Ankara Barosu: Kayıp başvuruları araştırılmadı, MOBESE'ye bakılmadı

Ankara Barosu, 15 Temmuz sonrası ortadan kayboldukları iddia edilen kişilere ilişkin soruşturmanın ve gözaltı sürecinin uluslararası insan hakları hukuku standartlarına uygun yürütülmediği ve ailelerin sürece dahil edilmediğine dikkat çekerek suç duyurusunda bulundu. Baro, kendilerine yapılan 7 başvurudan birinin halen kayıp olduğunu vurgulayarak, soruşturmanın derinleştirilmesini talep etti.

Müzeyyen Yüce  myuce@gazeteduvar.com.tr

ANKARA- Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi, (İHM) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası ortadan kayboldukları iddia edilen kişilerin yakınları tarafından yapılan başvuruları inceledi. Komisyon tarafından başvuruda bulunan 7 dosyaya ilişkin araştırma yapıldı, tutanak tutuldu, rapor hazırlandı. Ankara Barosu da, zorla kaybetme iddialarına ilişkin tutulan tutanaklar, düzenlenen raporlar neticesinde mevcut soruşturmaların derinleştirilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

TUNÇ HELEN KAYIP ETKİN SORUŞTURMA ŞART

7 kişinin zorla kaybedilmesi iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmanın ve izleyen dönemde gözaltı sürecinin uluslararası insan hakları hukuku standartlarına uygun yürütülmediğine dikkat çeken Ankara Barosu, savcılığa verdiği ihbar dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:
“Kayıp başvurularına ilişkin gerekli araştırmalar yapılarak bilgi/belgeler toplanmış ve Ortak İzleme Raporu hazırlanmıştır. Başvuruculardan Nuray Tunç’un eşi Yusuf Bilge Tunç hakkında Kayıp yakınları tarafından yapılan başvuru kapsamında etkili soruşturma yapmayan savcı ve kolluk kuvvetleri hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, işlem yapılmamış. MOBESE görüntüleri incelenmemiş. Tunç’un yeri halen bilinemediği için kişinin şikâyetine ilişkin uluslararası standartlara uygun bir soruşturmanın geciktirilmeksizin yürütülmesi gerekmektedir.”

‘MAĞDUR YAKINLARININ SÜRECE KATILDIĞI BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMEDİ’

Yakınları 5 ila 9 ay süre ile kayıp kalan ve başvurulardan sonra emniyet birimlerinde ortaya çıkan kişiler için de etkin soruşturma ve yaşam hakkının etkin yürütülmediğinin tespit edildiği ifade edilerek, şöyle denildi:

“Devletin zorla kaybettirmeye ilişkin yaşam hakkını koruma ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü ile suç ile itham edilen herkesin avukatı ile gizli görüşebilme hakkı, kendi seçtiği müdafiin yardımından yararlanma hakkı, derhal hakim karşısına çıkarılma hakkı ve özgürlüğü kısıtlanan kişinin hekime erişim hakkı sağlama yükümlülükleri ışığında, kamu denetimine açık ve mağdur yakınlarının sürece katılımının sağlandığı bir soruşturma yürütülmediği hususlarını tespit etmiştir. Süreç, uluslararası insan hakları hukuku standartlarına uygun yürütülmemiştir. İhlal iddialarının ciddiyeti dikkate alınmak suretiyle soruşturmanın derinleştirilmesi için başvurulara ilişkin tüm belge ve tutanaklarla birlikte ihbarda bulunmaktayız.”