Açlık grevi sona erdi: Eylem nedeniyle 8 kişi yaşamını yitirdi

PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması amacıyla başlayan açlık grevleri sona erdi. Avukatlarının Öcalan ile yaptığı görüşmenin ardından 3 binin üzerinde eylemci açlık grevini sona erdirdi.

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in öncülüğünde Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması amacıyla başlayan süresiz dönüşümsüz açlık grevleri sona erdi. Çoğunluğu hapishanelerde tutuklu ve hükümlülerden oluşan 3 bin 235 kişinin sürdürdüğü eylem nedeniyle bu güne kadar 8 kişi yaşamına son verdi.

Cezaevinde süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan 15 kişi bu eylemlerini 30 Nisan’da ölüm orucuna çevirdi. 10 Mayıs tarihinde ise bu gruba 15 tutuklu daha katıldı.

İLK BAŞLAYAN LEYLA GÜVEN OLDU

Açlık grevine başlayan ilk isim HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven oldu. Güven, o dönem tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nden 7 Kasım 2018 tarihinde süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladığını duyurdu. Güven açlık grevinin 79’ncu gününde cezaevinden tahliye edildi. Güven, Abdullah Öcalan’ın açıklamasının ardından açlık grevini 200’üncü gününde sonlandırdığını açıkladı.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Hewler kentinde bulunan HDP üyesi Nasır Yağız’ın da açlık grevi 6’ncı ayını geride bırakmıştı. Yağız’ın görme ve duyma yetisini giderek kaybettiği de biliniyordu.

Cezevinde açlık grevinde olan eski HDP milletvekilleri de vardı. Dokunulmazlıkları kaldırılarak cezaevine konulan eski HDP milletvekilleri Figen Yüksekdağ, Aysel Tuğluk ve Sebahat Tuncel’in açlık grevleri 5’inci ayındaydı. HDP Diyarbarkır Milletvekili Dersim Dağ 3 Mart tarihinde açlık grevine başladı, HDP Van Milletvekilleri Tayip Temel ve Murat Sarısaç da 8 Mart tarihinde açlık grevine başladı.

TALEPLERİ NEYDİ?

Açlık grevcilerin ilk talebi yıllardır avukatlarıyla görüşemeyen Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasıydı. Öcalan’ın ailesi ve avukatlarıyla düzenli olarak görüşmelerinin yapılabilmesi açlık grevcilerin talepleri arasındaydı. Açlık grevleri sürerken Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan 13 Ocak tarihinde İmralı’ya giderek ağabeyi ile görüşme yaptı. Bu gelişmeyle birlikte Öcalan’ın avukatları 8 yıl sonra 2 Mayıs tarihinde müvekilleriyle görüşebildi. Yine avukatlarının başvuruları neticesinde iki avukat dün İmralı’ya giderek Öcalan’la görüşme yapabildi.

Avukatlar ilk görüşme sonrası yaptıkları açıklamada müvekkilleriyle periyodik olarak görüşmelerin süreceğine dair ellerinde bir bilgi olmadığını söyledi. Öcalan da avukatları aracılığıyla gönderdiği mektupta ise açlık grevinde bulunanlar için şu ifadeleri kullanmıştı: Cezaevleri içindeki ve dışındaki arkadaşların direnişlerine saygı duymakla birlikte, sağlıklarını tehlikeye atacak ve ölümle sonuçlandıracak konumlara taşıracak noktaya taşımamalarını önemle belirtmek isteriz. Bizim için onların akli, fiziki ve ruhi sağlıkları her şeyin üstündedir. Ayrıca en anlamlı yaklaşımın zihinsel ve ruhi duruşun geliştirilmesiyle bağlantılı olduğuna inanıyoruz.

HAYATINA SON VERENLER

Açlık grevleri sürerken Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için hayatına son verenler de oldu. Tekirdağ Cezaevi’nden Zülküf Gezen, Gebze Kadın Cezaevi’nde Ayten Beçet, Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nden Zehra Sağlam, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Medya Çınar, Elazığ Cezaevi’nde bulunan Mahsum Pamay, Şakran Kapalı Cezaevi’nde bulunan Yonca Akici ve Osmaniye Cezaevi’nde bulunan Siraç Yüksek cezaevinde hayatına son veren isimler oldu.

Almanya’nın Krefeld kentinde ise tecridin son bulması için 20 Şubat tarihinde mahkeme önünde kendini yakan Uğur Şakar, tedavi gördüğü hastanede 22 Mart’ta yaşamını yitirmişti.

AÇLIK GREVİ VE SONRASI

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) açlık grevinde olanlara ilişkin ve açlık grevi sonrası yapılması gerekenlere dair geçtiğimiz aylarda bir açıklama yaptı. TİHV’in bu konuda yapmış olduğu açıklama şöyle:

  • Açlık grevi yapanların günlük olarak minimum 5 büyük bardağı su, 2 çay kaşığı tuz, 5 yemek kaşığı şeker, 1 tatlı kaşığı karbonat ve 500 mg B1 vitamini alması sağlanmalıdır.
  • B1 vitamininin temin edilmesi ve açlık grevi yapanlara ulaştırılması sağlanmalıdır.
  • Açlık grevi sırasında, açlık grevi yapanların başka koşullardan kaynaklanan sağlık riskleri ortadan kaldırılmalıdır. Kullanılan malzemelerin temizliği ve sağlığa uygunluğu sağlanmalıdır. Bu kişilerin ılık ve nemli bir ortamda, fazla fiziksel aktiviteye maruz bırakılmaksızın bulunmaları sağlanmalıdır.
  • Açlık grevindekilerin var olan hastalıkları nedeniyle kullandıkları ilaçlara nasıl devam edecekleri konusunda bilgi verilmelidir.
  • Açlık grevi yapanlara yardımcı olan, bakımlarını sağlayanlara gerekli bilgi ve olanaklar sağlanmalıdır. Bu nedenle Türk Tabipleri Birliği tarafından hazırlanmış “Açlık Grevi Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Konular” adlı bilgi notu, bu kişilere ve açlık grevi yapanlara iletilmelidir.
  • Kişiler, açlık grevine başladıkları andan itibaren, müdahalesini kabul ettikleri hekim gözetiminde tutulmalı ve kendi sağlık durumları hakkında her gün hekimleri tarafından bilgilendirilmelidirler. ,
  • Açlık grevinin kişinin kendi iradesiyle sonlandırıldığı, tedavi ve beslenmeye geçiş aşamasında, TTB’nin daha önceki açlık grevlerine katılmış olanların beslenmeye geçiş, eksikleri yerine koyma ve ortaya çıkan hastalık ve rahatsızlıkların tedavileri üzerine yapılmış olan araştırmalara bağlı olarak hazırladığı “Açlık Grevi Yapmış Hastada Tedavi Bakım Protokolü” uygulanmalıdır.
  • Hastaneye sevkler ve tedavi; kusma ve bası yarasına yol açabileceğinden kelepçeli yapılmamalıdır.,
  • Açlık grevi bittikten sonra yerine koyma ve beslenmeye geçiş aşamasında, ihtiyaç duyulabilecek hekim ve sağlık çalışanı daha önceden belirlenmeli, bu kişilere tedavi ile ilgili gerekli bilgiler verilmelidir.
  • İlgili meslek örgütleri, sağlık ve insan hakları örgütlerinin oluşturduğu “Bağımsız Tıbbi İzlem Heyetleri”nin cezaevi ziyaretleri ve denetimleri, tedavilerin yapılması ve komplikasyonların azaltılması açısından önemlidir. Bu heyetlerin cezaevlerine girmesi için gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır.