İzmir'den 'tecride son verilsin' çağrısı

Tecride karşı cezaevlerinde 3 kişi yaşamına son verirken, HDP İzmir İl Örgütü aydınlar, yazarlar ve kitle örgütlerine, "Açlık grevi direnişçilerinin taleplerine destek vermek en büyük barış mücadelesidir. Barış mücadelesine güç katalım, tecridi ortadan kaldıralım" diye seslendi.

İZMİR – HDP İzmir il örgütü, Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde açlık grevini sürdürürken yaşamına son veren Ayten Beçet için basın açıklaması düzenledi. HDP İl binasında yapılan açıklamayı HDP İl Eş Başkanı Besriye Tekgür okudu.

Yaşamlarına son veren Zülküf Gezen, Uğur Şakar ve Ayten Beçet’i anarak konuşmasına başlayan Tekgür, devletin 20 yıldır İmralı’da yasalara ve hukuka aykırı hareket ettiğini söyledi. “Küresel ve bölgesel düzeydeki mutlak tecridin asli yürütücüsü olan AKP/MHP bloğu, toplumun adalet ve hukuk talebine kulaklarını kapatmaya devam etmektedir” diyen Tekgür, tecrit politikasının cezaevlerinde ölümlere neden olduğunu ifade etti.

‘AİLELERİN DEFİN VE YAS HAKKI GASP EDİLDİ’

Zülküf Gezen’in cenazesinde olduğu gibi Ayten Beçet’in de cenazesinde dini vecibelerin yerine getirilmesine izin verilmediğini hatırlatan Tekgür, “Ailelerin defin ve yas hakkı gasp edilmiştir. Cenazelerden dahi korkan bir hükümet karşımızda bulunmaktadır. Açlık grevi direnişçileri ve hayatlarına son veren siyasi tutsaklar, halklara dayatılan tecridi parçalamak için bedenleriyle toplumu savunuyor’’ dedi.

‘TECRİT SADECE KÜRTLERİ İLGİLENDİREN BİR MESELE DEĞİL’

Tecride karşı birlikte mücadele çağrısı yapan Tekgür, şunları söyledi: “Tecritle devam eden her gün ölüm, kaos ve çözümsüzlüktür. Açlık grevi direnişçilerinin taleplerine destek vermek en büyük barış mücadelesidir. Tecrit sadece Kürtleri ilgilendiren bir mesele olarak görülmemeli. Tecrit, bütün Türkiye halklarının geleceğini ilgilendirmekte ve toplumsal yaşamımızı dinamitlemektedir. Bu anlamda bütün halklara, STK’lara, demokratik kitle örgütlerine, aydınlara, yazarlara ve sanatçılara sesleniyoruz. Açlık grevi direnişçilerinin ve yaşamlarına son veren siyasi tutsakların barış mücadelesine güç katalım, tecridi ortadan kaldıralım. Tecrit politikası korkunun ifadesidir. Çünkü Sayın Öcalan’ın toplum ile bağ kurması barışın kapısını aralayacak ve savaş politikalarıyla siyasal gücünü tahkim eden AKP/MHP ittifakını politik iflasa götürecektir.

Öcalan’a uygulanan tecrit sadece bir kişiye uygulanmıyor, bir ülkeye yayılmak isteniyor. Demokrasiden kopan AKP-MHP anlayışı hayatı herkese zindan etmeye çalışıyor. İşte bu yüzden Leyla Güven ülke barışa kavuşsun diye açlık grevine girdi, işte bu yüzden Zülküf Gezen ve Ayten Beçet Türkiye halkları tecritten kurtulsun diye yaşamına son verdi. İmralı tecridi kırılırsa, zorbalık ve hukuksuzluk da sonun başlangıcını yaşayacaktır.”
(DUVAR)