Ahmet Altan gözaltına alındı

Gazeteci Ahmet Altan hakkındaki tahliye kararına yapılan itiraz üzerine tutuklamaya yönelik yakalama kararı verildi. Kararın ardından Altan evinde gözaltına alındı. Kararı öğrenmek için saatlerce beklediğini söyleyen Altan'ın avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, "Yaşananların her aşaması, yıllardır tanık olduğumuz hukuksuzlukların devamı" dedi.
Ahmet Altan, İstanbul'daki evinde gözaltına alındı (Fotoğraf: Tansel Parlak/Anadolu Ajansı)

DUVAR – FETÖ davasında yargılanan ve tahliyesine karar verilen Ahmet Altan hakkında, savcılığın itirazı üzerine yakalama kararı çıkarıldı.

15 Temmuz darbe girişiminden önce katıldığı televizyon programında “darbe çağrışımı yaptığı gerekçesiyle yargılanan gazeteci ve yazar Ahmet Altan’a, “silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlamasıyla 10 yıl 6 ay hapis cezası, gazeteci Nazlı Ilıcak’a da 8 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti. Mahkeme heyeti, Altan ve Ilıcak’ın yurt dışına çıkış yasağıyla tahliyesini kararlaştırmıştı. Yazar Mehmet Altan ise beraat etmişti.

Altan, 5 Kasım günü verilen kararın ardından aynı gün akşam saatlerinde tahliye edilmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nin Ahmet Altan’la ilgili kararına itiraz etti.

İtirazı karara bağlayan İstanbul 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi, Altan hakkında, “kaçma şüphesi, suçunun yasada belirtilen katalog suçlardan olması, konumu, sıfatı, eylemlerindeki yoğunluk, aldığı ceza miktarı, tutuklu kaldığı süre, eylemlerinin uzun süreye yayılmış olmasını dikkate alarak adli kontrol tedbirlerinin, harici davranışları da gözetilerek amaca hizmet etmediği” gerekçeleriyle tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.

Kararın ardından Ahmet Altan, İstanbul’daki evinde gözaltına alındı. Altan, Eyüp Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Vatan Caddesi’ndeki emniyet yerleşkesine götürüldü. Altan’ın, işlemlerin ardından yarın adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

PEN: PSİKOLOJİK İŞKENCEYE YOL AÇIYOR

Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN), Altan hakkında yeniden yakalama kararı çıkarılmasının “psikolojik işkence”ye yol açtığını duyurdu. PEN, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

“Ahmet Altan’ın serbest bırakılmasından sadece bir hafta sonra yakalama kararı alınması, psikolojik işkenceye yol açıyor. Türkiye bu acımasız adli tacizi durdurmalı.”

‘SAATLERCE MAHKEME KAPISINDA BEKLEDİM’

Ahmet Altan’ın avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, bir hafta önce cezaevinden çıkan Altan hakkında yeniden yakalama kararı verilmesine ve bu haberi medyadan öğrenmesine tepki gösterdi. Altan’ın avukatı Çalıkuşu, Gazete Duvar’a şu açıklamayı yaptı:

 

“Mahkemenin kararını öğrenmek için saatlerce mahkeme kapısında bekledim ancak bir avukata verilmeyen bu bilgi, mesai bitiminin ardından medya ile paylaşılmış. Kararı biz de medyadan duyduk. 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi Ahmet Altan’ın dosyasıyla ilgili hüküm kurdu ve bundan sonraki süreç istinafa, Yargıtay’a kalmıştı. Ancak 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi, hukukta yeri olmasa da son yıllarda maalesef rastladığımız savcılık itirazı konusunda, kendisini üst mahkemenin yerine koyarak karar verdi. Hakkında tutuklama kararı çıkarsa Ahmet Altan’ın teslim olacağını ifade etmeme rağmen mahkeme yakalama kararı verdi. Yaşananların her aşaması, yıllardır tanık olduğumuz hukuksuzlukların devamı.”

TAHLİYE KARARINI KALDIRAN MAHKEME BAŞKANI DÜN ATANDI

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam, Ahmet Altan hakkında tutuklama kararını Meclis Genel Kurulu’nda gündeme getirdi. İslam şunları söyledi:

“Nasıl bir sistem uygulanıyor? 26. Ağır Ceza karar veriyor, nihai hükmü veriyor, savcı buna itiraz ediyor, 26 reddediyor ama 27’ye dün atanan Başkan vasıtasıyla 27. Ağır Ceza tahliye kararını ortadan kaldırıyor ve tekrar tutukluluğa gönderiyor. Yasal mı? Hayır, değil. Ahmet Altan’ın bu İnfaz Yasası’na göre cezası tamamlanmıştır, yatılmıştır. İnfaz Yasa’sına göre cezasını tamamlamış bir mahkûmun tahliyesi hakkında muadili bir mahkeme karar veremez. Bu aynı zamanda, o kararı, o mahkemenin hükmünü tanımadığı anlamına gelir. Bu kararı bozabilecek olan ancak bir üst mahkemedir. Ben bu hukuk cinayetinin önlenmesi için hem Sayın Adalet Bakanını hem de bütün Hükûmeti göreve davet ediyorum.” (DUVAR-AA)