İmamoğlu konuşurken 1 Mayıs meydanı

Bu yıl sendikaların, partilerin ve meslek örgütlerinin çağrısıyla İstanbul Bakırköy'de düzenlenen 1 Mayıs kutlamalarına ilgi yoğundu. Bu ilginin nedenlerinden biri hiç şüphesiz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 1 Mayıs alanında mikrofonun başına geçmiş olmasıydı.

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR- Her 1 Mayıs geldiğinde partiler ve sendikalar için kortej büyüklüğü, gözlemlerde ilk dikkat edilen noktadır. Gençlik kaç kişi? İşçiler kaç kişi? Geçtiğimiz sene kaç kişiydik? Alanın toplam çoğunluğuna dair yapılan yorumlar, sıra dışı bir durum yoksa genelde bu öz değerlendirmelerden sonra gelir. Elbette bir yasaklı bir yasal; bir Taksim’i zorlamalı bir ‘izinli’ 1 Mayıslar geçiren İstanbul için bu gözlemler, koşullara göre değişebiliyor ve uzun erimli kıyaslamalar yapmak mümkün olmuyor. Bu yıl sendikaların, partilerin ve meslek örgütlerinin çağrısıyla binlerce kişi Bakırköy’de düzenlenen 1 Mayıs kutlamalarına katıldı. Farklı siyasal atmosferlerde, aynı meydanda bir yıl arayla yapılan iki toplanmanın kıyası en çok konuşulan konulardan biriydi. Gerçekten de 2017 Bakırköy 1 Mayıs’ı bugünle kıyaslandığında ortada hatırı sayılır bir fark var.

Alandaki kimi kurumların temsilcileri, toplanmaya herhangi bir sendikal ya da siyasi örgütten olmayıp, bireysel olarak gelenlerin oldukça çok olduğunu dillendiriyor. Özellikle geçmiş dönemler kıyaslandığında bağımsız katılımcıların çokluğu alanın görülmeyen aktörü gibi duruyordu. Bu arada diğer kuruluşlara ya da işçi örgütlenmelerine haksızlık etmemek gerek. Örneğin Metal-İş’in kalabalık korteji pek çok kişi tarafından ‘kortej gerilerinde’ dillendiriliyordu. Bir özel parantezi de ‘EYT’ olarak duyduğumuz emeklilikte yaşa takılanların talepleri ve alanda varlıklarını hissettirişleri için açmalıyız.

İMAMOĞLU’NUN 1 MAYIS KÜRSÜSÜNDE OLUŞU TARİHİ BİR ANDI

Bu 1 Mayıs’a katılımın artmasında elbette pek çok neden var. Bunlardan biriyse şüphesiz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da mikrofonun başına geçmiş olmasıydı. Bunda özellikle bağımsız insanların mitinge olan ilgisiyle arada bir bağ kurulabilir gibi duruyor. CHP’nin seçim zaferi coşkusu ya da İmamoğlu’nu sahnede görme heyecanı mı neden oldu bilinmez ancak CHP de geçmiş dönemlere göre daha güçlü bir katılımla alandaydı. İmamoğlu’na dönecek olursak, kendisinin İBB Başkanı sıfatıyla sahnede olması başlı başına tarihi bir andı, konuşmasını oldukça kısa tutup sadece birkaç cümleyle sınırlaması, haliyle sadece bir selamlamadan ibaret olması kimilerini hayal kırıklığına uğrattı. Öyle ki İmamoğlu konuşmasını bitirdiği anda kimi CHP kortejleri henüz alana dahi girmemişti… Öte yandan bu hareketi, İmamoğlu’nun muhtemelen bilinçli olarak 1 Mayıs’ı kendi şovuna dönüştürmemiş olduğu şeklinde de yorumlayabiliriz. Şunu da not etmek gerek, İmamoğlu kendi varlığını hissettirse de sahneye çıktığında kitlede ‘inanılmaz bir rüzgar estirdiğini’ söylemek güç. Özellikle kitlenin ‘sol’ yakasında. Özetle evet bir İBB başkanının 1 Mayıs kürsüsünde olması ne kadar doğrudur, ne kadar yanlıştır, başka bir konu. Ancak pek yaşanmayan olayların yaşanması, alanlara pek gelmeyenleri de alana yakıştırmış olduğu bir gerçek.

HDP 1 MAYIS ALANININ İDDİA TEMSİLCİLERİNDENDİ

HDP kortejleri her zaman 1 Mayıs’ların dikkatle izlenen kortejlerinden olmuştur. Son süreçte aldığı tüm darbelere karşın bu yıl HDP alanın hâlâ iddialı bir temsilcisi olduğunu gösterdi. ESP, Devrimci Parti ve SYKP gibi diğer bileşenlerinin esasen kendi kortejleriyle katılıyor oluşu, gözle görülen HDP kalabalığının akıllarda daha iyi canlandırmaya yarayabilir. Bir diğer konuşulan konuysa normalde ‘protokollerde’ görülmesi (daha doğrusu görülememesi) beklenen, kimi isimler, kitlenin tam da ortasındaydı. Örnek vermek gerekirse TİP milletvekilleri Erkan Baş ve Barış Atay -fazlaca fotoğraf çekilme talebini de göğüsleyerek- kendi partilerinin kortejleri etrafından pek ayrılmadı. Diğer kimi milletvekilleri ve temsilciler için de durum büyük ihtimalle aynı olabilir, gözümden kaçmıştır affola.

1 MAYIS ALANI ERKEN TERK EDİLDİ

Katılımın düşük seviyelerde olmamasına rağmen alanın çok erken boşalması da dikkat çekenler arasındaydı. Sahne programının bitmesine daha zaman olmasına karşın alandaki kitle 10-15 dakika gibi kısa bir süre içinde dağıldıktan sonra geriye neredeyse sadece önde flamaları taşıyan temsilciler kaldı. Alana çoğu kortejin hayli geç gelişi, organizasyondan çok Bakırköy’ün 1 Mayıs alanı olarak doğruluğunu sorgulattı.

YUNANİSTAN’DAKİ 1 MAYISLARLA KARŞILAŞTIRMA

Son olarak da biraz ilginç bir gözleme yer verebiliriz. Hoş gözlem bana ait değil, 1 Mayıs alanına bireysel gelen bir Yunan arkadaşa ait. Konuşurken Türkiye’deki her toplanmayı kendi ülkesindeki 1 Mayıslarla kıyasladı ve iki ilginç noktaya değindi. Alandaki bayrakların çeşitliliği ve fazlalığına oldukça şaşırdığını ve Atina’daki eylemlerde hepi topu 10-15 farklı teşkilatın bayrağını görebileceğini söyledi. Öte yandan diğer eylemlerle 1 Mayıs kıyaslandığında, burada İşçi Bayramı’nın daha coşkulu kutlanmasının da kendisi için dikkat çekici olduğunu ifade etti. İkinci şaşkınlığa bugün 1 Mayıs alanını dolduran tüm emekçilerin cevapları aynı benzer olsa gerek. 1 Mayıs günü özelinde onlarca yıllık mücadele ve yitirilen onlarca hayatla dolu bir mücadele tarihi bu günü farklı kılıyor. Tarihi nedenlerin yanına bir başka yanıt daha eklemek gerekiyorsa şüphesiz bunu, anayasanın verdiği demokratik protesto hakkının kimine görünüp kimine kaybolduğu devirlerde aramak gerekiyor.