Diyarbakır’da gazeteler pazar günleri çıkmayacak

Diyarbakır’da yayımlanan 9 yerel gazete, ekonomik krizle mücadele etmenin yollarını arıyor. Sayfa sayısını ve baskı adedini azaltan medya sahipleri, ortak bir kararla pazar günleri gazete çıkarmayacak. Bazı gazeteler ise zaten az olan çalışan sayısını azaltma yoluna gitti.

Vecdi Erbay  verbay@gazeteduvar.com.tr

DİYARBAKIRDiyarbakır Yenigün gazetesine çay içmek için uğramıştım. Sehpanın üzerindeki yeni sayıyı alışkanlıkla karıştırırken birden fark ettim. Gazetenin birinci sayfası siyah beyazdı ve gazete sanki hafiflemişti. Daha sonra konuştuğumuz gazetenin sahibi Mesut Figançiçek, ekonomik krizi işaret etmişti. Ya birkaç çalışanı işten çıkaracaklardı ya da gazetenin maliyetini düşüreceklerdi. Figançiçek gazeteyi siyah beyaz ve 4 sayfa eksik çıkarmayı tercih etmişti ancak önümüzdeki günler ne getirecek, kendisi de bilmiyor.

Krizden etkilenen sadece Yenigün gazetesi değildi elbette. Diyarbakır’da yayımlanan 9 gazete daha ekonomik krizle baş etmek için benzer yöntemlere başvurmuştu. Bu yöntemlerden biri de gazeteyi Pazar günleri yayımlamamak olarak belirlenmiş.

Pazar günleri gazete yayımlamamak fikri ise Güneydoğu Güncel gazetesinin sahibi Zeki Özer’e ait. Yenigün gazetesinde buluştuğumuz Özer, ekonomik kriz nedeniyle baskı sayısını azalttıklarını, gazete sayfa sayısını 12’den 8’e düşürdüklerini ve iki çalışanı işten çıkarmak zorunda kaldıklarını söyledi.

Güneydoğu Güncel Gazetesi sahibi Zeki Özer.

‘YEREL MEDYA DESTEKLENMELİ’

Ekonomik krizden en çok gazetelerin etkilendiğini ileri süren Özer, “Üretim yok. Üretim olmayınca ithal ediyorsun. Kağıt da boya da yurtdışından geliyor. Dolar yükseldikçe fiyatlar da yükseliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan marketlerdeki fiyatlarla ilgili konuştu, ‘fiyatlar indirilsin’ dedi. Ama biz kağıdı hâlâ pahalı alıyoruz, bu konuda da konuşması lazım. 1991 yılından bu yana basın camiasının içindeyim. Gazete sahibi diğer arkadaşlarla toplandık, ne yapabiliriz diye konuştuk. Ayakta durabilmek için pazar günleri gazete çıkarmamak kararı aldık. Bu, bütün gazete sahibi arkadaşların ortak kararıdır” dedi.

Özer, Pazar günü gazetelerin çıkmamasıyla ilgili sıkıntıları anlatırken de iki örnek haber konusu verdi. Birincisi HDP’nin düzenlediği miting, diğeri de AK Parti’nin gerçekleştirdiği belediye başkan adayı tanıtım toplantısı. Bu iki gelişmenin de yerel gazetelerde haber yapılmadığına dikkat çeken Özer, “Ulusal basın pek ilgilenmiyor bu haberlerle. Diyarbakırlılar bu haberleri yerel medya olmasa nereden duyacak. Bu partiler yaptıkları etkinlikleri nasıl duyuracak? Ama eğer destek alsaydık gazeteler çıkacaktı ve haber halka ulaşacaktı” şeklinde konuştu.

Yerel medyanın desteklenmesi önemli bir konu. Kimlerden destek beklediklerini Özer, şöyle anlattı: “Biz desteği sivil toplum kuruluşlarından, belediye başkanlarından, valilikten, hükümetten, hepsinden bekliyoruz. Bu kuruluşlar üyelerini gazetelere abone yapsa, başsağlığı ilanları verseler bile toparlanır gazeteler. Aldığımız malzemeleri KDV’siz alsak, vergi indirimi yapılsa rahatlarız biraz.”

DOLAR VE KAĞIT

Öz Diyarbakır gazetesi sahibi İhsan Özdemir, gazetelerinin 1984 yılından bu yana çıktığını söyledi. Özdemir, bugün yaşadıkları ekonomik krizin bir benzerini, AK Parti iktidara geldiği ilk zamanlarda yaşadıklarını, o dönem kamu kurumlarının 9 ay ilan vermesinin engellediğini söyledi.

Öz Diyarbakır Gazetesi sahibi İhsan Özdemir.

Basın İlan Kurumu’nun bulunduğu yerlerde her gazetede en az 6 çalışanın bulunmasının şart koşulduğunu belirten Özdemir, “Bir gazetenin giderleri kalıbı, mürekkebi, kağıdı bir de SSK primleridir. SSK primlerinde hükümet kolaylık sağlarsa Türkiye’de yayımlanan 1200 yerel gazete rahat bir nefes alır. SSK primi olarak 650 TL ödeyeceğiniz yerde 80 TL ödemeniz rahatlatır sizi. Bunu gündeme getirmeye çalışıyoruz ama kabul ederler mi bilmiyoruz.”

Pazar günü gazete çıkarmayarak ekonomik krize önlem almaya çalıştıklarını belirten Özdemir, yanı sıra 2 çalışanı işten çıkarmak zorunda kalmış. Gazetenin baskı sayısını 750’den 550’ye düşürmüş ve 4 sayfa eksik çıkarmaya başlamış. Özdemir, “45 TL’ye aldığımız kağıdı bugün 110 TL’ye alıyoruz. Sivil ve resmi kurumlardan ilan alamıyoruz. SSK ve Vergi Daireleri’nin mükellef ilanlarını kestiler” diyerek yerel gazetelerin içinde bulunduğu durumu anlattı.

‘YEREL MEDYA KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL’

Hiçbir kurumun yerel gazetelerin sorunlarıyla ilgilenmediğini dile getiren Zeki Özer, “Yerel medya kentin aynasıdır. Medya ne kadar güçlüyse kentte o kadar güçlüdür. Ama bakın, pazar günü hiçbir gazete çıkmadı. Ama bu kentin Valisi ya da Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Cumali Atilla arayıp ‘bu gazeteler neden çıkmadı’ diye sormadı kimseye” şeklinde konuştu.

Bölge illerinde çıkan gazetelerin benzer sıkıntılar yaşadığına da değinen Özer, “Mesele bizim kapıya kilit vurmamız değil. Biz gazeteleri kapatırsak bizimle çalışan gazeteciler de işsiz kalacak. Matbaada ve gazetede 14 kişiyle çalışıyorum. Bunların ailelerini de hesaplayın, ben gazeteyi kapatırsam kaç kişi işsiz kalır? Ve diğer gazeteleri de ekleyin buna. Yol yapabilirsiniz, güzel ama istihdam olmadan yolun da manası kalmıyor” dedi.

SİYASİ BASKI DA VAR

Yerel gazeteler sadece ekonomik sıkıntılarla baş etmeye çalışmıyor, siyasi baskıları da göğüslemeye çalışıyorlar. Zeki Özer, TRT ile ilgili yazdığı bir yazı nedeniyle İstanbul’dan arandığını belirterek, “Yazıyı kaldırmamı istediler, baktım olacak gibi değil, kaldırdım yazıyı” dedi.

Hem Özer hem de Özdemir kendini devlet yerine koyan kurum ve şahısların, kimi manşetler ve haberler nedeniyle sözlü olarak uyarıldıklarına dikkat çektiler. Haber diline bile müdahale edildiğini belirten gazete sahipleri, siyasi ortam nedeniyle hazırladıkları bazı haberleri birkaç defa gözden geçirdiklerini, hükümete yönelik eleştirileri yumuşatmaya çalıştıklarını söylediler.