'Kontrol bizde değil, korona virüsünde'

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de vaka artış hızının düşüşe geçmesini virüsün temas halinde olduğu kişilerin taranması yöntemi olarak adlandırılan filyasyon başarısına bağladı, temas zincirinde 251 bin 28 kişinin takibinin yapıldığını söyledi. Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya göre, ulaşılan 251 bin kişiye nasıl işlem yapıldığı konusu tartışmaya açık. Dr. Serdar Savaş ise, “Şu an kontrol bizde değil, korona virüsünde. Temaslı kaynaklara ne kadar test yapıldı, kaç tanesi pozitif çıktı, pozitif çıkan vakalardan karantina altına alınan kaç kişi var soruları yanıtlanmadan başarıdan bahsedilemez” dedi.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA - Türkiye’de ilk korona virüsü vakasının 11 Mart’ta görülmesinin üzerinden geçen 35 günde Covid–19 nedeniyle binin üzerinde kişi hayatını kaybederken, vaka sayısı ise 65 bini geçti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son yaptığı açıklamada, Türkiye’de vaka artış hızının 4. haftada düşüşe geçtiğine dikkat çekti ve buna neden olarak da virüsün temas halinde olduğu kişilerin taranması yöntemi olarak adlandırılan filyasyon sisteminde sağlanan başarıyı gösterdi. Filyasyon ekipleri ile virüsün yayılma hızının kontrol altına alınmaya başlandığına işaret eden Bakan Koca, bugüne kadar temas zincirinde olan 261 bin 989 kişiden 251 bin 28’nin filyasyon ekiplerince takibinin yapıldığını aktardı.

'ÖLÜMLER, RESMİ RAKAMLARDAN BİR BUÇUK KATI FAZLA'

Türkiye’de korona virüsü vakalarına ve ölüm oranlarına ilişkin detaylı bilgi paylaşılmadığının altını çizen Dr. Serdar Savaş, şunları söyledi:

Dr. Serdar Savaş

“Türkiye’de açıklanan vaka sayıları yapılan testler sonucunda elde edilmiş olan sayılardır. Yapılan testleri değerlendirirken bunların içinde tekrar edilen -kontrol testleri- ve sağlık çalışanlarına yapılan testler olduğunu bilmemiz lazım. Şikâyeti olan insanlara yapılan test sayısını bilemiyoruz. Ama açıklanan test sayısının tamamının vatandaşa yapılan test sayısı olmadığını biliyoruz. Benim Türkiye ile ilgili tahminim 500 bin üzerinde Covid-19 pozitif insan olduğu yönündedir. Türkiye’nin avantajı vaka sayısının artmasına rağmen ölümlerin daha düşük seviyelerde seyretmesi. Bunun nedeni de genç nüfus. Ancak, açıklanan ölüm oranları Covid–19 nedeniyle ölümlerin tamamını yansıtmıyor. Bu ölümlerin elimizdeki resmi rakamlardan bir buçuk katı fazla olduğunu tahmin ediyorum. Çünkü Covid- 19 nedeniyle öldüğü halde tanısı konmadan gerek hastanelerde gerek evlerde hayatını kaybetmiş insanlar var.”

'FİLYASYON EKİPLERİ SALGININ BAŞLADIĞI GÜN DEVREYE GİRMELİYDİ'

Dr. Serdar Savaş’a göre filyasyon çalışmalarında geç kalındı. Korona virüsü ile mücadelede en kritik dönemin 24 Mart haftası olduğuna dikkat çeken Savaş, “O hafta bulaşmayı yüzde 35- 40 seviyesine düşürseydik, bu salgını kontrol altına alma şansımız olurdu. Salgının başladığı gün filyasyon ekiplerinin devreye girmesi gerekiyordu. Ama bir ay sonra filyasyon ekipleri kurulmaya başlandı. Şimdi yapılan iş doğrudur ama daha önce başlansaydı şu anki vaka sayısının altında bir vaka ile karşılaşabilirdik. Dolayısıyla şu an kontrol bizde değil, korona virüsünde. Bizim şu andan itibaren bu salgını kontrol altına alma gibi bir gücümüz yok” ifadelerine yer verdi.

'FİLYASYON ÇALIŞMALARININ DETAYLARI YETERSİZ'

Bakan Koca’nın vaka artış hızının düşüşe geçmesini filyasyon başarısına bağlamasını değerlendiren Dr. Serdar Savaş, filyasyon çalışmalarına ilişkin detayların yetersiz olduğuna dikkat çekti: Savaş, “Filyasyon çalışmalarının nasıl yürütüldüğü hakkında ayrıntılı bir bilgi yok. Filyasyon ekipleri tarafından temaslı kaynaklara ne kadar test yapıldı, kaç tanesi pozitif çıktı, pozitif çıkan vakalardan karantina altına alınan kaç kişi var. Bu sorunların cevaplarını bilirsek bunun bir başarı olup olmadığını değerlendirebilir” dedi.

PALA: FİLYASYON EKİPLERİ NE KADAR DENEYİMLİ

Prof. Dr. Kayıhan Pala

Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala da filyasyon çalışmalarına geç başlandığına dikkat çekti, detayların kamuoyu ile paylaşılmadığını söyledi. Sağlık sisteminin bulaşıcı hastalık başlamadan önce filyasyon çalışması yapmaya hazırlıklı olması gerektiğini belirten Pala, “Bir sağlık sistemi bulaşıcı hastalık ortaya çıktıktan uzun bir süre sonra filyasyon işlemine başlamaz. Bizim de Covid-19 pandemisinden önce toplum sağlığı merkezlerimizde filyasyon yapan ekiplerimiz vardı. Bu ekiplerin sayısı çok az olduğu için salgın sırasında yeni ekipler oluşturulmuş. Bu ekiplerde yer alan arkadaşlarımızın filyasyon konusunda ne kadar deneyimli olduklarına ilişkin bilgilerden yoksunuz. Aralarında diş hekimlerinin varlığını biliyoruz. Nitekim filyasyon ekiplerinin kurulmasına ilişkin yazı da 26 Mart tarihli. Dolayısıyla filyasyon yapılmakta geç kalındı” dedi.

'251 BİN KİŞİYE NASIL İŞLEM YAPILDIĞI TARTIŞMAYA AÇIK'

Türkiye’deki 4 bin 600 filyasyon ekibinin çalışmalarının detaylarının kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini kaydeden Pala, şöyle konuştu:

“Bakanın açıklamalarından 261 bin temaslı olduğunu görüyoruz. Bunların yaklaşık 10 bin eksiği kadarına ulaşılmış. Aradaki 10 bin kişiye neden ulaşılamadığının açıklanmasında yarar var. Ulaşılan 251 bin kişiye nasıl işlem yapıldığı konusu tartışmaya açık. Böyle bulaşıcı bir hastalık söz konusu olduğunda hastanın temaslısının da hasta olup olmadığını ortaya koymamız gerek. Filyasyon ekipleri tarafından temaslılara ulaşılarak kendilerine 14 gün boyunca evde izole etmeleri istenerek onay belgesi imzalatılıyor. Bu kişilerin hasta olup olmadığını anlayabileceğimiz herhangi bir test uygulaması da söz konusu değil. Bu durumda temaslıların ne kadarının hasta olduğunu şu an bilemiyoruz. Onlar kayıtlara hasta olarak değil, temaslı olarak geçiyor. Korona virüsü gibi çok hızla bulaşan bir hastalığın temaslılarının ne kadarının hasta olduğunu bilememek şu an da bize hastalığın yaygınlığı açısından değerlendirme yapmamızı engelliyor. Temaslıların kaçına test uygulandığı, kaçının pozitif çıktığı ve pozitif çıkanların nasıl bir işleme tabi tutulduğu topluma açıklanmalı. Hastane, ilaç üzerinden yürütülen salgın yönetimi sisteminin filyasyon üzerinden yürütülmesi değerli ancak yetersiz.”