Kürtlerin yüzde 63,2'si açlık sınırında, kadınların yüzde 87,1'i işsiz

'Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde Kadının Sosyo-Ekonomik Durumuna Dair Saha Araştırması" sonuçlarına göre, Kürtlerin yüzde 63,2'si açlık sınırında, kadınların yüzde 87,1'i işsiz. Elde edilen bulgular, kalabalık Kürt aile yapısının dağıldığını da gösteriyor. Katılımcıların yüzde 2,1'i, 12 ve üstü kişiyle aynı hanede yaşıyor.

DUVAR – Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi’nin “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde Kadının Sosyo-Ekonomik Durumuna Dair Saha Araştırması” sonuçlarına göre Kürtlerin yüzde 63,2’si, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK)açlık/yoksulluk sınırı olarak kabul ettiği 0-2 bin TL gelire sahip. Kürt kadınların yüzde 87,1’inin ücret getiren herhangi bir işte çalışmadığı tespit edilen araştırmada, katılımcıların hane içinde yaşadığı kişi sayısına ilişkin verdiği yanıtlar da kalabalık Kürt aile yapısının dağıldığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 65,9’u hanelerinde 4-7 arasında kişiyle, yüzde 6,5’i 8-11 arasında kişiyle, yüzde 2,1’i 12 ve üzerinde kişiyle, yüzde 15,5’i ise 1-3 arasında kişiyle yaşadığını belirtti.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Diyarbakır, Van, Mardin, Batman, Siirt, Bitlis, Şırnak, Iğdır, Şanlıurfa, Ağrı, Bingöl, Muş, Hakkâri ve Kars, Ardahan ve Dersim’de, Kasım 2019’da yapılan ve 6 bin 907 kadınla yüz yüze gerçekleşen ankete katılanların yüzde 34,1’i 25-34, yüzde 24,1’i 35-44, yüzde 3,1’i 18-24 yaş grubundan oluştu. Genç grup olarak değerlendirilen 18-34 yaş arası katılımcıların oranı ise yüzde 57,2 olarak açıklandı.

Yüzde 61,7’nin şehir merkezinde, yüzde 38,3’ünün köyde doğduğunu belirttiği araştırma grubundakilerin yüzde 69,8’i evli, yüzde 25,9’u bekar, yüzde 30,2’si çocuklarının olmadığını, yüzde 34,2’si 1-3 arası, yüzde 31,6’sı ise 4-7 arası çocuğu olduğunu belirtti. Araştırmaya katılanların yüzde 32,7’si lise ve üzeri mezunu, yüzde 21,3’ü ilkokul mezunu, yüzde 7,9’u diplomasız okur-yazar, yüzde 24,4’ü okur-yazar olmadığını kaydetti.

KADINLAR EV İÇİ ÜCRETSİZ İŞÇİ

Katılımcıların yüzde 65,6’sı ev içi ücretsiz işçi, yüzde 9,9’u işsiz/iş arıyor durumda iken yüzde 9,8’i öğrenci, yüzde 3,6’sı devlet memuru, yüzde 3,6’sı işçi, yüzde 2,2’si özel sektör çalışanı, yüzde 1,8’i çalışamaz halde, yüzde 1,6’sı küçük esnaf olduğunu belirtti. Katılımcıların yüzde 0,6’sı marjinal bir mesleği olduğunu, yüzde 0,4’ü emekli olduğunu, yüzde 0,3’ü ziraat sektöründe çalıştığını, yüzde 0,3’ü çalışmak istemediğini, yüzde 0,2’si profesyonel bir meslekte çalıştığını, kadınların sadece yüzde 0,1’i tüccar/sanayi/iş insanı kategorisinde yer aldığını beyan etti. Toplamda ücret getiren herhangi bir işte beyan eden kadınların oranının yüzde 87,1 olarak belirlenen ankette, katılımcıların yüzde 65,9’u hanelerinde 4-7 arasında kişiyle, yüzde 6,5’i 8-11 arasında kişiyle, yüzde 2,1’i 12 ve üzerinde kişiyle, yüzde 15,5’i 1-3 arasında kişiyle yaşadığını aktardı.

KÜRTLERİN YÜZDE 63,2’Sİ AÇLIK SINIRINDA YAŞIYOR

Ankete katılan kadınların yaşadığı hane gelir durumu da ele alındı. Katılımcı kadınların yüzde 28,6’sı 0-1000 TL arasında, yüzde 34,6’sı 1001-2000 TL, yüzde 24,4’ü 2001-3000 TL arası hane gelirine sahip olduğunu beyan etti. Ankette, belirtilen gelir beyanına göre, katılımcıların yüzde 63,2’si, TÜİK verilerine göre açlık/yoksulluk limiti içinde sayılan 0-2000 TL arası hane gelirine sahip olduğu belirlendi. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 38’i SSK’lı iken (Bir kısmı çalışan eş/aile fertleri nedeniyle SSK’lı), yeşil kart vb.’ne sahip yüzde 31,8’i GSS primini devletin ödediğini, yüzde 19,5’i herhangi bir sosyal güvencesinin olmadığını ifade etti.

Ankette, gelir durumunun düşüklüğü ve sosyal güvenceye sahip olmama, “Bölge kentlerinde yaşayan kadınların önemli bir yoksulluk sınırı içinde, zayıf sosyal güvencelerle veya güvencesizliklerle yaşamaya çalıştığını; bölge kentlerinde kadın göçünün yoğun olmadığını; kent kökenli kadınların varlığının artmasına karşın, kadınların yaşadıkları yerle bağının uzun süreli yerleşikliğe dair olduğunu; hala nispeten kalabalık ailelerde yaşayan kadınlar arasında okullaşmamış toplamda en az yüzde 34,3’lük bir kesimin olduğunu söylemektedir” ifadeleriyle değerlendirildi.

OKUYAN DA OKUMAYAN DA İŞSİZ

Yaş ile eğitimin evlilik ve istihdam edilme arasındaki ilişkisine dair verilere de ulaşmaya çalışan araştırmaya göre; araştırma grubunda okur-yazar olmayan kadınların yüzde 88,4’ü “ev içi ücretsiz işçi”, yüzde 5’i “çalışamaz halde”, yüzde 4,4’ünün “işsiz”; diplomasız okur-yazar kadınların yüzde 88,3’ü “ev içi ücretsiz işçi”, yüzde 4,9’u “işsiz” , yüzde 2,6’sı “çalışamaz halde”. Araştırmaya göre, okullaşmamış ve Liseye kadar okuyabilmiş olan kadınların oldukça büyük kesiminin “ev içi ücretsiz işçi” olarak toplumsal yaşama konumlandığını gösteren çalışma ile; üniversite mezunu kadınların ise yüzde 27,1’i “işsiz”, yüzde 24,9’u “devlet memuru, yüzde 17,9’u “öğrenci”;  lisansüstü eğitim alan kadınların yüzde 36,4’ü “devlet memuru, “21,2’si “ev içi ücretsiz işçi” ve yüzde 15,2’si “öğrenci” durumunda.

‘EN BÜYÜK SORUN KÜRT SORUNU VE İŞSİZLİK’

Araştırma kapsamında kadınlara “Türkiye’nin en büyük sorunu sizce nedir?” sorusu da yöneltilmiş buna göre, araştırma grubunun ilk dört sırasını oluşturan yanıtlar, yüzde 31,8’i “ekonomi/işsizlik”, yüz 20,4’ü “Kürt sorunu”, yüzde 15,9’u “şiddet ve çatışma ortamı”, yüzde 9,8’i “demokrasinin olmayışı”, yüzde 7,3’ü “hükümet”, yüzde 5,9’u “muhalefetsizlik”, yüzde 4’ü “yeni yönetim sistemi/Cumhurbaşkanlığı Sistemi”, yüzde 2’si “dış politika”, yüzde 1,5’i “diğer”, yüzde 0,3’ü “İŞİD” ve yüzde 0,2’si “milliyetçilik” biçiminde oldu. Ankette, “Türkiye’nin en büyük sorunu sizce nedir?” sorusuna verilen yanıtlarda eğitim düzeyi ile yaş gruplarına göre sorun sıralamasında genellikle bir değişim olmadığı tespit edildi.