Diyarbakır'da demokrasi mitingi yapıldı

Amed Emek ve Demokrasi Platformu, Diyarbakır’da 'Toplumsal barış ve insanca yaşam için demokrasiyi inşa edelim' mitingi düzenledi. Polis engeli nedeniyle, 'Ranta, talana, faize, israfa, savaşa değil emekçiye bütçe' yazılı KESK pankartı 'savaş' kelimesi kesildikten sonra miting alanına alındı.
Pankarttaki 'savaş' kelimesi kesildi...

DİYARBAKIR – Diyarbakır’da demokratik kitle örgütleri ve sendikalar, barış ve demokrasi talebiyle sokağa çıktı. Amed Emek ve Demokrasi Platformu tarafından İstasyon Meydanı’nda ‘Toplumsal barış ve insanca yaşam için demokrasiyi inşa edelim’ mitingi yapıldı.

Emek örgütleri iki polis kontrol noktasından geçerek miting alanına girdi.

KESK’İN PANKARTINA ENGELLEME

KESK üyeleri miting alanına girerken, ‘Ranta, talana, faize, israfa, savaşa değil emekçiye bütçe’ yazılı pankart nedeniyle polis engeliyle karşılaştı. Polis, KESK’in pankartında bulunan ‘savaş’ kelimesine izin vermedi.

KESK üyeleri ile polis arasındaki müzakere sonuvermedi. Bunun üzerine KESK üyeleri pankartta bulunan savaş kelimesini kesmek zorunda kaldı.

‘COĞRAFYANIN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ’

Çevre illerden de çok sayıda emek örgütü temsilcisinin katıldığı mitingde konuşma yapan Eğitim Sen Diyarbakır 1 No’lu Şube Başkanı Abbas Şahin “Bu ülkede insanların dili, kültürü yasaklandı. Sömürünün, asimilasyonun karşısında duran halk vatan haini olarak yaftaladı. Vatan hainleri onlardı. Bunlar Avrupa’da yolsuzluk ve hırsızlıkta ön sıradalar. Hukukun, demokrasinin esamesi okunmuyor. Halkın seçtiği siyasetçileri hapse attılar, belediyelere kayyım atadılar. Bize dayatılmaya çalışılan bu coğrafyanın kaderini direnerek değiştireceğiz. Kazanmamız çok yakın. Dost ve düşman bunu herkes bilsin ki kazanacağı, mutlaka kazanacağız” dedi.

‘HER ŞEY SATILDI’

TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu Üyesi Doğan Hatun ise konuşmasına Maraş katliamında yaşamını yitirenleri anarak başladı. Son 3-4 yıldır yaşananların söyleyecek söz bırakmadığını belirten Hatun “Bu devlet Kürt halkına reva gördüğü zulmü kendine bir hak olarak görüyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomik krize de değinen Hatun, insanların yolsulluktan intihar ettiğini vurgulayarak, ‘bütçenin savaşa değil, barışa, halka, yoksullara harcanması’ çağrısı yaptı.

DİSK Genel İş Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Salih Doğrul da AK Parti’nin neoliberal politikalar izlediğini, her şeyi özelleştirip sattığını dile getirerek, bu sürecin devam ettiğini anlattı. Doğrul, bu politikalardan kaynaklı, yoksulluk ve açlığın arttığını, siyasi soykırımların yapıldığını, kayyım politikalarının sürdüğünü söyledi.

‘PARAN YOKSA ÖL DİYORLAR’

KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, AK Parti’nin dışarda Osmanlıcılık içerde ise baskıyla kendi varlığını, ömrünü uzatmaya çalıştığını ifade etti. Türkiye’de yaşanan baskı ve yoksullaşmaya dikkat çeken Gezen “Tek adam rejimi keyfiliğine, seçme seçilme hakkının gaspına, kayyım atamalarına karşı çıkanlar var bu ülkede. Yolsuzluğa batmış bu ülkede direnen emekçiler var, selam olsun hepsine” dedi.

Hükümetin ekonomik politikalarını eleştiren Gezen, AK Parti’nin bütçenin yükünü emekçilerin sırtına yıktığını belirtti. Türkiye’de işsizliğin arttığını vurgulayan Gezen “Bir yandan işsizlikten evine ekmek götüremeyen ve çaresizlikten intihar edenler var, bir yandan 50 bin lira yemeğe verenler. Bir yandan elektriğe gelen zamlar, elektrik borcunu ödeyemeyen çiftçiler. Yetmiyor, işsizlik fonuna el atıyor. Bu tablo uzayıp gider. Eğitim ve sağlık paralı hale geldi. Paran yoksa öl diyorlar. Bu sorunların hiçbirini bu bütçe döneminde de çözmediler. Saray yine emekçilerin yanında durmadı, karşısında durdu, sermayedarların yanında durdu” diye konuştu.

AK Parti’nin kendi yandaşlarına ve savaşa bütçe ayırdığını ifade eden Gezen, bu bütçeyi kabul etmediklerini belirterek, taleplerini sıraladı. Gezen, “İnsanlık dışı koşullarda yaşamaya, işsizliğe, vergi adaletsizliğine, irademizin gasp edilmesine ve kayyımlara, anti demokratik rejime, ırkçılığı, kadınların köleleştirilmek istenmesine hayır” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

MIZRAKLI: BİZ GELECEĞİZ

Konuşmaların ardından yerine kayyım atanan ve cezaevine konulan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Adnan Selçuk Mızraklı’nın mesajı okundu. Mızraklı mesajında şunları söyledi:
“Bugün bir arada, bu meydanda hep birlikte barışı, bir arada yaşamayı ve özgürlükleri haykırıyorsunuz. 2002 yılında daha fazla barış, demokratikleşme ve özgürlük vaadiyle iktidara gelenler bugün tüm bu söylemlerden uzaklaşarak, faşizmin baskıcı yüzünü uygulamaktadırlar. Türkiye de yaşayan halkları baskı, zor ve zulüm politikalarıyla zaptu rap altına alıp, köleleştirmek istemektedirler. Özgürlükleri sadece kendi yandaşlarına reva görenler, diğer halkları ötekileştirmektedir. Tüm bunların önündeki tek engel, bizleriz. Bizler örgütlü bir halk, özgür bir geleceğiz. Çünkü bizler özgürlüğün değerini derinden hissedenleriz. Bizler bu özden aldığımız güçle özgür bir toplumu oluşturmaya çalışmaktayız. Çünkü demokratikleşme, barış ve insanca yaşam özgür insan ile olur. Özgür insan örgütlenerek özgür toplumu oluşturur. Bizlerde bu özden aldığımız güç ile mutlaka ama mutlaka toplumsal barışın önündeki engelleri kaldırıp, insanca yaşam için onurlu bir demokratik yaşamı inşa edeceğimizin inancıyla sizleri selamlıyorum. Bizler bu inançla ile mutlaka ama mutlaka kazanacağız.”

Mitingde, sanatçı Azad Bedran konser verdi. (DUVAR)