte’de kaçış oyunları festivali ve şampiyonası bile düzenleniyor.

KAÇIŞ ODASI OYUNLARI NİŞ* BİR SEKTÖR

Psikologların belirttiği gibi, kontrollü çevre şartlarında, yani gerçekten bir terör olayına ya da dehşet veren bir duruma maruz kalmadan korkuyu hissetmek benzersiz bir deneyim. Dolayısıyla kaçış odası oyunları, iyi uygulandığında fazlasıyla para kazandırabilecek niş (niche) bir sektör.

Oyun tasarımı profesörü Nicholson’ın 2015’teki anketine göre dünya çapında oyun evlerinin müşterilerinin yüzde 19’u kurumsal müşteriler, yüzde 11’i ise eşleriyle birlikte oynayanlar. Yani bu sektörü çoluk çocuk eğlencesi olarak görmemek lazım.

Kurumsal müşteriler demişken, sosyal medyada bir anda viral olan “Zombi Aranıyor” iş ilanını hatırlarsınız. Grafik tasarımcı Barış Koca ve endüstriyel tasarımcı Soner Emanet’in 2015 yılında Türkiye’nin ilk ve en büyük kaçış oyunları merkezi olarak Trump AVM’de açtıkları Escapist, 2016 yılında yarattığı ‘Zombi Aranıyor’ iş ilanı iletişim kampanyası ile MediaCat Felis Ödülleri’nde ‘Pazarlama etkisi’ dalında birincilik ödülü kazanmıştı. Escapist, kurumsal çalışanların oyun deneyimi sırasında öne çıkan kişilik özelliklerini inceleyerek firmalara kişilik analizi raporu bile sunuyor. Escapist gerçekten de “live action escape game” türündeki bu oyun sektörüne girenlerin rol model alması gereken bir işletme.

KAÇIŞ ODASI İŞLETMELERİ NASIL OLMALI?

Escapist’tekilere Kadıköy’deki kaçak oyun evlerinden bezmiş biri olduğumuzu ima ederek onlardan bu işin nasıl yapılması gerektiğini anlatmalarını rica ettiğimizde, satış ve pazarlama direktörü Meltem Zağyapan sorularımızı oldukça ayrıntılı şekilde cevapladı. Escapist’in kurucuları aslında 2014 yılının Eylül ayında bu oyunların oynandığı bir mekan açmaya karar vermiş. Mekan, Trump AVM içinde olduğundan bütün yasal zorunluluklar yerine getirilmiş, hazırlıklar uzun sürdüğü için Mart 2015’te 500 metrekarelik alanda 6 farklı oyunla açılmış. “Biz böyle bir konsept yapmaya karar verdiğimiz zaman henüz Türkiye’de sadece 1-2 tane, evlerde oynatılan oyunlardan vardı. Bizim 5 aylık açılış sürecimizde 20 tane oyun mekanı açıldı. Takip eden iki yılda sadece İstanbul’da 300’e yakın apartman dairesi ya da muhtelif yerlerde ‘kaçış oyunu’ adıyla oyun satışı yapan yerler açıldı” diyen Zağyapan, gece yarısı gelen gürültülerden rahatsız olan komşuların şikayetleriyle bunların yarısının kapandığını söylüyor. Zağyapan’ın belirttiği gibi, bir işin kötü yapılması ve çevreyi rahatsız etmesi, o işin itibarını zedeleyebiliyor.

Apartmanlarda ya da konutlara bitişik eski iş hanlarında açılan kaçış odası oyunu işletmelerinin ruhsat alması neredeyse imkansız çünkü işini düzgün yapacak bir oyun evinin dikkat etmesi gereken kurallardan en önemlisi yangın yönetmeliği. Escapist’tekiler ise oyun odalarının tasarımında bile yangın yönetmeliğine dikkat ettiklerini vurguluyorlar. “Kapı açılış yönlerinden, koridor mesafelerine ve çıkış kapılarına kadar her şey itfaiyecilerin onayı ile tasarlanıp hayata geçirildi” diyen Zağyapan, oyunda eğer bir uzay makinası veya karantina odası varsa bunların bile yangın yönetmeliğine uygun olması gerektiğini söylüyor.

Oyun yöneticisi Maddie Churches, ipuçlarını bulmaya çalışan insanları izliyor, 17 Ekim 2015, Escape Room Live Virginia.

KİMLER GİTMEMELİ?

Şu sıra Google Maps’i açıp kaç tane korku evi/kaçış odası oyunu bulunduğuna bakarsanız yaklaşık 27 adrese ulaşıyorsunuz. Bir web sitesi, 80 kadar adresi listelemiş, hatta bu işin franchising’ini dağıtan bile var. İstanbul’daki korku evlerinin web sitelerinin ortak noktası ana sayfalarına ekledikleri bir uyarı: “Kalp hastalığı, panik atak, anksiyete gibi rahatsızlıkları olanlar bu oyunlara katılmamalıdır.”

Escapist, Trump AVM’nin içinde olduğu için, acil bir durumda AVM’nin sağlık ekibine anında ulaşabiliyor. Oysa diğer oyun evleri, kaza ihtimali konusunda, “Evinizde başınıza gelebilecek bir kazadan daha kötüsü olmaz” gibi ‘son derece güven verici’ (!) bir açıklama eklemişler web sitelerine. Escapist ise bu konuda da profesyonel bir çözüm geliştirmiş: “Oyun odasında bulunan acil durum butonuna basılırsa oyunun tüm karanlık hacimlerinde aydınlatmalar otomatik çalışıyor, oyun içinde bulunan tüm kilitli kapılar otomatik olarak açılıyor ve rejiye sinyal gelince AVM’nin sağlık ekibi çağrılıyor.” Meltem Zağyapan, kalp ritim bozukluğu olduğu halde erkek arkadaşının zoruyla oyun oynamaya kalkışan bir kızın aniden fenalaştığını ve hemen sağlık ekiplerinin çağrıldığını anlatıyor.

‘BİLİNÇLİ TÜKETİCİ OLUN’

Bu yazı için İstanbul’da şu anda kaç tane kaçış odası oyunu/korku evi olduğunu araştırırken, Beyoğlu ve Beşiktaş’ta bulunan adreslere rastladık. İşin ilginci Beyoğlu Belediyesi’nin basın danışmanı korku evinin/kaçış odası oyununun ne olduğunu ilk kez bizden duydu. Beşiktaş Belediyesi’nin basın departmanına bağlandığımızda, “Biz kimseye öyle bir ruhsat vermedik. Vermediğimiz ruhsat için yazılı beyanda bulunamayız” cevabını aldık. Korku evi sorunuyla uğraşmak zorunda kalan Kadıköy Belediyesi ise bu iş için kendi kurallarını belirleyecek kadar bilinçlenmiş görünüyor. Ancak yerel yönetimler yasasında zabıtaların ve polislerin görev tanımları belli. Kaçak korku evlerinin tabelasız olması zabıtanın işini zorlaştırıyor. Zabıta memurlarının evde arama yapma izni bulunmuyor, bu durumda devreye polis giriyor ve mesele çok uzuyor. Bu yüzden yerel yönetimler yasasında değişiklikte fayda var. Ruhsat alması mümkün olmayan bir kaçış odası işletmesine, belediyenin tahsis edeceği mekana taşınması ve belediye yararına halka açık etkinlikler tasarlaması önerilebilir. Çünkü bu işin turizm potansiyeli büyük.

Kadıköy Belediyesi Basın Danışmanlığı’nın yazılı olarak aktardığı üzere, İstanbul Valiliği’nin 27 Mayıs 2015 tarihli 29941 sayılı yazısında belirtildiğine göre, kaçış odası oyunları “umuma açık eğlence ve istirahat yeri” olarak değerlendiriliyor. İş yerinin belli mesafe koşullarını taşıması, mesken ise kat maliklerinin tamamının; dükkan ise kat maliklerinin %51’inin muvafakatnamesinin alınması gerekiyor. İBB Yangın Yönetmeliği’ne uygun tasarlanması gerekiyor ve İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden uygundur raporunun alınması şart. Çevre Müdürlüğü’nden ses yalıtım onayı da gerekiyor elbette. Kadıköy Belediyesi, Kadıköy’de açılan korku evleri mahalleli için kabusa dönüşünce belediye olarak ek kurallar belirlemiş: 12 yaşından küçükler, velileri olmadan oyunlara katılamıyor, 16 yaşından küçüklerin saat 20.00’den sonra işyerlerine alınması yasak ve oyunların kamera ile kayıt altına alınması isteniyor. Kadıköy Belediyesi, bu işletmeleri açacak kişilerin ilkyardım eğitimi almasını da zorunlu tutmuş. Oyun salonlarının çalışma saatleri 07.00-00.00 olarak belirlenmiş. Yani şu anda internet sitesinde gece seansı için rezervasyon alan Kadıköy’deki korku evlerinin tamamı, kurallara aykırı iş yapıyorlar. Kadıköy Belediyesi Basın Danışmanlığı’nın verdiği bilgiye göre, koskoca Kadıköy’de sadece iki yerin ruhsatı var! Bu yüzden bilinçli tüketici olmak büyük önem taşıyor.

KAÇIŞ ODASI OYUNLARININ TURİZM POTANSİYELİ

Budapeşte’nin bir anda Avrupa’nın oyun merkezine dönüşmesini sağlayan kaçış odası oyunları, turistlerin gerçekten sevdiği bir etkinlik. TripAdvisor’daki yorumlara bakılırsa Türkiye’ye gelen turistler İstanbul’daki oyunları da beğenmişler.

Escapist de turistlerin ziyaret ettiği adreslerden biri. Bugüne kadar yerli yabancı 100 binden fazla oyuncuyu ağırladıklarını ve 30 bin oyun seansı gerçekleştirdiklerini söyleyen Escapist’in tüm senaryoları İngilizce olarak da oynanabiliyor. Belediyeler için projeler de üreten Escapist, Dünya Oyun Günü’nde çocukların “Dünyayı özgür bir oyun alanına çevirdikleri halka açık bir çocuk oyun etkinliği gerçekleştirmiş. Escapist’ten Meltem Zağyapan, “Halka açık alanlardaki bu tip oyun kurgularının toplumu birleştirici bir yönünün olduğunu düşünüyoruz” diyor. Escapist’in bugüne kadar oyun gerçekleştirdiği mekanların listesi, Kanadalı Oyun Tasarımı Profesörü Scott Nicholson’ın anketine eklenmeyi hak ediyor: Santral Enerji Müzesi, Safranbolu’da bir şirketin kurum içi aktivitesi için 1600’lü yıllardan kalma Cinci Han ve Bodrum’da bir firmanın satış ekibi için tenis kortları gibi ilginç mekanlara özel oyunlar tasarlamışlar.

İSTANBUL’A ÖZEL BİR KAÇIŞ OYUNUNA NE DERSİNİZ?

Mesela kapanacak olan Atatürk Havalimanı binasının bir bölümünde oynanacak bir kaçış odası oyunu, canlı olarak TV’de yayınlanıyor olsa bütün dünyanın dikkatini çekmez miydi? Oyunu kazananlar, oyunun sonunda gerçekten körükten uçağa binip gitseler… Ya da Haydarpaşa Garı’nın üst katındaki odalarda böyle bir oyun tasarlansa eğlenmez miydiniz? Kısacası yapabileceklerimiz hayal edebildiklerimizle sınırlı. Bir işi düzgün yapıp ses getirmek yerine, kısa vadede köşeyi dönmek için üstünkörü iş yapmak hem size hem de ülkenize zarar verir!

Kimsenin çığlık sesleriyle uykunuzu bölmemesi dileğiyle.

Tatlı rüyalar:)

Pazarın göreceli olarak daha dar, henüz yoğun rekabete açılmamış, gelecek vadeden bir parçası.