Cumartesi Anneleri: Vedat Aydın'ın dosyasındaki cezasızlığa son verin

Cumartesi Anneleri, 1991 yılında gözaltında öldürülen Kürt siyasetçi Vedat Aydın için açıklama yaptı: Vedat Aydın dosyasında inkara ve cezasızlığa son verin!

DUVAR – Cumartesi Anneleri 5 Temmuz 1991 yılında evinde gözaltına alınarak öldürülen Kürt siyasetçi Vedat Aydın’ın dosyasında etkin bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu. 797’nci kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri, kayıplarının akıbetinin bir an önce bulunmasını isteyerek yetkililere çağrıda bulundu.

VEDAT AYDIN NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?

797 haftadır kayıplarının akıbetini sormak için bir araya gelen Cumartesi Anneleri, “‘Gözaltında kaybetme, uluslararası hukuk kapsamında suç olarak tanınmaktadır, dolayısıyla devlet yetkilileri failleri ve suça iştirak edenleri soruşturmak, dava etmek ve cezalandırmakla mükelleftir!’ diyoruz. Devleti yönetenler, cezasızlığı ve suçun tekrarlanmasını engellemek için etkin soruşturma yapılması talebimize kulaklarını tıkadığı için, kayıplarımızın dosyaları cezasız bırakılmaya devam ediyor” dedi.

Cumartesi Anneleri Vedat Aydın’ın kayıp hikayesi ve dosyası ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: “38 yaşındaki üç çocuk babası Vedat Aydın Halkın Emek Partisi (HEP) Diyarbakır İl Başkanıydı. 5 Temmuz 1991 gecesi kendilerini Siyasi Şube polisleri olarak tanıtan silahlı, telsizli kişiler tarafından ‘ifade vermek için emniyete götürülmek üzere’ denilerek evinden gözaltına alındı. Gözaltına alınmasının hemen ardından Aydın’ın avukatı, Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu, ancak kendisine Vedat Aydın’ın emniyette olmadığı söylendi.

Ertesi sabah Aydın’ın eşi ve avukatı, Diyarbakır’daki ilgili tüm idari, adli ve askeri makamlara başvurdu. Ancak yetkililer “bilgimiz yok” dedi. Bir gazeteci, 7 Temmuz 1991 tarihinde Ergani-Maden yolu üzerinde bulunan bir erkek bedeninin Maden Mezarlığı’na defnedildiği bilgisine ulaştı. Bunun üzerine aile ilgili savcılığa başvurdu. Söz konusu mezar açıldı ve ağır işkence izleri taşıyan bedenin “kimliği meçhul kişi” olarak defnedilen Vedat Aydın’a ait olduğu açığa çıktı. Aydın’ın bedeni 10 Temmuz 1991 günü ailesi tarafından teslim alındı.”

AYDIN’IN CENAZESİNDE NELER OLDU?

Cumartesi Anneleri şöyle devam etti: “Aynı gün yapılan cenaze törenine onbinlerce insan katıldı. Törene katılanların üzerine açılan ateş sonucunda çok sayıda insan öldürüldü. Yüzlerce insan da yaralandı. Emniyette ifade veren Şükran Aydın, eşini gözaltına alanların eşgal bilgilerini detaylı bir biçimde verdi ve bu bilgilerle kişilerin robot resimleri çizildi. İfadesinde “Eşimi devlet öldürdü” diyen Şükran Aydın bu ifadesini çekmesi için tehdit edildi. Onlarca kez evi basıldı, gözaltına alındı. Beş yıl boyunca evinin önünde “beyaz toros” bekletildi. JİTEM mensubu Abdulkadir Aygan’ın soruşturma dosyasına alınan ifadesinde ve JİTEM mensubu Murat İpek’in basına yaptığı açıklamalarda, Vedat Aydın’ın katledilmesinin JİTEM Komutanı Cem Ersever ve ekibi tarafından Diyarbakır Alay Komutanı İsmet Yediyıldız’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiği yer aldı.

Kendileri de suça iştirak eden Aygan ve Demir, Vedat Aydın’ı gözaltına alan, sorgulayan ve infaz eden kişileri isim isim açıkladı. Dönemin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Hanefi Avcı hem yazdığı “Haliç’teki Simonlar” isimli kitabında hem de mahkemeye verdiği ifadede Vedat Aydın’ın JİTEM tarafından öldürüldüğünü söyledi. Avcı kitabında; kaçırılan Vedat Aydın’ında da içinde olduğu 3 aracın rahatça seyredebilmesi için yol güzergahındaki trafik kontrol polislerinin, sahte kaza ihbarı yapılarak ters yöne gönderildiğini yazdı. Bu talimatın Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Harekat Merkezi’nden geldiğini öğrendiğinde de olayın artık kimin tarafından gerçekleştirildiğini net olarak anladığını belirtti.

‘GÖREVİNİZİ YERİNE GETİRİN’

Bugüne kadar Aydın’ın dosyasında etkili, tarafsız ve bağımsız bir soruşturma yürütülmediğini belirten Cumartesi Anneleri son olarak şöyle devam etti: “Devlet, 29 yıldır Vedat Aydın’ın gözaltında kaybedilmesi ile ilgili hakikatin açığa çıkartılması ve adaletin sağlanması görevini yerine getirmedi. 797. haftamızda bir kez daha siyasi ve adli makamlara sesleniyoruz: Vedat Aydın dosyasında inkara ve cezasızlığa son verin! Hemen şimdi hukuku işletin, bilinen failleri ve sorumluları yargılama ve cezalandırma görevinizi yerine getirin. Vedat Aydın için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! 98 haftadır hukuksuz bir biçimde bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.” (HABER MERKEZİ)