Suriyeliler anlattı: En basit ihtiyaçlar dahi rüşvetle sağlanıyor

Suriye Vatandaşlarının Onuru Derneği (SACD) tarafından Esad'ın kontrol ettiği bölgelere dönmek zorunda bırakılan Suriyelilerin maruz kaldığı şiddeti anlatan bir rapor yayınlandı. "İntikam, Psikolojik Baskı ve Korku: Esad’ın Yerlerinden Edilmiş Suriyelilere Verdiği Sözlerin Arkasındaki Gerçek" adli bu raporda keyfi tutuklamalar, zorla çalıştırma, haraç ve en temel hizmetlerin dahi ancak rüşvetle sağlandığı iddia ediliyor.

Filiz Gazi  fgazi@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Suriye Vatandaşlarının Onuru Derneği (SACD) tarafından Esad’ın kontrol ettiği bölgelere dönmek zorunda bırakılan Suriyeli vatandaşların maruz kaldığı şiddeti anlatan bir rapor yayınlandı.

Raporun basınla paylaşıldığı toplantıda “Tüm Suriyeli mültecilerin ve yerinden edinmişlerin zorla geri dönüşlerine karşıyız. Gönüllü, güvenli, onurlu geri dönüşler sağlanmalı. İnsan hakları çerçevesinde uluslararası mekanizmalar kurulmalı. Geri dönüş şartlarının tarafsız şekilde gözlemlenmesi gerekmektedir” denildi.

“İntikam, Psikolojik Baskı ve Korku: Esad’ın Yerlerinden Edilmiş Suriyelilere Verdiği Sözlerin Arkasındaki Gerçek” adli bu rapor, SACD’nin Veri Toplama ve Analiz Birimi’nin Homs, Şam’ın kırsal bölgesi, Dara’a ve Halep’te yaşayan 165 kişiyle oldukça zorlu koşullar altında yaptığı görüşmelerden elde edilen bilgilerle hazırlandı.

‘GÖRÜŞMELER GİZLİ YAPILDI, İSİMLER DEĞİŞTİRİLDİ’

Raporda görüşmelerin güvenlik nedeniyle gizli yapıldığı, katılımcıların isimlerinin değiştirildiği ifade ediliyor.

Raporun basınla paylaşıldığı toplantıda özellikle belirtlilen, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) de dahil hiçbir uluslararası kuruluşun Esad’ın kontrolü altındaki bölgelerin tamamına sansürsüz bir şekilde ulaşamadığı ve bu yüzden rapordaki bilgilerin özel bir çalışmayla elde edildiği oldu.

Araştırmanın sonucuna göre rejimin elinde olan bölgelere geri dönenler ve oldukları yerleri terk etmeyen vatandaşlara rejim güçleri, milis ve dış kuvvetler tarafından yaygın ve sistematik bir şekilde insan hakları ihlalleri işleniyor. Keyfi tutuklamalar, zorla çalıştırma, haraç ve en temel hizmetlerin dahi ancak rüşvetle sağlandığı iddia ediliyor.

Kendileriyle röportaj yapılanların yüzde 52’si rejimin kontrolündeki bölgelere geri dönen insanlar, yüzde 48’i ise hiç yerinden ayrılmamış olanlar.

EN BASİT İHTİYAÇLAR DAHİ RÜŞVETLE SAĞLANIYOR

Araştırmaya katılanların yüzde 65’i rejimin sahip olduğu bölgelerde kendilerini güvende hissetmediklerini söylemişler. Yine görüşülen kişilerin yaklaşık yüzde 70’i, kendilerinin veya aile üyelerinden birisinin zorunlu bir şekilde ya da yedek askerlik hizmeti yapmasının istenmesi nedeniyle korku duyduğunu ifade etmiş.

Görüşülen kişilerin çoğu en basit ihtiyaçlar için rüşvet verdiğini ifade etmiş. 62 yaşındaki Fawzi şunları söylemiş: “Ben emekli bir çalışanım; maaşımı uzun bir süre kestiler ve maaşımı kanıtlamak için rüşvet ödedikten sonra iade ettiler.”

44 yaşındaki Humuslu Marwan şunları söylemiş: “Bir uzlaşma anlaşmasından sonra hapse atıldım, ancak beni mali zorbalık için hapse attılar ve serbest bırakılmam için çok büyük miktarda para talep ettiler.”

‘ZORLA ASKERLİĞE YA DA YEDEK ASKERLİĞE ZORLANILIYOR’

Doğu Guta’dan 53 yaşında bir erkek olan Abu Mahmoud, tek oğlunun asla çatışmanın iki tarafına katılmak istemediğini ifade etmiş. Bilinmeyen bir güvenlik kuvveti, oğlunu Ocak 2019’da tutuklamış. Mahmoud, oğlunun akıbeti hakkında bilgi sahibi olmadığını ifade etmiş.

“Güvenlik yok, finansal gasp için ve yedek ya da zorunlu askerlik hizmeti için tutuklamalar var, çalışacak iş yok, hareket özgürlüğü yok… ama aşağılama ve eziyet var.” (41 yaşında bir adam)

Görüşmecilerin paylaştığı sorunlardan bir diğeri mülklerinin ellerinden çıkması ya da mülkleri hakkında bilgi edinememeleri. Eylül 2012’de, hükümet, yetkili makamların Şam ve Şam kırsalındaki valiliklerdeki rastgele yerleşim alanlarını yıkmalarına ve kentsel imar bölgelerine dönüştürülmesine imkan sağlayan Kanun Hükmünde Kararnameyi kabul etmiş. Fakat buna rağmen görüşmeciler hükümetin yeniden yapılanma çabalarını destekleyen çok az kanıt olduğunu paylaşmış.

35 yaşında olan Suad: “El Maliha şehrinin mevcut durumu hakkında şu ana kadar hiç bir şey bilmiyoruz. Mülkümüz başkalarının mülkiyetinde olabilir ve buradaki emlak düzenleme prosedürü hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.”

“Durum çok kötü, hizmetler iyi değil, hastaneler kirli ve güvensiz, yolsuzluk yaygın ve haklarımızı alamıyoruz.” (Doğu guta dan 52 yaşındaki bir erkek)

“Failleri biliniyor olmasına rağmen, mahallemizde birçok hırsız olayı yaşandı, ancak suçlu bulunmuyor. Ayrıca yozlaşma yaygındır ve güvenlik eksikliği nedeniyle kimsenin geri dönmesi tavsiye edilmez ve güvenlik kuvvetleri, rejim güvenlik görevlilerinin yasadışı eylemlerini göz ardı etmektedir.”

50 yaşında bir kadın ise şunları söylemiş: “Güvenlik kontrol noktaları insanlara şantaj yapıyor ve zorunlu kirli para ödemesi yapmadan mal girişini engelliyor; hiçbir engel tanımaksızın kadınların tacize uğramasından bahsetmiyorum.”