Arkadaşlık için kaç saat lazım?

Kansas Üniversitesi, 'arkadaş edinmek üzerine' yeni bir makale yayınladı. Makaleye göre birini arkadaş olarak kabul etmek için onunla 50 saat vakit geçirmiş olmanız gerekiyor.

DUVAR – ABD’deki Kansas Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, arkadaşlık konusunda bazı kriterler uyguladığımızı ortaya çıkardı.  İletişim profesörü Jeffrey Hall’un yaptığı araştırmaya göre, birini sıradan bir arkadaş olarak kabul etmeniz için onunla ortalama 50 saat geçirmiş olmanız gerekiyor. Karşınızdaki kişinin yanında kendinizi rahat hissetmeniz ve onu “arkadaşım” statüsüne yükseltmeniz için gereken süre ortalama 90 saat. Karşınızdaki kişiyi yakın arkadaşınız olarak kabul etmenizi sağlayacak süre ise ortalama 200 saat.

ARAŞTIRMA NASIL YAPILDI?

Araştırmanın ilk bölümü için Profesör Hall, 429 gönüllüden online olarak anket doldurmalarını istemiş. Son altı ay içinde yeni bir şehre taşınmış olan bu gönüllülerden, yeni tanıştıkları birini seçmelerini talep etmiş. Ankette gönüllülere, o kişiyle ne kadar zaman önce tanıştıkları, birlikte zaman geçirdiklerinde ne yaptıkları, bir önceki haftada birlikte ne kadar zaman geçirdikleri ve genelde bir haftada ne kadar süre görüştüklerini sormuş. Gönüllülerin seçtikleri kişiyle kurdukları iletişimin yakınlık derecesini, tanıdık olmaktan arkadaş olma aşamasına ne kadar zamanda geçtiklerini ve ne kadar zaman sonra o kişiyi en iyi arkadaşlarından biri olarak gördüklerini de araştırma verilerine eklemiş.

MECBURİ ARKADAŞLIK: KAPALI ORTAM İLETİŞİMİ

Araştırmanın ikinci bölümünde üniversiteye yeni başlayan 112 kişiyle anket yapan profesör, onlara kampüste tanıştıkları birini seçip son birkaç haftada o kişiyle ne kadar zaman geçirdiklerini söylemelerini ve o kişiyi ne derece kendilerine yakın hissettiklerini belirtmelerini istemiş.

Profesör Hall’un belirttiği gibi bir kişiyle geçirilen zamanın arkadaşlığa katkısını, daima eşit şekilde değerlendirmek mümkün değil. Araştırmada bir kişiyle iletişimde olmayı isteyerek, mecbur kalmadan iletişim kurduğumuz durumlara “seçerek iletişim kurmak” tanımlaması yapılırken kampüs ortamı ya da iş ortamı gibi yerlerde ya da komşularımızla kurduğumuz iletişim “kapalı ortam iletişimi” olarak tanımlanıyor.

CNN’in sorularını yanıtlayan Profesör Hall, arkadaşlık konusundaki bu ayrım konusunda, “İşyerinde, okulda ya da apartmanımızdaki insanlarla zorunlu olduğumuz için iletişim kuruyoruz ve o kişiyle arkadaş olmak istemiyorsak iletişimimizi mümkün olduğunca minimum seviyede tutup nezaket sınırlarını aşmamaya özen gösteriyoruz” açıklamasını yapıyor.

ÜÇ İLA DOKUZ HAFTA LAZIM

Gerçekten de 200 saat birlikte aynı ofiste çalışmış olsak da bir kez bile boş zamanlarımızda görüşmediğimiz iş arkadaşlarımız olduğunu hepimiz biliriz.Bazı araştırmalara göre iki kişi arasındaki tanışıklığın arkadaşlık seviyesine gelmesi için üç ila dokuz haftalık bir sürenin geçmesi gerekiyor. Tanışmanızdan üç ya da dört ay sonra halen arkadaş olmadıysanız o kişiyle arkadaş olma ihtimaliniz yok.

Profesör Hall, hayatımızda bir değişiklik olduğu zamanlarda normaldekinden daha fazla arkadaşa ihtiyaç duyduğumuzu ve böyle dönemlerde daha derin bağlantılar kurduğumuzu düşünüyor: “Yeni bir işe başladığımız, yeni bir okula başladığımız ya da yeni bir yere taşındığımız zamanlarda, yani ani değişimler yaşadığımız zamanlarda daha fazla arkadaş edindiğimiz kanıtlanabilir bir gerçek.”

“Yeni bir deneyime geçiş süreci yaşayan kişilerin, potansiyel olarak arkadaş olabilecekleri kişilerle hemen yakınlaşması, kimlerle arkadaş olmak istedikleri konusunda hızla karar verdiklerini gösteriyor. Başka bir şekilde ifade edersek eğer biriyle tanıştırılmanızdan bir süre sonra karşınızdaki kişiyle arkadaş olmadıysanız muhtemelen bunun bir sebebi var.”

CNN’de araştırmayla ilgili haberi kaleme alan Cari Romm’a göre, araştırmanın en önemli sonuçlarından biri de şu: Birine yakın hissetmekle ile onunla zaman geçirmek arasında korelasyon olmasına rağmen biriyle yakın olmakla o kişiyle konuşarak vakit geçirmek arasında bir bağıntı yok. Bu bulgu, sakin bir yere gidip saatlerce sessizce oturmaya meraklı kişilerin içini rahatlatabilir.

(Çeviren: Melishan Devrim)