10 Ekim davasında yargı tarihinde bir ilk

10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasının 16 firari sanık yönünden devam eden duruşmasında, örgüt üyeliğinden 18 yıl hapis cezası alan Erman Ekici, "insanlığa karşı suç işlemek"ten hâkim karşısına çıktı. 10 Ekim-Der Başkanı avukat Mehtap Sakinci Coşkun, Türkiye yargılama tarihinde ilk defa "insanlığa karşı" suç yönünden bir dava görüldüğünü söyledi. Ekici ise duruşmada, "Ebu Talha" kod adlı kişinin kendisi olduğu iddialarını reddetti.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA - 10 Ekim Ankara Katliamı’nın 16 firari sanık yönünden görülen duruşması bugün Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Dava, Türkiye yargı tarihine de geçti. Gar katliamı davasında daha önce IŞİD yöneticiliğinden 18 yıl hapis cezası alan Erman Ekici, bu kez "insanlığa karşı suç" işlemekten hâkim karşısına çıkarıldı.

Duruşma öncesinde mahkeme heyeti tarafından, yerine kayyım atanan Suruç Belediye Eşbaşkanı Hatice Çevik’in ismi "katılan" sıfatıyla okunduğunda, duruşmayı izleyen aileler "tutuklu" diye karşılık verdi.

COŞKUN: BU DURUŞMA ÇOK ÖNEMLİ

Duruşma öncesinde 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği (10 Ekim-Der) üyesi aileler Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. 10 Ekim-Der Başkanı avukat Mehtap Sakinci Coşkun, Türkiye yargılama tarihinde ilk defa "insanlığa karşı işlenmiş" suç yönünde görülecek olan davanın önemli olduğunu söyledi ve "İlk defa insanlığa karşı suç tanımlamasıyla bir yargılanma gerçekleşecek. Ayrıca ilk defa duruşmada bir sanık göreceğiz. 16 firari sanığın yargılandığı dosyada şimdiye kadar hiçbir ilerleme sağlanamamıştı. Başından beri söyledik, söylemeye devam edeceğiz, bu duruşma çok önemli. Bütün emek demokrasi güçlerinin yargılamaya desteklerini talep ediyoruz” dedi.

SANIK SIRALARINDA BU KEZ ERMAN EKİCİ YER ALDI

Dosya kapsamındaki ilk iki duruşma boş sanık sandalyeleriyle görülürken, bugünkü üçüncü duruşmaya ana davada "örgüt yöneticiliği"nden 18 yıl hapis cezası verilen, ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurularıyla hakkında bu kez "insanlığa karşı suç işlemek"ten iddianame hazırlanan Erman Ekici getirildi.

Yöneltilen suçlamaya dair savunma yapan Ekici, “Yunus Durmaz’ın materyalleri ve Yakup Şahin’in ifadesinden yola çıkılarak hakkımda iddianame düzenledi. Şahin ifadesinde hücre evlerinden bahsederken, yetkili kimsenin giremeyeceğini söylüyor. Benim girip, çıktığıma dair görüntü yok. Ben kurban seçildim” dedi.

‘EBU TALHA BEN DEĞİLİM’

Ekici, savunmasını şöyle sürdürdü: “Yunus Durmaz, Antep’teki hücre evlerinden bahsediyor. Halil İbrahim Durgun, Talha Güneş, Abdulmuttalip Demir terörden aranıyordu ama bunlar hakkında iddianame hazırlamadı. Bu şahıslar arasında Antepli Ebu Talha, İçişleri Bakanlığı tarafından aranıyordu ama bulamadığı için benim üzerime atıldı. CMK sadece bize uygulanıyordu. Ebu Talha ben değilim, Talip Akkurt’tur. 1984 doğumlu Ebu Talha ismi ile aranıyor. Sadece Ebu Talha’nın ben olduğumu söylediler. Antep’te, Urfa’da ve Adana’da terör örgütü üyeleriyle görüştüğüm söylendi ama kimle görüştüğüm yer almadı. Hakkımda örgüt üyeliğinden dava açıldı. Benim söylediklerim bu kadar. Siz soru sorarsanız cevap vereceğim. Ebu Talha bulunduğunda pardon mu denilecek.”

‘YUNUS DURMAZ’I TANIYORUM AMA İLİŞKİM YOKTU’

Yöneltilen iddiaları kabul etmeyen Ekici’ye, IŞİD üyesi Yunus Durmaz’ın öldürülmesinin ardından ortaya çıkan belgeler de soruldu.

Sanık Ekici “Suriye ile görüşülen telefonları yakalattığını söylüyor. Yunus Durmaz beni tanıyan bir kişi ama Yunus Durmaz orada bir isim belirtmemiş. Ebu Talha’yı boş bırakmış. 4 isimden 3’ünün kodu ve gerçek ismi var. Ama Ebu Talha karşısında gerçek isim yok. Orada Ebu Talha geçiyor diye bana suçlama yapılmasını anlamış değilim. Orası neden boş bırakıldı?" dedi.

"Beni kullanmış olsaydı oraya Erman Ekici yazardı. Yazışmadan kaynaklı bir isimde olabilir" diyen Ekici, "Ebu Talha’nın kim olduğunu size anlattım. Bu şahıs ben değilim, kabul etmiyorum. Türkiye tarihinde hiç kimseye açılmamış bir dava bana açıldı. Yunus Durmaz’ı tanıdığımı ilk mahkemede söyledim. Düne kadar sizin yanınızda oturan insanlar da yargılandı. Cumhurbaşkanı bile yanıldığını söylüyor, ben ne yapayım, yanılmış olamaz mıyım? Nereden bileyim eylem yapacak?" ifadelerini kullandı.

SORULARA YANIT VERMEDİ

Mağdur avukatlarının sorularını yönelttiği Ekici, avukatların sorularına yanıt vermeyeceğini söyledi. Ekici’nin yanıt vermediği sorular şu şekilde sıralandı:

-İlhami Balı, Talha Güneş, Deniz Büyükçelebi ilişkin nedir?

-Genç Ensar Derneği’ne gitme sıklığın, oradaki faaliyetlerin nelerdir?

-Elazığ örgütlenmesindeki payın nedir?

-Ahmet Güneş ile ilişkin nedir?

-Yakup Karaoğlu ile görev paylaşımın nedir?

-Ağrı’dan İran’a gitmişsin, oradan Afganistan’a mı geçtin mi? Dönüşünü hangi sınır kapısından yaptın? Türkiye içerisindeki IŞİD yapılanmasında yer alıyorsun. Ebu Talha diye teşhisin yapıldı. IŞİD üyelerinin hangi evlerde kalacağını, IŞİD hiyerarşisi içerisinde nerede tanımlarsın?

-Sınır geçişlerinde Antep’e diğer illerden gelen kişilerin karşılanması ve gönderilmesine ilişkin İlhami Balı ile görüşmelerin var. Kim yardımcı oluyordu size?

-Yaralı IŞİD’lilerin tedavi edilmesin için olanak sağlayan kişi ve kurumlar kimlerdi?

(Kaynak: Mezopotamya Haber Ajansı)