‘Buradayız çünkü kötülük var’

Diyarbakır’da kutlanan Newroz’a yüz binlerce kişi katıldı. Açlık grevi eylemcilerinin taleplerinin karşılanması, seçim için kurulan Kürt ittifakının kalıcılaşması ve yerel seçimlerden başarılı sonuçların alınması için mesajlar verildi. Lisa Çalan’ın protez bacaklarıyla halay çekmesi, Newroz ateşinin Leyla Güven’in kızı ve Zülküf Gezen’in annesi ve babası tarafından yakılması. Newroz’da akılda kalanlardan oldu.

Vecdi Erbay  verbay@gazeteduvar.com.tr

DİYARBAKIR – Halkların Demokratik Partisi (HDP) öncülüğünde düzenlenen 2019 Diyarbakır Newroz’u beklendiği gibi yüz binlerce kişinin katıldığı coşkulu bir şekilde kutlandı. Oysa Diyarbakır çok sakin beklemişti Newroz gününü ve bu katılımın düşük olabileceği yönünde yorumlara neden olmuştu. Ama yıllar içinde Diyarbakır, sessizliğinin nasıl bir patlamaya hazır olduğunu göstermişti.

Newroz’a birkaç gün kala HDP’nin il ve ilçe yöneticilerinin de içinde bulunduğu 112 kişi gözaltına alınmıştı. PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması için başlayan açlık grevleri devam ediyordu ve Tekirdağ Cezaevi’nde açlık grevindeki Zülküf Gezen, yaşamına son vermişti. Diyarbakır’a ailesinden kaçırılarak getirilen cenazesi için tören yapılmasına izin verilmemiş, ertesi gün mezarını ziyaret etmek isteyenlere polis müdahale etmişti.

Bütün bunlara karşı şehir bir şey yapmak istiyordu ve fakat yapmak istediklerini ifade edebileceği bir ortam mevcut değildi. Newroz, bir şey yapmanın en demokratik, sivil ve barışçı ortamıydı. Yüz binlerce kişi, geleneksel kıyafetleriyle, sloganlarıyla, halaylarıyla bu ortamda buluştu.

AÇLIK GREVLERİ BİRİNCİ GÜNDEM

Açlık grevleri, alanda toplanan insanların birinci gündemiydi. DTK Eş Başkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven, açlık grevi eyleminin 134’üncü günündeydi. Neredeyse bütün cezaevlerinde devam eden açlık grevi eylemi ise 100’üncü gününe yaklaşıyordu. Alanda en çok atılan slogan, bu nedenle, “Bijî Berxwedana Zîndanan” (Yaşasın Zindan Direnişi) ile Leyla Güven Rûmeta Me Ye” (Leyla Güven Onurumuzdur) sloganı oldu.

Açlık grevindeki HDP milletvekilleri Dersim Dağ, Tayip Temel ve Murat Sarısaç da Newroz alanındaydı. Platforma çıkıp kitleyi selamladıklarında yine aynı sloganlar atıldı.

YA ME YE

“Ya me ye” HDP’nin yerel seçimler için kullandığı slogan. Platforma çıkıp konuşma yapan herkes, açlık grevi eylemlerinin yanı sıra 31 Mart’ta gerçekleşecek seçimlere de değindi. Hem konuşmacıların çıktığı platformdan hem de alanı dolduran yüz binlerce kişi “Ya me ye” sloganını bir ağızdan attı.

Platformdaki belediye başkan adayları günlerdir sahada seçim propagandası yapıyorlardı. Seçmenle kurdukları temas umut vericiydi ama sanırım seçimi kazanacaklarına dair umutlarını pekiştiren, alandaki kitle oldu.

Birkaçı hariç, Kürt siyasi partilerinin tümü alandaydı ve platformdan konuşma imkanı buldular. Seçim için kurulan Kürt ittifakı, Newroz’da gövde gösterisi yaptı. Konuşmacılar, seçim için yapılan ittifakın, Kürt birliğinin kalıcılaşması yönünde atılmış önemli bir adım olduğunu vurguladılar.

ÇÖZÜM SÜRECİNDEN BU YANA

Newroz ateşini Leyla Güven’in kızı Sabiha Temizkan, Zülküf Gezen’in anne ve babası ile açlık grevi eylemini sürdüren tutukluların yakınları birlikte yaktılar.

 

Son konuşmacı HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan oldu. Buldan, 2013 Diyarbakır Newroz’unda Abdullah Öcalan’ın mektubunu okumuştu. Buldan, aradan geçen zaman içinde yaşananlara değindi. 2013 yılında barışa, demokrasiye dair umutların yeşerdiğini dile getiren Buldan, aynı sahneden hükümetten bu kez açlık grevi eylemcilerinin taleplerinin karşılanmasını ve Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını istedi. Çözüm sürecine geri dönülmesi çağrısında da bulunan Buldan, Öcalan’ın barışın teminatı olduğu yönünde mesajlar verdi.

LİSA ÇALAN’IN HALAYI  

Barış sürecindeki ünlü isimler, beklenildiği gibi protokolde yoktu. Ama yıllarını demokrasi ve barış mücadelesine vermiş siyasetçiler, insan hakları savunucuları, sanatçılar ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri protokoldeki yerlerini almışlardı.

HDP’nin 5 Haziran 2015’te İstasyon Meydanı’nda düzenlediği “Büyük İnsanlık” mitingine yönelik düzenlenen bombalı katliamda iki ayağını kaybeden sinemacı Lisa Çalan’ın Newroz alanında olması, protez bacaklarıyla halay çekmesi hafızalara kazınmıştır. Lisa Çalan’ın halayı, alandaki yüz binlerce kişinin umudunu, demokrasi ve barışa dair özleminin ifadesi niteliğindeydi.

YİYECEK VE SU SIKINTISI

2016’dan bu yana Newroz alanına ve platformun arkasına hiçbir satıcı alınmıyor. Tedbirsiz ve erkenden Newroz alanına gelenler bir süre sonra susamaya ve acıkmaya başlıyorlar. Su ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için alandan çıkmak, bir şeyler alıp geri dönmek zorunda kalıyorlar. Ama bu sanıldığı kadar kolay değil. Alan çok büyük, uzun bir yürüyüş ve polis barikatını aşmak gerekiyor. Bu nedenle alanın dışına çıkanların bir kısmı, bir kez daha alana geri dönmeyi göze alamıyorlar.

Tedbirsiz gidenlerden biri de benim. Ama geçmiş Newroz kutlamalarından edindiğim bir deneyim var elbette. Ailecek Newroz kutlamasına katılanlar, genellikle pikniğe gelir gibi geliyorlar. Gençler sahneye daha yakın yerde dururken yaşlılar çimlere serdikleri kilimin üzerine dizdikleri yemekleri yerken konuşmaları, şarkıları dinlerler. Sofraya davet edilmek için selam vermeniz, “Newroz Pîroz Be” (Newroz Kutlu Olsun) demeniz yetiyor.

Dolmalar, kekler, börekler, çaylar… İşi biraz yüzsüzlüğe vurduğunuzda karnınızı tıka basa doyurmanız mümkün.

Sofrasına davet eden Bismilli, neredeyse sülalesiyle gelmişti alana. Neden Bismil’den kalkıp Newroz için Diyarbakır’a geldiğini, “Çünkü kötüler var” diyerek açıkladı. “Kötülük olmasa biz neden burada olalım? Hepimiz kötülüğe karşı buradayız.” Her şeyin iyi olacağına dair umutları ise büyüktü: “Bakma şimdi biraz sessizlik var. Bu halk seçimde gösterecek gücünü.”

SATICILAR UMDUKLARINI BULAMADI

Seyyar satıcıların ise hiç keyfi yok. Çünkü polis, barikatın çok uzağında tezgah açmalarına izin vermiş. Bu nedenle bekledikleri satışı yapamamışlar. “Ekmekler, etler elimde kaldı” diyor mangalda tavuk pişiren genç adam. Seyyar satıcı değil aslında ama işsiz olduğu için, şansını denemek istemiş.

Kendisini Pilavcı Turan Dayı olarak tanıtan pilavcı, “Pilavım meşhurdur, ama beklediği için lapa oldu, atmak zorunda kaldım” dedi.

Dönerci, “50 kilo dönerle geldim ama bizi insanlardan uzak tutunca satamadım” diyor ve ekliyor, “Eskiden alanın içinde bile çalışıyorduk. Kimse de şikayetçi değildi. şimdi hiçbir satıcıyı yaklaştırmıyorlar. Polis bunu bilerek yapıyor, katılım düşük olsun diye. Ama yine de yüz binlerce insan geldi. Dün geceden beri buradayız, uykusuz kaldık. Olan bize oldu” diyor. Tek tesellisini ise “İstediği kadar tek dil, tek bayrak desin, katılım muazzam oldu. Ya me ye abê” diyerek dile getiriyor.

CADDEYE TAŞAN SLOGANLAR

Kemal Kurkut’u Newroz’a katılan hiç kimse unutmamıştı elbette. Mezarı başında ve Newroz alanında anıldı. Bu yıl benzer bir şey olur muydu endişesi son ana kadar devam etti. Son anda, alandan ayrılan gençler, cadde boyunca sloganlarla yürüdüler ve polisin müdahalesi gecikmedi. Aralarında çocukların da bulunduğu yaklaşık 30 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

Polis amirleri grup halinde caddede yürürken, birkaç genç kadın “Jin, Jiyan, Azadî” (Kadın, Yaşam, Özgürlük) sloganı atmaya başladı. Amirlerden biri hemen müdahale etti, gençleri gözaltına almakla tehdit etti. Gençler susup yürümeye devam ettiler. Ama arkadan gelen bir başka grup yine sloganlarla geliyordu.