AİHM Kavala'nın serbest bırakılmasını istedi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Osman Kavala'nın başvurusunu karara bağladı ve ihlal olduğu gerekçesiyle derhal serbest bırakılmasını istedi.

DUVAR – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 770 gündür tutuklu bulunan iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala’nın serbest bırakılmasına karar verdi. Mahkeme karara gerekçe olarak  Kavala’nın makul şüphe olmadan tutuklanmasını ve Anayasa Mahkemesi’nin dosyayı makul sürede incelememesini gösterdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını istedi.

Hukukçu Benan Molu, AİHM tarafından verilen kararın, Türkiye’ye karşı makul şüphe olmadan tutukluluk bağlantılı ilk olduğunu ifade etti. AİHM’nin Kavala kararı  Demirtaş’tan sonra ikinci 18. madde ihlali kararı olma özelliği de taşıyor.

AVUKATLARI TAHLİYE İSTEYECEK

 

AİHM kararının açıklanmasının ardından Osman Kavala’nın avukatları Dr. Köksal Bayraktar, Deniz Tolga Aytöre ve İlhan Koyuncu yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 10 Aralık 2019 tarihli Osman Kavala kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5/1, 5/4 ve 18. maddelerinin ihlal edildiğini tespit etmiştir. Mahkeme, ‘Osman Kavala’nın şiddete başvurmaya niyeti olduğu yönünde herhangi bir makul şüphenin bulunmadığı, Kavala’nın yalnızca sözleşmenin güvence altına aldığı hakları kullandığı ve bu eylemlerin bir insan hakları savunucusunun olağan fiil ve faaliyetlerinden ibaret olduğu, başvurucunun uzun tutukluluk halinin hak savunucusunu sessizleştirmek art niyeti taşıdığı’ gerekçeleriyle ihlal kararı vermiş ve derhal serbest bırakılması gerektiği sonucuna ulaşmıştır.

Biz, Osman Kavala avukatları olarak, AİHM kararını haklı ancak geç kalmış bir hukuki kazanım olarak değerlendiriyoruz.

Türkiye’nin kurucusu olduğu Avrupa Konseyi’nin bir organı olan AİHM kararının yerindeliği ve bağlayıcılığı tartışma konusu yapılamayacak kadar net ve açıktır.

Bununla beraber, söz konusu karar içeriğinin yargı sistemimizde ilk kez yer aldığı şeklindeki yaklaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır. Zira, Anayasa Mahkemesi’nin değerli başkan ve üyeleriyle, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev değişikliği uygulamasından önceki sayın başkanının AİHM ile aynı doğrultuda tespit ve kararlara imza attıkları halde, çoğunluk sağlanamadığı için, bu karar ve tespitler yargı sistemimizde hak ettiği yeri alamamıştır.

10 Aralık İnsan Hakları Günü gibi anlamlı bir tarihte açıklanan bu önemli kararın hukuk sistemimizde oluşturulmaya çalışılan yargı reformu uygulamalarına katkı sağlamasını diliyoruz. Müvekkilimiz Osman Kavala’nın bu karar uyarınca, özgürlüğüne bir an önce kavuşmasını sağlayacak adımların vakit kaybetmeden atılmasını önemle vurguluyoruz.”

(HABER MERKEZİ)