Tıbbi ve Aromatik Bitki Araştırma Komisyonu: Her ilin coğrafi işaret tescilli bitkisi olsun

Tıbbi ve Aromatik Bitki Çeşitliliğinin Korunması Araştırma Komisyonu çalışmalarını tamamladı. Raporda "her ilde marka olabilecek ürünlerin üretimine başlatılması, coğrafi işaret tescillerinin yapılarak ekonomiye kazandırılmasına yönelik eylem planı hazırlanması” önerildi.

Müzeyyen Yüce  myuce@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – TBMM Tıbbi ve Aromatik Bitki Çeşitliliğinin Korunması Araştırma Komisyonu çalışmalarını tamamladı.

Komisyon Başkanı AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, komisyon olarak Trabzon, Rize, Artvin, Çorum, Konya, Karaman, Giresun, Ordu, Samsun, Hatay, Kilis, Balıkesir, Gaziantep ve Şanlıurfa’ya düzenledikleri çalışma ziyaretlerinde 250’den fazla kişiden bilgi aldıklarını ve bu kapsamda oluşturulan komisyon raporunu Genel Kurul’da görüşülmek üzere TBMM Başkanlığına sunacaklarını söyledi. Aydın, tıbbi ve aromatik bitkilerin dünyadaki ticaret hacminin 2020 yılında 200 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi.

‘GEN MERKEZİ ÜLKEMİZDE OLAN BİRÇOK BİTKİNİN PATENTİ ALINDI’

Türkiye’de 12 binin üzerinde bitki çeşidi bulunduğuna ve bunların 3 bin 600’ünün de endemik bitki olduğunu belirten Aydın, “Ülkemizde gen merkezi ve üretim potansiyeli bulunan birçok bitkinin diğer ülkeler tarafından patentinin alınmış olması, ülkemizin konu ile ilgili gerekli politikaları oluşturup önlem almakta geciktiğini göstermektedir. Zengin biyoçeşitliliğimize rağmen dünyada halen ucuz hammadde tedarikçisi konumunda olduğumuzu söylemek zorundayım. Artık yerli ve milli üretimler yapmalı ve markalı ürünler ortaya koymalıyız” diye konuştu.

EN ÇOK İTHAL EDİLEN ÜRÜNLERİN BAŞINDA KARABİBER GELİYOR

Türkiye’de doğadan toplanarak iç ve dış ticareti yapılan 347 türün bulunduğuna dikkat çeken İbrahim Aydın, bunların yüzde 30’unun dış ticaretinin yapıldığını söyledi. Aydın, Türkiye’nin dünyanın en önemli kekik, defne ve kimyon ihracatçısı olduğunu da sözlerine ekleyerek, en fazla ithal edilen ürünlerin ise karabiber, zencefil, çörekotu, zerdeçal ve tarçın olduğunu kaydetti.

Tıbbi ve aromatik bitkilerin kullanım alanları ve şekli konusunda bilinç düzeyinin yetersiz olduğunu söyleyen Aydın, “Sağlık Bakanlığı tarafından 2014 yılında yapılan araştırmaya göre yüzde 60,5’inin geleneksel ve tamamlayıcı tıp metotlarını hayatının bir döneminde tedavi amaçlı kullandığı tespit edilmiştir. Ülkemizde yıllardır geleneksel tedavilere ‘kocakarı ilaçları’ denilerek dışlanmıştır. Hâlbuki bunlar ‘geleneksel bilgi’ ve ‘halk reçeteleridir’ ve değerlidir” dedi.

‘EYLEM PLANI HAZIRLANMASINI ÖNERDİK’

Komisyon raporunun 8 başlıkta toplandığını aktaran Aydın, raporda doğadan toplama sürecine, yetiştiricilik, işleme, pazarlama süreçleri, mevzuata ve kurumsal yapıya, araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile sektörel planlamaya, istihdam ve sosyal güvenlik politikalarına, eğitim, tanıtım ve toplumsal bilinçlendirme faaliyetlerine ilişkin önerileri olduğunu dile getirdi.

Üretimlerin havza bazında yapılması gerektiğini işaret eden Aydın, her ilin kendi bitkisinin olmasını önemsediklerini söyledi ve bu ürünlerin coğrafi işaret tescillerinin yapılarak ekonomiye kazandırılmasına yönelik eylem planının hazırlanmasını önerdiklerini ifade etti.

TÜR BAZINDA GEN KAYNAKLARINI KORUMA PROGRAMI

Aydın, Türkiye’ye özgü endemik bitkiler ile stratejik öneme sahip bitkiler için “Tür bazında ‘Gen Kaynaklarını Koruma Programı’ oluşturulması” ve etkin bir şekilde söz konusu programın uygulanmasını önerdiklerini belirtti. Aydın, önerilerini şöyle sıraladı:

“Tıbbi ve aromatik bitkilerin ivedilikle belirlenerek, doğadan toplanmaya uygun miktarlarını gösteren ülkesel bitki haritalarının belirlenmesi ve dönemsel olarak güncellenmesi”, “Yurt içinde üretilme potansiyeli olan ancak kısmen veya tamamen ithal edilen ürünlerin üretimini artırmaya yönelik özel destek programlarının geliştirilmesi.”