'Soma'da cinayetin azmettiricisi ekonomik model'

Soma'da 301 işçinin hayatını kaybetmesiyle ilgili davada patron Can Gürkan'ın tahliye edilmesinin hukuki boyutunu analiz eden Dr. Murat Özveri, işverenin olası sonuçları öngördüğü halde sonuca kayıtsız kaldığının kanıtlandığına dikkat çekti. Özveri yazısında, Soma'daki toplu cinayetin azmettiricisinin 'ekonomik model' olduğu tespitini yaptı ve "İşveren ağır bir ceza alsa azmettirici ortaya çıkacak, bir adım sonra insanlar azmettiricinin de yargılanmasını isteyecekti" dedi.
Soma'da 301 madenci hayatını kaybetmişti.

DUVAR – Soma’da 301 madencinin hayatını kaybetmesiyle ilgili davada işveren Can Gürkan’ın tahliye edildiği kararı değerlendiren Dr. Murat Özveri, hukuki olarak, işverenin olası sonuçları öngördüğü halde kayıtsız kaldığının tespit edildiğine dikkat çekti. Özveri Evrensel Gazetesi’ndeki “Soma ve işçinin yaşamı pahasına gerçekleştirilen üretimin aklanması’ başlıklı yazısında, buna rağmen en ağır cezanın verilmemesinin nedeniyle ilgili “İşveren ağır bir ceza alsa azmettirici ortaya çıkacak, bir adım sonra insanlar azmettiricinin de yargılanmasını isteyecekti” dedi.

“İşveren alabileceği en az cezayı aldı çünkü, Soma’da yaşananlar iş kazası değildir” diyen Özveri, şöyle devam etti: “Soma’da yaşananlar, sosyal hakların yaşama geçirilmesi için olumlu edim görevini yerine getirmeyen, işçi sağlığı iş güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığının denetimini piyasaya açan, kendi üstlendiği dış denetimi gerektiği gibi yapacak müfettiş istihdam etmeyen, kendi çıkardığı yasanın kağıt üzerinde kalmasını teşvik eden, işyerinde işveren otoritesini sınırlandıran her türlü müdahaleyi, bu müdahaleyi yapmakla görevli olanları güvencesizleştirerek işlemez hale getiren ekonomik modelin azmettirici olduğu toplu cinayettir. İşveren ağır bir ceza alsa azmettirici ortaya çıkacak, bir adım sonra insanlar azmettiricinin de yargılanmasını isteyecekti. Bu nedenle işveren alabileceği en az cezayı aldı.”
Murat Özveri’nin yazısı özetle şöyle:

“Soma’da yaşanan iş kazası değildir. İşçilik maliyetlerini düşürerek, ucuz işçilik üzerinden rekabet üstünlüğü sağlamayı tercih eden ekonomik modelin koşullarını hazırladığı toplu cinayettir.

Soma’da işveren üretimde çalışan işçilerin sağlığını korumak için yerine getirmek zorunda olduğu yükümlüklerin hiçbirini yerine getirmemiştir. Üstelik yerine getirmediği yükümlüklerini sadece kağıt üzerinde yerine getirmiş gibi belge düzenlemiştir. Bir şeye karşı önlem almanın ön koşulu o şeyin risk oluşturup oluşturmadığının tespitini gerektirir. Risk oluşturuyorsa riskin olası etkilerinin, bu etkilerden kurtulmak için alınacak önlemlerin belirlenmesini gerektirir. Dolayısıyla önlem almanın ilk adımı, risk değerlendirmesi yapılmış olmasıdır. Bırakın önlem almayı işveren risk değerlendirmesi dahi yapmamıştır. Soma’da işveren tarafından önlem olarak adlandırılan şeylerin ise yüzeysel, etkili olmayan, göz boyamaya dönük uygulama ve ekipmanlar olduğu yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile kanıtlanmıştır.

Soma’da, işveren ucuz kömür üretmek için gerekli altyapı ve teknik değişiklikleri yapmadan, alınması gereken önlemleri almadan üretim yapmıştır. Üstelik bu üretim sıradan bir üretim değildir. Bu üretim işçinin fiziki gücünü, işletmenin teknik kapasitesini sonuna kadar zorlayacak bir üretimdir.

İstinaf mahkemesi gerekçeli kararında bu durum üretim zorlaması olarak adlandırılmıştır. Mahkeme gerekçeli kararında Soma’da 301 işçinin iş cinayetine kurban gitmesinin nedeninin üretim zorlaması olduğunu tespit etmiştir.

(…)

 

Soma’ da işverenin, yasal yükümlüklerinin gereklerini yerine getirmemesi halinde işçilerin ölebileceğini bilmemesi mümkün değildir. Soma’da üretim zorlaması yapılması, maliyet kaygısıyla havalandırma projesinin askıya alınması, eğitim verilmediği halde eğitim verilmiş gibi gösterilmesi, aynı madende önceden onlarca kazanın yaşanması olgularının her birisi kendi başına işverenin olası sonuçları öngördüğü halde sonuca kayıtsız kaldığını kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kanıtlamaktadır.

Nitekim kararın muhalefet şerhinde bu olgular tek tek sıralanarak, işverenin olası kast ile birden çok kişiye öldürmek suçundan cezalandırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Üstelik mahkeme, alındığı ileri sürülen önlemlerin etkisiz, göstermelik olduğunu kabul etmesine karşın sözüm ona bu göstermelik önlemleri almış olmasından hareketle işverene verilebilecek en az cezayı vermiştir. Tüm bu açıklığa karşın, işverenin basit taksirden ceza verilerek tahliye edilmesini açıklamak için Soma’da yaşananların adını doğru koymak gerekir.

Soma’da yaşananlar iş kazası değildir. Soma’da yaşanan ucuz işçilik üzerinden rekabet üstünlüğü sağlamak için oluşturulmuş ekonomik modelin, bu modelin gözde istihdam biçimi olan taşeron uygulamasının toplu cinayetini olanaklı kılan insanlık dışı çalışma koşullarının bir kez daha ortaya dökülmesi, görünür olmasıdır. Soma’da işverenin alması gereken cezayı alması, o işvereni var eden sistemin mahkum olması anlamına gelir. Sistemin devamı, ucuz işçilik üzerinden rekabet etme politikasının sürebilmesi için işverenin alabileceği en az cezayı alması gerekirdi. Yani sistem yargılanmamalıydı, öyle de olmuştur.

İşveren alabileceği en az cezayı aldı çünkü, Soma’da yaşananlar iş kazası değildir. Soma’da yaşananlar, sosyal hakların yaşama geçirilmesi için olumlu edim görevini yerine getirmeyen, işçi sağlığı iş güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığının denetimini piyasaya açan, kendi üstlendiği dış denetimi gerektiği gibi yapacak müfettiş istihdam etmeyen, kendi çıkardığı yasanın kağıt üzerinde kalmasını teşvik eden, işyerinde işveren otoritesini sınırlandıran her türlü müdahaleyi, bu müdahaleyi yapmakla görevli olanları güvencesizleştirerek işlemez hale getiren ekonomik modelin azmettirici olduğu toplu cinayettir. İşveren ağır bir ceza alsa azmettirici ortaya çıkacak, bir adım sonra insanlar azmettiricinin de yargılanmasını isteyecekti. Bu nedenle işveren alabileceği en az cezayı aldı.

İşveren alabileceği en az cezayı aldı çünkü, Soma’da yaşanan iş kazası değildir. Soma’da yaşanan, en az maliyetle en fazla üretimi gerçekleştirmekle övünen, ucuz işçiliği sadece bir girdi, işçiyi maliyet unsuru olarak gören, cesareti, cüreti yaratıcısı ve azmettiricisi olan ekonomik modelden alan, adına işveren denilen tetikçinin parmak çektiği toplu cinayettir. Tetikçinin korunması bir sonraki cinayet ya da cinayetlere tetikçi bulmak için zorunludur.

YAZININ TAMAMI