Uzaktan eğitimde Zoom kararı: Öğretmen zorlanamaz

Milli Eğitim Bakanlığı'ndan Zoom krizi için açıklama: Öğretmen online ders görüntüsü için zorlanamaz, ek ders ücretinin kesilmesi söz konusu değil.

DUVAR – Uzaktan eğitimde Zoom krizi için Milli Eğitim Bakanlığı’ndan açıklama geldi. Bazı il, ilçe ve okul müdürlerinin, öğretmenleri Zoom adlı programla video konferans yapmaya zorlamasıyla, 18 milyon öğrencinin güvenlik ve 1 milyon öğretmenin de hesaplarına sızma riskiyle ilgili açıklamada gerekli uyarıların yapıldığı belirtildi. Açıklamada öğretmenlerin online ders görüntüsü için zorlanamayacağı vurgulandı. Kamera kaydı açmayan öğretmenlerin ek ders ücretinin kesilmesinin söz konusu olmadığı kaydedilen açıklamada, öğretmen ve öğrencilere, bilgisayarlarını virüslere karşı güvenli hale getirilmesi çağrısı yapıldı.

Sözcü gazetesinden Sultan Uçar’ın haberine göre, uzaktan eğitim halen Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden verilirken İzmir, Yalova, Muğla gibi bazı illerde il, ilçe ve okul müdürlerinin öğretmenler üzerinde Zoom Meetıng programı ile canlı yayında ders vermesi, dersi de kayıt altına almak istemesi nedeniyle yüzbinlerce öğretmen programı bilgisayarına indirdi.

Zoom Meeting adlı programın girişinde hesap numarası istenmese bile sistem geçtiğimiz haftadan bu yana hacker saldırısı altında olduğu için Türkiye’de sistemden ders anlatan öğretmenlerin hesapları ve sisteme giren 18 milyon öğrencinin görüntüleri de tehlike içeren siber saldırılara açık bir hale geldi.

‘RİSK SADECE ZOOM’DA DEĞİL’

Konuyla ilgili MEB’in uyarısında şunlar yer aldı:

  • Öğretmenlerimizi, eğitim yöneticilerini daha önce siber saldırılara karşı düzenli olarak uyardık. Uyarmaya da devam ediyoruz. Bahsi geçen program ücretsiz ve kişilerden bir kart bilgisi istenmiyor.
  • Siber saldırı riski yalnızca Zoom için değil bu ve benzeri tüm yazılımlarda için her zaman ve tüm dünyada var. Öğretmen ve öğrencilerimizin, siber saldırılar konusunda her türlü güvenlikleri ve kişisel verilerini koruyabilmesi için Bakanlığımızca daha önce uyarıldılar. Çok dikkatli olmaları gerekiyor. Uyarılarımız da sürüyor.
  • Ders ortamının kaydının yapılması kesinlikle yasaktır. İl, ilçe, okul müdürlerimiz uyarıldı. Kamera kaydı hiç açılmadan ve ders kaydı yapılmadan dersler işlenebilir. Kameraları zorunlu olmadıkça açmamaları gerekiyor. Uyarılarımız sadece Zoom için değil diğer tüm yazılımlar için de geçerli.
  • Öğretmen ve öğrencilerimiz, kişisel güvenlikleri için kullandıkları bilgisayarlarda virüs bulunup bulunmadığına üst seviyede dikkat etmelidir. Bilgisayarlara virüs alınması güvenlik sorunu ortaya çıkarabilir. Bu riskle ilgili bütün öğretmenlerimiz daha önce defalarca uyarıldı, eğitildi.
  • 18 milyon öğrenci ve 1 milyon öğretmenimiz var. İstisnai durumlar olabilir. Olmaması için güvenlik tedbirleri üst seviyede tutulacak.
  • Hiçbir eğitim yöneticisi de, öğretmenden verdiği dersle ilgili görüntü istemeyeceği gibi görüntü kaydı alınmasıyla ilgili yönetici baskısı da yapılamaz.
  • Öğretmenlerin ek derslerinin kesilmesi ya da maaşlarından kesinti yapılması gibi bir durum olmayacak.

YILDIRIM KAYA’DAN SORU ÖNERGESİ

Öte yandan TBMM Eğitim Komisyonu üyesi ve CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi. Kaya’nın soru önergesinde, “Covid-19 salgını nedeniyle, Milli Eğitim Bakanlığımız Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ile uzaktan eğitim uygulamasına başlamıştır. Ancak çok sayıda okul müdürünün, öğretmenleri yurt dışı bağlantılı online ders yapma imkanı sağlayan Zoom Meeting programına yönlendirdiği iddia edilmektedir. Türkiye genelinde binlerce öğretmenin, yönetici ve okul idarelerinin canlı ders baskısı nedeniyle Zoom Meeting programını kullandığı; programa bağlanan bazı öğretmenlerin maaşlarından 58.5 dolar kesinti yapıldığı da iddialar arasında yer almaktadır. Sisteme giren öğretmenlerin hesap bilgileri ile öğrencilerin kişisel bilgilerinin de programı yöneten uluslararası şirketin eline geçtiği iddia edilmektedir. Zoom Meeting üzerinden cinsel içerikli, ırkçı ve nefret söylemi içeren mesajlar yayınlandığı için şirket hakkında New York Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı haberleri de basında yer almıştır” diyerek şu soruları yöneltti:

  • Milli Eğitim Bakanlığınca önerilmedi ise okul müdürleri, öğretmenlerimizi programı kullanmaya neden yönlendirmiştir?
  • Öğretmenlerimizin hesaplarından para kesildiği, hesap bilgilerinin ve öğrencilerin kişisel bilgilerinin ele geçirildiği doğru mu?
  • Milli Eğitim Bakanlığının onay vermediği bir program okul müdürleri tarafından neden önerilmiştir?
  • Cinsel içerikli, ırkçı ve nefret söylemi içeren mesajlar yayınlanan programı öğretmenlerimize öneren okul müdürlerinin amacı ne?
  • Milli Eğitim Bakanlığında, Milli Eğitim Bakanına rağmen iş yapan okul müdürleri mi var?
  • Varsa bu kişiler görevlerine devam edecek mi?
  • İlgili okul müdürleri hakkında soruşturma başlatıldı mı?
  • Başlatılmamış ise neden başlatılmadı? (HABER MERKEZİ)