Rabia Naz Komisyonu bitti: 3 şerh var

Meclis’te 5 partinin ortak önerisiyle kurulan ‘Rabia Naz Komisyonu’ nihai raporunu TBMM Başkanlığı’na sundu. Savcılık soruşturması devam ettiği için olayla ilgili yargıya yer verilmeyen raporda soruşturma sürecindeki bazı özensizlik ve eksikliklere dikkat çekildi. Komisyonun CHP ve HDP’li üyelerinin şerhlerinde de Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin kolluk ve savcılığın gereken özeni göstermediği, bazı tanık, uzman ve gazetecilerin Komisyon tarafından dinlenmediği ve tanık ifadelerinin seçilerek rapora konulduğuna vurgu yapıldı.

Serkan Alan  salan@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Giresun’un Eynesil ilçesinde 12 Nisan 2018 tarihinde şüpheli şekilde yaşamını yitiren 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan başta olmak üzere benzer çocuk ölümlerini araştırmak için kurulan Meclis Komisyonu’nun hazırladığı rapor TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Komisyonun CHP Milletvekilleri Necati Tığlı ile Sevda Erdan Kılıç ve CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü ayrı şerhler verdi. HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da nihai rapora şerh düştü.

CHP’li Tığlı ve Kılıç şerhlerinde, Rabia Naz dosyasında gizlilik kararı bulunması ve soruşturma dosyasının Komisyon çalışmalarının başlangıcında muhalefet partilerinin komisyon üyeleri ile paylaşılmamasının çalışmalarda soruna neden olduğunu belirtti. CHP’li Süllü, Rabia Naz’ı ilk bulan ve birçok kez ifade değiştiren Mürsel Küçükal’ın ifadelerindeki çelişkilere şerhinde yer verirken, HDP’li Kerestecioğlu ise “Adli ve idari mercilerce soruşturma sürecine müdahale edildiği ve olayın karartıldığı iddiaları yeterince irdelenmemiştir” dedi.

‘KOLLUK VE SAVCILIK GEREKLİ ÖZENİ GÖSTERMEDİ’

Komisyonun daha önce kamuoyuna yansıyan taslak raporunda yer alan Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin bölüm nihai raporda 112 sayfadan 61 sayfaya düşürüldü. Taslak raporda yer alan “Olaya ilişkin olası sebepler” başlıklı tespitler de nihai rapordan çıkarıldı. Komisyon raporunda, Rabia Naz’ın ölümünün ardından yürütülen soruşturma sürecindeki eksikliklere ilişkin olay yeri incelemesi sırasında özensizlik ve eksik bulunduğu, inceleme yapan kolluk ekiplerinin ve savcılığın olayı tüm yönleriyle inceleme konusunda gerekli özeni göstermediği, olay mahalli olan Vatan Apartmanı’nın çatısına ilk çıkan görevlilerin kamera kaydı tutmadığı ve Rabia Naz’ı ilk gören kişi olan Mürsel Küçükal’ın soruşturma süreci içerisinde verdiği ifadelerde tutarsızlıklar görüldüğü belirtildi. Olaya ilişkin bilgisi olabileceği değerlendirilen bazı tanık ifadelerinin de geç alındığı belirtilen raporda, “Sosyal medyada ve basında olaya ilişkin doğru bilgi sahibi olmadan yapılan yorumların soruşturmaya ve halen devam eden tanık beyanı alma sürecine zarar verdiği değerlendirilmiştir” denildi.

CHP’Lİ TIĞLI VE KILIÇ: EN ÖNEMLİ DELİLLERDEN BİRİ RABİA NAZ’IN OKUL ÇANTASI

Komisyonun raporuna ortak muhalefet şerhi hazırlayan CHP milletvekilleri Necati Tığlı ve Sevda Erdan Kılıç, Rabia Naz dosyasında gizlilik kararı bulunması ve soruşturma dosyasının Komisyon çalışmalarının başlangıcında muhalefet partilerinin komisyon üyeleri ile paylaşılmamasının çalışmalarda soruna neden olduğunu belirtti. Tığlı ve Kılıç, tanık ifadelerinin özensiz bir şekilde alındığını ve bu aşamada “sis perdesini aralayacak” soruların sorulmadığını ifade etti.

Komisyonun raporunda yer alan, “Rabia Naz Vatan’a ait çantanın bina dışından ve hiç kimse tarafından görülmeden getirilemeyeceği değerlendirilmektedir” ifadesine katılmadıklarını belirten Tığlı ve Kılıç, “En önemli delillerden biri Rabia Naz’ın okul çantasıdır. Bu konu, Komisyon raporunda ayrı bir başlık olarak yer almış olsa da yeterince açıklayıcı olunmadığını düşünmekteyiz” dedi.

‘OTOPSİ FOTOĞRAFLARI HİÇ ELDE EDİLEMEDİ’

Komisyon raporunda yer alan “Rabia Naz Vatan Olayının Adli Tıp Süreci” başlığı altında, sürece ait bazı ayrıntılara yer verilmemesini “eksiklik” olarak niteleyen Tığlı ve Kılıç’a göre şu değerlendirmelerin de raporda yer alması gerekiyordu:

– Trabzon Adli Tıp’ta yapılan otopside scopi cihazı kullanılmaması ve otopsiyi haricen izlettirdiğimiz adli tıp doktorlarının söylediğine göre, bacaklara kesi atılmaması kemik kırıklarının yönünün düşme veya trafik kazası konusunda net bir kanıya varılamamasına neden olmuştur.
– Çekilen otopsi videosunda fotoğraflama yapıldığına ait bilgi var olup, fotoğrafları talep etmemize karşın hiç elde edilememesi, otopsi fotoğraflarını görmek gerektiğini söyleyen adli tıp doktorlarına bunları göstererek yorumlarını almamıza engel teşkil etmiştir.

‘AMBULANS KAMERA KAYITLARININ ALINMAMASI RAPORDA İRDELENMEDİ’

– Rabia Naz Vatan’ın götürüldüğü hastanedeki çalışanların; yapılan işlemlerin raporlanması, tutanak altına alınması ve delil niteliği taşıyabilecek materyalleri saklama koşullarında gerekli özen ve hassasiyet göstermemesi, hastanede görevli doktorların, tam bir kanıya ulaşmadan sohbetlerinin hasta yakınları ve memurlarca duyulması sonucu, yanıltıcı ve soruşturmayı yönlendirici yorumlarının soruşturmaya zarar vermesi raporda yeteri kadar irdelenmemiştir.

– Olay gününe ilişkin olayın aydınlatılmasına katkı sağlayacak olan ambulans ve hastaneye ait kamera kayıtlarının alınmaması konusu raporda irdelenmemiştir ve zamanında alınmayan ve silinen ambulans kayıtlarının geri getirilip getirilemeyeceği ile ilgili soruşturma dosyasında bir bilgi varsa da hastane kayıtları ile ilgili bu bilgiye rastlanılmamıştır.

TIĞLI VE KILIÇ SORUŞTURMA SÜRECİNE MÜDAHALE EDİLMEDİĞİ DEĞERLENDİRMESİNE KATILMADI

Rabia Naz’ın ölümünün ardından babası Şaban Vatan, AK Parti Milletvekili Nurettin Canikli başta olmak üzere siyasi kişilerin soruşturma sürecine müdahale ettiğini iddia etmiş ve CİMER’e başvuruda bulunmuştu. Soruşturma sürecine müdahale edildiği iddiasına ilişkin komisyon raporunda yer alan, “Giresun Cumhuriyet Başsavcısı, o dönemki Eynesil Emniyet Müdürü Amiri ve Giresun Emniyet Müdürlüğü polis memurlarınca maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amaçlı talimat, tavsiye, telkinde bulunma doğrulanmamıştır” değerlendirmesi ve “Soruşturma dosyasında bu yönde bir tespit, tutanak, başkaca bir bilgi ve belge olmadığı ve olayın tüm yönleri ile açığa çıkarılmasını engellemek amacıyla soruşturma makamlarına baskıda bulunulduğu yönünde somut bir bulguya rastlanılmadığı” görüşüne katılmadıklarını belirten Tığlı ve Kılıç şunları kaydetti:
“Komisyonumuzun bir soruşturma komisyonu olmayıp araştırma komisyonu olması, çalışma şartları ve değerlendirmelerinin bu yönde yapılması, soruşturma halen devam ederken ve yargı tarafından olayın oluş şekli, sanıkları kısacası Rabia Naz Vatan’ın hayatını nasıl kaybettiği aydınlatılamamışken; ispatı bilgi ve belge ile kanıtlanması çok zor olan bu tür tespitlerin komisyon raporunda bulunması ve kamuoyuna bu yönde bilgi verilmesine katılmamız mümkün değildir.”

SORUŞTURMADA GÖREVLİ YARGI MENSUPLARIYLA İLGİLİ İNCELEMENİN SONUCU KOMİSYONA ULAŞMADI

Komisyonun raporuna bir muhalefet şerhi de CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü düştü. Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun, Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin soruşturmada görevli yargı mensuplarına ilişkin yürüttüğü inceleme konusunda, komisyona bilgi verilmediğini belirten Süllü, “Raporun hazır olduğu ile ilgili duyumlarımız olmasına ve ısrarlı talebimize karşın, rapor Komisyonumuza ulaştırılmamıştır. Dolayısıyla, Meclis Araştırma Komisyonumuzun, HSK raporu ile ilgili hiçbir bilgi edinemeden süresini tamamlayarak rapor yazım aşamasına gelmesi, tarafımızdan eksiklik olarak görülmektedir” dedi.

‘BAZI TANIKLAR VE GAZETECİLER DİNLENMEDİ’

Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin soruşturmada tanık olan Alper Nalbant, Gürsel Somuncuoğlu, Önder Dede, Emine Cebeci gibi isimlerin komisyona gelmeyi reddetmeleri nedeniyle dinlenememelerini ve Emrullah Çalık, Cevher Küçükal gibi tanıklar ile Metin Cihan, Canan Coşkun gibi gazetecilerin dinlemesi taleplerinin gerçekleşmemesini eksiklik olarak niteleyen Süllü, “Soruşturma dosyasına hâkim olduktan, komisyon toplantılarında tanıkları dinledikten sonra, tüm bu bilgiler ışığında Eynesil’i yeniden ziyaret etmek istememize karşın bu talebimiz gerçekleşmemiştir” diye konuştu.

‘TANIK İFADELERİ SEÇİLEREK RAPORDA YER VERİLDİ’

Soruşturma dosyası kapsamında ve komisyon çalışmalarında dinlenen görgü ve bilgi tanıklarının bazılarının ifadelerinin seçilerek, özet olarak komisyon raporunda yer aldığını belirten Süllü, “Rapor yazımında bu yaklaşımın, olayın tam olarak anlaşılamamasına ya da yanlış anlaşılmalara neden olduğu düşünülmektedir” dedi ve şu örneği verdi:
“Özellikle, Rabia Naz’ı yaralı bulan tanık Mürsel Küçükal’ın ifadesine komisyon raporunda ‘Olay Sonrası’ başlığı altında özetle yer verildiyse de Eynesil’de komisyon olarak bizzat dinlediğimizde hiç inandırıcı bulunmayan, 5 kez verdiği ve her seferinde değiştirerek yeni beyanlar eklediği; özellikle de son değiştirme ile soruşturmanın seyrini etkileyen ifadesindeki çelişkilere raporda yer verilmediği görülmektedir.”

‘RABİA NAZ’I İLK BULAN KÜÇÜKAL’IN İFADELERİNDE ÇELİŞKİ VAR’

Rabia Naz’ı olay yerinde ilk bulan Mürsel Küçükal’ın soruşturma kapsamında verdiği birden fazla ifadedeki çelişkileri tespit ederek bunların komisyon raporunda yer alması gerektiğini belirten Süllü, bu çelişkili ifadelere dair şunları kaydetti:
“Komisyonda, başsavcıdan ifadesini değiştirdiği ayrıntılarını dinlediğimiz tanık Mürsel Küçükal’ı komisyon olarak, Eynesil’de dinledik. Tedirginliğinin hemen dikkat çekmesinin dışında, bazı anlatımları oldukça ilginçti. Değiştirdiği ve 4. ifadesinde “güm” diye bir ses duydum” anlatımı, Komisyona “bir gümbürtü sesi duydum”a dönüşmüştür. Çeşitli ses tarifleri kendine sorulduğunda “bir çuval sesi gibi bir şey, bir şey düşmüş gibi, tam ifade edemiyorum ama” keşif sırasında orada olan M. Küçükal, duyduğunu iddia ettiği bir sesi, keşifte duyduğu çuval atılma sesi ile tanımlanmıştır. Komisyonda dinlememiz sırasında, kendini yere atarak, “bakın göstereyim böyle süründü” diyerek yerde sürünerek Rabia Naz’ın nasıl süründüğünü gördüğünü canlandırmıştır. Bir de sürünmeyi anlatırken” kollarını böyle yapmışlardı” ifadesi dikkat çekiciydi. Küçükal’ın adeta öğretilmiş bir ifadeyi anlatmanın tedirginliği ve kendini baskı altında hissettiği bir davranış sergilediği görülmüştür.”

‘6-7 METRE SÜRÜNMESİNİ İZLEMESİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI’

“Bir tanığın, yaralı bir kız çocuğunu gördüğü yerden yaralı olarak bulunduğu yere kadar 6-7 metre sürünmesini izlemesi, kendisine sorulduğunda “şok geçirdim o zaman” diye açıkladıysa da bunun, hayatın olağan akışına aykırı olduğu düşünülmektedir.”

‘SORUŞTURMA SÜRECİ TAM ANLAMIYLA YERİNE GETİRİLSE BABA DELİLLERİ ARAŞTIRIR MIYDI?’

Şerhinde, “Kovuşturma ve soruşturma süreci tam anlamıyla yerine getirilmiş olsaydı, baba böylesi bir adalet arayışı içine girip, delilleri araştırıp; yetkili merciler, savcılık, polis merkezleri arasında koşturur muydu?” ifadelerini kullanan Süllü, şerhin sonuç bölümünde ise, “11 yaşındaki bir kız çocuğunun şüpheli ölümünün aydınlatılmasının, vicdani bir sorumluluk olmasının yanı sıra, kamuoyuna mal olmuş böylesi bir olayın savcılığın hazırlayacağı iddianame ile açılacak dava süreci içinde sürdürülecek kovuşturma ve mahkeme huzurunda alınacak tanık ifadeleri ile çözüme kavuşturulacağı umudunu taşıyoruz” dedi.

‘SAVCI SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMEDİ’

Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünün etkili bir soruşturma yürütülememesi nedeniyle iki yıla aşkın süredir aydınlatılamadığını belirten HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da Komisyon’un raporuna şerh düştü. Rabia Naz’ın evinin önünde bulunmasının hemen ardından olay yeri incelemesinin gerektiği biçimde yapılmadığını, delillerin yeterli özenle toplanmadığını, ortaya atılan iddia ve şüpheler doğru biçimde araştırılmadığını belirten Kerestecioğlu, “Aylar sonra özel ekip tarafından araştırma yapılmış olsa bile, Rabia Naz’ın ölümünün nasıl gerçekleştiğine ilişkin tatmin edici ve yeterli bir sonuca ulaşılamamıştır. İncelemedeki bu gecikme, olayla ilgili bilgi ve gelişmelerin seyrinin değişmesine neden olduğu için ciddi bir ihmal olarak değerlendirilmelidir. Etkin soruşturma yapılmaması, şimdiye kadar ortaya atılan iddialar konusunda da kesin bir yargıya varmayı güçleştirmiştir” dedi.

‘OLAY YERİ SİMÜLASYONU YAPILMADI’

Kerestecioğlu’nun şerhinde, Komisyon raporunda belirtilen noktalara ek olarak yaptığı tespitleri şu şekilde sıraladı:

– Görevli savcı olay yeri incelemesi yapmak için bizzat olay yerine gitmemiş, üstelik kıyafetlerin aileye teslim edilmesi gibi soruşturmanın derinleştirilmesini engelleyecek kararlar alarak, esas sorumluluklarını yerine getirmemiştir.
– Vefatın düşme nedeniyle gerçekleşmiş olması ihtimali doğrultusunda, olaydan kısa bir süre sonra olay yeri, adli fizik inceleme uzmanları tarafından kapsamlı bir şekilde değerlendirilmemiştir.
– Olay yeri simülasyonu yapılmamıştır.
– Rabia Naz’ı ilk bulan kişi olan Mürsel Küçükal’ın ifadesini değiştirmesinin altında yatan sebepler yeterince sorgulanmamıştır.
– Hakkındaki iddialara rağmen Coşkun Somuncuoğlu’nun ifadesi alınmamış ve Belediye Başkanı olması hasebiyle bu durum kamuoyunda soruşturmanın tarafsızlığına ilişkin şüphenin doğmasına neden olmuştur.
– Rabia Naz Vatan’ın üzerindeki talaşlarla uyumlu artıkların bulunduğu boş binada bulunan kadın DNA’sının sahibi tespit edilmemiştir.

‘KAPSAMLI SORUŞTURMA ÇOK GEÇ BAŞLADI’

– Olayın hemen akabinde yapılan adli tıp değerlendirmesi gerekli kapsamda yapılmamış, grafi sonuçları, kan tetkikleri, kanama bulguları detaylı bir şekilde kayıt altına alınmamıştır.
– Olay üzerindeki şüphelerin Rabia Naz’ın ailesi ve kamuoyunun baskısı olmaksızın kapsamlı bir şekilde soruşturulmaması neticesinde kapsamlı soruşturmaya çok geç başlanmış, bu durum ülkede kamu kurumlarının güvenirliğine ve adalete bir kez daha gölge düşürmüştür.
– Soruşturma kapsamında Rabia Naz’ın ailesi tarafından ortaya konulan şüpheler süratli bir biçimde değerlendirilmemiş, aileyle doğru biçimde iş birliği yapılamamış ve şüpheleri giderme yönünde gerekli özen gösterilmemiştir.