200 kişilik Suudi listesi iddiası

Fatih Altaylı, Cemal Kaşıkçı soruşturmasına ilişkin 'bu işleri iyi bilir' dediği kaynağından aldığı iddiaları köşesine taşıdı: "Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme planı yapan ikisi bölgeden, biri uzaktan üç ülkenin ortak bir planı vardı. Bu plan doğrultusunda bu işe taş koyma ihtimali olan 200 kişilik bir liste oluşturuldu. . Kaşıkçı ilk isim değildi. Çoğu zaten halledildi."
Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim'de konsolosluğa girerken böyle görüntülenmişti.

DUVAR – Habertürk yazarı Fatih Altaylı, haber kaynağına dayandırdığı yazısında, Cemal Kaşıkçı’nın bilinçli olarak İstanbul’da öldürüldüğü iddiasına gündeme taşıdı. Ayrıca cinayetin, veliaht prensin muhaliflerini ortadan kaldırma planından daha büyük bir stratejinin parçası olduğunu vurguladı.

Fatih Altaylı’nın yazısının ‘200 kişilik Suudi listesi‘ başlıklı bölümü şöyle:

Dün “bu işleri” iyi bilen bir kaynaktan ilginç bir bilgi geldi.

“Bu işler” dediğim, Kaşıkçı cinayeti ve önünde arkasında yaşananlar.

Dünkü yazımdan sonra aradı ve “İşin yoksa bir kahve içelim” dedi.

Buluştuk.

“Kaşıkcı cinayeti çok önemli bir mesele. Bunu sadece Suudi yönetiminin kendi hesaplaşması olarak görmek yanlış” dedi.

“Suudi Arabistan’ın yeni rejimi ve Veliaht Prens muhaliflerini temizlemiyor mu yani?” dedim.

Öyle görünüyor ama öyle değil. Bu çok farklı bir şey” dedi ve anlattı:

“Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme planı yapan ikisi bölgeden, biri uzaktan üç ülkenin ortak bir planı vardı. Bu plan doğrultusunda bu işe taş koyma ihtimali olan 200 kişilik bir liste oluşturuldu. Bu listedekiler ya ikna edilecekti ya güçsüzleştirilecekti ya etkisizleştirilecekti ya da imha edilecekti. Bu listeyi Suudiler tek başlarına oluşturmadılar. Ve bu temizlik epeydir devam ediyordu. Kaşıkçı ilk isim değildi. Çoğu zaten halledildi.”

“Kaşıkçı’yı başka bir yerde ortadan kaldırabilirlerdi. Niye bunu Konsoloslukta yaptılar o zaman” diye sordum.

“Orada maksat Türkiye’yi de lekelemekti. Kaşıkçı Türkiye’de ortadan kaybolmuş olacaktı. Nişanlısının meseleyi anında aksettireceğini tahmin edemediler ve Türkiye’nin istihbarat gücünü hafife aldılar. Kaşıkçı Türkiye’de kaybolacaktı ve bu hem Türkiye’yi zora sokacak hem de Türkiye’deki bazı gruplara mesaj olacaktı. Ama suçüstü yakalandılar. Bu kadar yakından takip edildiklerini tahmin edememiş olmalılar. Türkiye bu işin iletişimini de iyi götürünce başlarına dert açıldı ama zannettiğiniz kadar önemsemiyorlar bu durumu. Çünkü bu üçlü koalisyon bu işi yatıştırabileceğini ve meselenin çok önemli sonuçlara varmadan kapatılabileceğini düşünüyor. Suudi Arabistan bu işin olası sonuçlarını satın alabilecek güçte. Kaşıkçı meselesi ile bir muharebeyi kaybetmiş gibi görünseler de büyük planı sürdürecekler. Sadece maliyeti biraz arttı. Onu da Suudilere ödetecekler.“

“Suudiler bu suçu satın alabilecekler mi? Kıyamet kopuyor” dedim.

Güldü.

“Aldılar bile” dedi.