Aygün: Suç duyurusundan önce Kılıçdaroğlu'nu bilgilendirdim

Sinan Aygün, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın kendisine yönelik iddialarına tepki gösterdi. Aygün, Yavaş'la ilgili suç duyurusundan önce ise CHP lideri Kılıçdaroğlu'na bilgi verdiğini söyledi. Aygün, "Genel Başkan'a bilgi verdim, önüne de savcılık dilekçesini koydum" dedi.

DUVAR – Eski CHP milletvekili Sinan Aygün, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın kendisiyle ilgili “terör örgütünü finanse ettiği” suçlamasıyla yaptığı suç duyurusuna yanıt verdi.

Ortaklarından birinin abisinin FETÖ soruşturmasında arandığını ve firari olduğunu söyleyen Aygün, “Hisseleri mahkemenin tayin ettiği fiyatla aldım. Bu paraların hepsini mahkemenin kasasına yatırdım. Devlete teslim ettim. Bir insanın abisi FETÖ’cüyse o da FETÖ’cü olacak diye bir şey olabilir mi? Mansur Yavaş, ‘hapse girecek’ diyor. Sen nereden biliyorsun, hakim misin sen? Bu ne aymazlık. Mansur Yavaş’ın terör örgütü finanse etti dediği bu” dedi.

Aygün, belediye meclis üyelerinin ruhsatla ilgili mahkeme kararına karşı temyize gitmek için para istediğini öne sürdü. Ahmet Hakan’ın “Bu 25 milyondan Mansur Yavaş’ın haberi var mıydı?” soru üzerine Aygün, “Yüzde 1 milyon haberi vardı” yanıtını verdi.

İddiaları yalanlayan CHP meclis üyesi Haydar Demir ise “Bu tamamen kurgu olayıdır. Mansur Yavaş’ı olayın içine çekmek için bir kurgudur” ifadelerini kullandı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Eski CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün’ün sahibi olduğu Togo Kuleleri’ni mahkeme kararı olduğu gerekçesiyle mühürlemişti. Aygün, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve ekibinin 25 milyon lira rüşvet istediğini öne sürmüştü. Yavaş ise iddialarının doğru olmadığını söylemişti.

CNN Türk televizyonunda Ahmet Hakan’ın sunduğu “Tarafsız Bölge” programına katılan Sinan Aygün, tartışmalarla ilgili soruları yanıtladı.

‘ONAYLANAN PROJEDE HEPSİ VARDI’

İnşaata başlarken başvuruları yaptıklarını söyleyen Aygün, “Belediyeye müracaat ettik. Bütün Eskişehir yolunun projelerini çıkarttık. Arsaların emsalleri bu, bu hakkımı verin dedim. O zaman Melih Gökçek vardı, aramız biraz limoniydi ama bu hakkımı verdi. Emsali 2 olarak verdiler, emsali 2 verirseniz dava açarım dedim. Bölgedeki ortama emsal 2,75. Ben 2,50 istedim, 2,1 verdiler. Ben de 2.1’e göre projemi çizdim. Ruhsatımı aldım, projemi yapmaya başladım” dedi.

Yavaş’ın “rant kazandığı” iddiasına değinen Aygün, “Sayın Yavaş 95 bin metre rant kazandı diyor, inşaat alanı zaten 110 bin metrekare. Yavaş tek doğru şey bir söylüyor. 25 bin metrekare inşaat yapması gerekirken 110 bin metre inşaat yaptı diyor. Otoparkı, jeneratör alanını, asansör boşluklarını satabilir misiniz, satamazsınız. Bunlar da projede çıkıyor. Onaylanan projede bunların hepsi var” şeklinde konuştu.

‘RUHSATA AYKIRI İŞLEM YAPMADIĞIMIN BELGESİ VAR’

İnşaatın farklı dönemlerde denetlendiğini belirten Sinan Aygün, Mansur Yavaş’ın seçilmesinin ardından da denetimden geçtiklerini söyledi. “Bir inşaatın mühürlenmesi için ya kaçak olması lazım ya da ruhsata aykırı olması lazım” diyen Aygün, denetim raporlarını göstererek “Benim ruhsata aykırı işlemim olmadığının belgesi burada” ifadelerini kullandı.

Projenin durdurulmasıyla ilgili mahkeme kararının hatırlatılması üzerine Aygün, Şehir Plancıları Odası’nın dava başvurusunun reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, Mimarlar Odası’nın aynı gerekçeyle açtığı davanın ise kabul edildiğini ve durdurma kararı verildiğini ifade etti. Aygün, “Burada belediyenin itiraz etmesi lazım. Ben ruhsatı belediyeden aldım” diye konuştu.

Emsal kararının darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz 2016’da çıktığının söylemesi üzerine Aygün, “O gün belediye meclisinden 50 tane karar çıktı. Karar saat 3-4’te çıktı, belediye meclisi 5’te kapanır. Ben o gece neredeydim? O gece ben CHP milletvekili olarak AK Parti Genel Merkezi’nin önündeydim. Bana FETÖ’cü diyorlar ya biz hala FETÖ’cülerle uğraşıyoruz. Bana hapis cezası veren hakim bana dava açmış” dedi.

‘PARAYI FETÖ’CÜ DEDİKLERİ KİŞİLERE VERMEDİM, MAHKEMENİN KASASINA YATIRDIM’

“Abisi FETÖ’den aranan biriyle ortaklık kurdu, FETÖ’cü olduğu bilinen birinden hisseleri aldı” iddiası sorulan Aygün, şunları söyledi:

“Ömer Akgün, şu anda yurt dışında ve kaçak. Ömer Akgün’ün kardeşi, yeğeni ve karısı Togo’daki o hissenin bir kısmını şirket olarak aldılar. 340 metrekare bir aldım, 68 metrekare bir aldım, 36 metrekare aldım. Bunlar bana dava açtılar, ‘Paramızı ver, buradan çıkacağız’ dediler. Mahkemenin tayin ettiği fiyatla aldım. ‘Parayı almış yurt dışına çıkarmış’ diyorlar. Hayır. Benim adım Sinan Aygün, cin gibi adamım. Gittim bu paraların hepsini mahkemenin kasasına yatırdım. Devlete teslim ettim. Bu işler ortaya çıkınca mali müşavirinden öğrendik, ‘Parayı çoktan teslim aldık’ dediler. 21.10 2010’da almışlar. Bunlarla ilgili herhangi bir soruşturma açılmadı. Ben bu paraları mahkemeye teslim ettim. FETÖ’cü dediğiniz adamlara parayı veren devlet. Bir insanın abisi FETÖ’cüyse o da FETÖ’cü olacak diye bir şey olabilir mi? Mansur Yavaş, ‘Hapse girecek’ diyor. Sen nereden biliyorsun, hakim misin sen? Bu ne aymazlık. Mansur Yavaş’ın terör örgütü finanse etti dediği bu. Parayı ben vermedim devlet verdi.”

‘TEMYİZ BAŞVURUSU İÇİN PARA İSTEDİLER’

Belediyenin kendisinden 25 milyon lira istediği iddiasını açıklaması istenen Sinan Aygün, belediye meclis üyelerinin temyiz başvurusu için kendisinden para istediğini öne sürdü. Görüşmeye yaklaşık 10 belediye meclis üyesinin katıldığını iddia eden Aygün sözlerini şöyle sürdü:

“Perşembe günü Mansur Yavaş, 8-10 tane meclis üyesini makamına çağırıyor. Çağırdıkları üyeler arasında kız kardeşim de var. Ben aradılar, dediler ki ‘Büyükşehir’de seni bekliyoruz’. Büyükşehir meclis grup odasına gittim. Konuyu anlattım, ‘Bunu istinafa götürmeniz lazım’. Hukuk müşaviri ya da imar daire başkanı niye çağırmıyorsunuz, onlardan bilgi alın’ dedim. Büyük iknalar sonucunda imar daire başkanı geldi. İmar daire başkanı ‘Sorun yok, istinafa gidelim’ dedi. İmar daire başkanı çıktı, ‘Ne vereceksin’ dediler. Avukat Ömer diyor, belediye meclis üyesi. CHP’nin de avukatı. Yalnız o meclis üyelerinden 5’i hiç sesini çıkartmadı. Dedim ki, ‘Arkadaşlar ben bir şey veremem, okul kararını zaten mahkeme de iptal etti. Ben size yine park, kreş yapayım’ dedim. Bunlar hala ne vereceksin dediklerinde ben terk ettim orayı. Rüşvet istemediler. Temyize gitmek için ne vereceksin diyorlar. Bu irtikaptır rüşvet değil.”

İki belediye meclis üyesinin ofisine geldiğini belirten Aygün, “24 saat sonra iki belediye meclis üyesi geldi. ‘Sen zaten okul yapacakmışsın’ dediler. ‘Yok, okul yapmayacağım, mahkeme kararı var’ dedim. Dedi ki ‘Okul zaten nedir 2-3 milyon’, ‘Ya olur mu 25 milyon’ dedi. ‘Ne 25 milyonu kardeşim’ dedim. Nereden biliyorsun 25 milyon olduğunu sen bu parayı alıp da valizle mi götüreceğini zannediyorsun buradan, böyle bir bağış yapılır mı? 25 milyon lafı oradan çıktı. Gerçekten koptum artık, ne geldiyse ağzıma söyledim. 25 dakika sonra çıktılar. 25 milyon okul parası diyorlar. Okul parası 7 milyon 18’i ne yapacaksınız?” dedi.

Ahmet Hakan’ın “Bu 25 milyondan Mansur Yavaş’ın haberi var mıydı?” soru üzerine Aygün, “Yüzde 1 milyon haberi vardı” yanıtını verdi.

Yayına telefonla bağlanan CHP Ankara Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Haydar Demir, Sibel Aygün’le görüşmeye gittiklerini ve Sinan Aygün’le görüşeceklerinden haberlerinin olmadığını söyledi.

Demir, “Biz içeri girdiğimizde Sinan Aygün misafirlerini uğurluyordu. Bizim geldiğimizi görünce Sibel Aygün’le birlikte bizi içeri aldılar. Sibel Aygün’ün odasına gideceğimize Sinan Aygün’ün makamına götürüyorlar bizi. Bizim 25 milyon istememiz diye bir şey yok. Bu tamamen kurgu olayıdır. Mansur Yavaş’ı olayın içine çekmek için bir kurgudur. Başkanımızın da bizim oraya gittiğimizden haberi yok. Okul talebinde bulunmamız da söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

Aygün’ün “Mansur Yavaş, Uğur Dündar’ın programında ‘Sinan Aygün’le görüşmesi için iki belediye meclis üyesini görevlendirdim’ dedi” sözleri üzerine Demir, “Hayır, demedi. Yalan söylüyorsunuz” karşılığını verdi.

Zafer Şahin’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaşananlardan bilgisi olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine Aygün, “Ben cumartesi günü suç duyurusu dilekçesini yazdım. CHP üyesi olduğum için parti disiplinine uydum, Genel Başkan’a bilgi verdim. Genel Başkan’ın önüne de savcılık dilekçesini koydum. Aldı, okudu. ‘Dur’ dedi, Bülent Kuşoğlu’na yönlendirdi. Sonra aramadı. ‘Bülent Kuşoğlu sizi Mansur Yavaş’la görüştürür’ dedi. Pazartesi sabah 10’da mühürleme geldi. Salı günü bir daha gittim. Dedim ki ‘Bakın bana dur dediniz, beni disipline veriyorlar niye veriyorlar bilmiyorum’. Dedi ki 2 kişi daha görevlendireceğim onlar Mansur Bey’le konuşsun” yanıtı verdi. (HABER MERKEZİ)