UTO Başkanı Ömer Melik: Süreç dinamik, vakalar artıyor

Korona virüsüne karşı alınan önlemlerin halen yetersiz olduğunu söyleyen Urfa Tabip Odası Başkanı Ömer Melik, “Salgınla mücadele bir halk sağlığı sorunudur ve tüm toplumu ilgilendiriyor. Dolayısıyla sürecin daha sağlıklı yürütülebilmesi için bir an önce tüm sivil toplum örgütleri, sendikalar, meslek örgütleri temsilcileri pandemi kurullarına dahil edilmelidir” dedi.

Google Haberlere Abone ol

DİYARBAKIR - Urfa Tabip Odası’nın kentteki günlük korona virüsü salgınına ilişkin hazırladığı rapora savcılık, “halkı korku ve paniğe sevk etme” gerekçesiyle soruşturma açtı. Hakkında soruşturma açılan Tabip Odası başkanı Ömer Melik, savcılığa ifade vermek durumunda kaldı. Benzer gerekçelerle daha önce Van-Hakkari Tabip Odası Başkanı Özgür Deniz Değer ile Mardin Tabip Odası Başkanı Osman Sağlam da savcılığa ifade vermişti.

Urfa Tabip Odası soruşturmaya konu olan sosyal medya paylaşımında 5 Nisan itibari ile kentte 20 vakanın olduğunu, üç kişinin yaşamını yitirdiğini ve 150 kişinin ise salgın şüphesi ile gözlemlendiğini paylaşmıştı. Tabip Odası Başkanı Ömer Melik ile hem oda başkanlarının ifadeye çağrılmasını hem de Urfa’da alınan önlemler hakkında konuştuk.

Geçtiğimiz günlerde Urfa Tabip Odası korona virüsü ile ilgili bir rapor yayınladı ve bu nedenle ifadeye çağrıldınız. İfadeye çağrılmış olmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle şunu belirteyim gerek Türkiye gerekse dünya ülkeleri zor süreçlerden geçmekte. Evrensel bir salgın ile karşı karşıya olduğumuzu belirtmek istiyorum. Deyim yerindeyse asrın felaketi de diyebiliriz. Dünyada bu salgından dolayı her gün binlerce insan hayatını kaybetmektedir. Alınan maksimum önlemlere rağmen birçok ülke bu sürecin ve kayıpların önüne geçememektedir. Türkiye’de de durum farklı olmamakla beraber her gün binlerce insan bu salgına yakalanmakta ve yüzlerce insan hayatını kaybetmektedir. Bu salgın döneminde en ön saflarda çalışan tüm meslektaşlarımızın ve sağlık çalışanlarının büyük bir fedakarlık ve özveri örneği gösterdiğini ifade etmek istiyorum. İfadeye çağrılmamın nedeni Tabip Odası’nın meslektaşlarımızdan bize bildirilen ve Sağlık Bakanı’nın açıkladığı verileri değerlendirip twitterdan paylaşım yaptığımız içindir. Sadece Urfa’daki olası-kesin vakalar ile yoğun bakımda salgından dolayı yatan ve vefat eden hasta sayılarını içeren bir twitti. Sağlık Bakanı’nın her gece bu verileri paylaştığını da biliyoruz. Tabip Odası olarak bu verileri açıkladığımız zaman neden bir suç teşkil ettiğini anlamış değilim.

Ömer Melik: Tüm sivil toplum örgütleri, sendikalar, meslek örgütleri temsilcileri pandemi kurullarına dahil edilmelidir.

Urfa Tabip Odası İl Pandemi Kurulu’nda yer alıyor mu? Almıyorsa neden?

Urfa Tabip Odası pandemi kurulunda yer almıyor.  Birçok kez sözlü ve yazılı olarak Valiliğe, İl Sağlık Müdürlüğüne ve Halk Sağlığı Müdürlüğüne kurullarda yer almamız gerektiğini belirtmemize rağmen kurullara dahil edilmediğimizi ifade etmek istiyoruz.  Bize bu konuda henüz ilgili kurumlar dönüş yapmadı.  Nedenini biz de anlamış değiliz. Bu durum genel merkezimizin ve diğer iller için de söz konusu ve pandemi kurullarına dahil edilmediğini biliyoruz. Hekimlerin tek meslek örgütü olan TTB merkez ve yerellerde yer alması bu salgına karşı hem koordinasyonda hem de sahadaki meslektaşları ile olan bağı nedeniyle eksikliklerin giderilmesine büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Salgınla mücadele bir halk sağlığı sorunudur ve tüm toplumu ilgilendiriyor. Dolayısıyla sürecin daha sağlıklı yürütülebilmesi için bir an önce tüm sivil toplum örgütleri, sendikalar, meslek örgütleri temsilcileri pandemi kurullarına dahil edilmelidir.

Raporda korona virüsü ile ilgili bazı veriler paylaşmıştınız. Bu verilere hangi koşullarda ulaştınız?

Tabip odası olarak bu verileri paylaşırken sürecin hassasiyetini bildiğimiz için çok titiz davranıyoruz. Bu verileri sahada çalışan meslektaşlarımızdan ve Sağlık Bakanı’nın açıklamalarından alıyoruz. Süreç dinamik olduğu için vakalar her gün sayısal olarak değişmekte olup giderek artmaktadır.

Hem tek tek hekimler hem de sağlık örgütleri, sağlık çalışanlarının virüsle mücadele ederken yeterli korunama ekipmanına ulaşamadığını dile getirdiler. Urfa’daki sağlık çalışanlarının koşulları için ne söyleyebilirsiniz?

İlk günlerde yaşanan ciddi ekipman eksiklikleri bu konuda yeterli hazırlıkların yapılmadığını gözler önüne sermiştir. Bazı iyileştirmeler yapılmakla beraber, yaşamsal aksaklıklar devam etmektedir. Özellikle Aile Sağlığı Merkezlerinde ciddi koruyucu ekipman eksikliği hasta ile karşılaşan aile hekimlerinde riski daha da arttırmaktadır. Kamu hastanelerinde salgının başladığı ilk günlerde maske, eldiven, dezenfektan gibi temel ekipmanlarda ciddi eksiklikler dikkat çekmiştir. Hasta sayılarının çok azalmadığı ilk günlerde birçok hekim maskesiz hasta bakmak zorunda kalmıştır. Bu eksiklikler sahada çalışan hekimlerde kaygıyı arttırmış, motivasyonu düşürmüştür. Daha sonra bu eksiklikler kısmen giderilmiş olsa da tam istenilen düzeyde değildir. Poliklinik hizmetleri azaltılmış, elektif vakalar ertelenmiştir. Acil servislerde salgın için düzenlemeler yapılmıştır. Hekimler il koordinasyonunun ilçe veya acillerdeki hastaların yönlendirilmesinde yetersiz kaldığını, uygulamalarda sık değişiklikler yapıldığı için kafa karışıklığına yol açtığını bildirmişlerdir.

Urfa’da yaşayan insanlar virüsten korunmak için gerekli önlemleri aldı diyebilir misiniz? Mesela evde kal çağrısına uyuyorlar mı?

Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilen pandemi son derece ciddi ve özellikle İtalya, İspanya ve ABD’de gördüğümüz gibi tedbir alınmadığında çok tehlikeli bir duruma dönüşmektedir. Ancak salgın dönemi başladığı andan beri halkımızın uyarılara tam anlamıyla uymadığını ve tedbir almadığını üzülerek izlemekteyiz. İlk günlerde sokaklarda neredeyse normal hayatın devam ettiğini, insanların bu durumu ciddiye almadığını söyleyebiliriz. Her gün artan hasta sayılarıyla birlikte imkânı olanların ‘evde kal’ çağrılarına daha çok uymaya başladığı gözlenmiştir. 2’nci ve 3’üncü basamak sağlık kuruluşlarına başvuruların daha sonraki günlerde ciddi anlamda azaldığı, 1’inci basamak sağlık kuruluşlarına ise başvuruların kısmen de olsa artığı tespit edilmiştir. Hastane ziyaretlerinin kısıtlanmasından sonra hastane bahçelerinde toplu şekilde beklenilmesi riski arttırmıştır. İlimizin sosyo-ekonomik durumu göz önüne alındığında iş ve geçim kaygısı nedeniyle çalışmaya devam etmek zorunda olan ciddi bir nüfus olduğu bilinmektedir. Kamu kurumlarının insanların geçim kaygılarını gidermeye yönelik atacağı adımlar şehirdeki yoğunluğu azaltıp bulaş riskini en aza indirecektir.

Paylaştığınız verilere göre vaka sayısı 20 ve şimdiye kadar 3 kişi hayatını kaybetti. Bu sayının artmasından endişe duyuyor musunuz? Sayının artmaması için neler yapılmalı?

Tüm süreci yönetirken açık ve şeffaf olunmalıdır. Hekimler takip ettikleri hastalarının sonuçlarını en kısa sürede öğrenebilmelidir. Bir an önce başta sağlık kurumları olmak üzere toplumun tüm kesimiyle süreci ortaklaştırıp, uygulanacak kararlar kurullarda hep birlikte alınmalıdır. Tüm sağlık çalışanlarının kaygısını giderecek şekilde koruyucu ekipman sağlanmalıdır. Yeterli sayıda test yapılması sağlanarak pozitif saptanan vakalar ve temas ettikleri toplumda izole edilmelidir. Hastalarla temas edenler başta olmak üzere tüm sağlık çalışanları taramadan geçirilmelidir. Tüm hekimleri sürece katarak yıpranmanın ve tükenmişliğin önüne geçilmelidir. İl bilim ve pandemi kurulunda ortak alınan kararlara göre il koordinasyon merkezi yeniden yapılandırılmalı ve tüm şehirde hızlı bir organizasyon sağlamalıdır. Sağlık çalışanlarının ailelerini riske atmaması için ücretsiz konaklama imkânı sağlanmalıdır.

Urfa’da kaç hastanede test yapılıyor? Testler yeterli mi?

Urfa’da yaklaşık 3 gündür bir hastanede test yapılmakta olup Tabip Odası olarak testlerin sayısını bilmemekle beraber yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Çünkü sahada gerek yoğun bakım gerekse servis ve pandemi polikliniklerinde çalışan sağlıkçı arkadaşlarımıza ve meslektaşlarımıza belli periyotlarla yapılması gereken testlerin yapılmadığını biliyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR