İstanbul Barosu Başkan adayı Kaptan Yılmaz: TBB enerjisini siyasete harcıyor

İstanbul Barosu'nda bu hafta sonu seçimler yapılacak. Başkan adaylarından avukat Kaptan Yılmaz, yönetime geldiklerinde yapacaklarını sıralarken Türkiye Barolar Birliği için, "Enerjisini siyasete harcıyor" dedi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - İstanbul Barosu'nun yeni başkanı bu hafta sonu yapılacak seçimde belli olacak. Başkanlık için 10 aday arasında yarışan isimlerden biri de İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu'nun adayı Kaptan Yılmaz. İstanbul Barosu'na seçilirse en çok üzerinde duracakları konuları anlatan Yılmaz, "baronun ve avukatların hak ettiği saygınlığı tekrar kazanması için var gücümüzle çaba sarf edeceğiz" dedi.

Gazete Duvar'ın adaylarla yaptığı görüşmelerde söz sırası Kaptan Yılmaz da...

'YÖNETİME SİSTEMİ GELİŞTİRMEK İÇİN TALİBİZ'

İstanbul Barosu’na neden başkan adayı oldunuz, seçilirseniz en çok üzerinde duracağınız konular hangileri olacak?

Dünya görüşümüz çerçevesinde yaşamımız boyu süregelen bir toplumsal yapı anlayışımız var. Bu konuda statüsünü kökleştirmeyi düşündüğümüz mesleki platformumuz (İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu) içinde kuruluşundan itibaren yer aldım. Baro başkanlığına adaylık kararı, beraber çalıştığımız arkadaşlarla birlikte verdiğimiz, demokratik seçimlere dayalı bir karardır. Mesleki birikimimiz, tecrübemiz ve meslektaşlarımızın teveccühü ile kendimizi İstanbul Barosunu yönetmeye yeterli gördük. Seçim bir ekip çalışmasıdır. İstanbul barosunu diğer gruplardan daha iyi yönetebileceğimize, hatta grubumuzdan aynı nitelikte birkaç eşdeğer kadro çıkarabileceğimize inanıyoruz.

Yönetime, sistemi geliştirmek için talip olduk. İstanbul Barosu'nda politik, bürokratik baskı, etki, yönetim yetersizliği olduğu düşüncesindeyiz. Mesleki sorunlara hızlı ve yeterli cevap verilemediği açıkça ortadadır. Yanlışlıklara tepki yoksa Baro işlevini yitirmeye başlar ve ekip olarak bunu mevcut yönetim ve diğer aday gruplardan daha iyi yapacağımıza inancımız var.

'KENDİNİ KORUMA AMACI TAŞIDIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ'

Eski dinamizmini kaybeden yönetimlerin kaderi mevcut durumu (statükoyu) korumaktır. Örneğin, 2010 sonrası birbirini izleyerek gelen aynı yönetim, politik müdahalelere gereken tepkiyi hukuk adına gösteremedi. Kendilerine düşünce olarak çok yakın avukatların tutuklanmaları ve cezalandırılmaları da buna dahil. Görüş önemli değil, sadece düşünce ve örgüt modellerinden dolayı insanlar tutuklandı. Bu işin düşünce ve örgütlenme özgürlüğü ile ilgili kısmı. Tabii ki evinde silahla yakalanmış, suça karışmış avukatların eylemlerine sahip çıkılamaz. Ancak koşullarının insan hakları çerçevesinde ve meslek adına gözlenmesi gerektiği halde bu konuda çok ciddi bir çaba gösterildiği düşüncesinde değiliz. Kendini koruma amacı taşıdığını düşünüyoruz. 40 bini aşmış bir baronun bu tür günlük hesapları olamaz, olmamalı. Biz baroya demokrasi getirmeyi vaat ediyoruz. Diğer gruplardan farklı olarak sadece biz nispi temsili savunuyoruz. Baro yönetiminde, seçime giren tüm grupların temsilini sağlayacağız. Avukatların tüm renkleri yönetimde temsil edilecek.

İstanbul Barosu başkan adayı Gökhan Ahi: 3 temel hedefimiz varİstanbul Barosu başkan adayı Gökhan Ahi: 3 temel hedefimiz var

Kendinizi anlatırken diğer adaylarla farklarınızı nasıl açıklayacaksınız?

Biz avukatlık mesleğini bilfiil yapan, adliyelerde koşuşturan, avukatlığın tüm sorunlarını bizatihi yaşayarak bilen avukatlarız, empati yoluyla anlamaya çalışanlardan değiliz.

'KENDİ KABUKLARINA ÇEKİLEREK ÇÖZMEYE ÇALIŞIYORLAR'

OHAL dönemi ve sonrasında birçok avukat üstlendikleri davalarla ilgili 'örgüt' suçlaması ile karşılaşarak gözaltına alındı, tutuklandı. Türkiye'de savunmanın engellendiğini düşünüyor musunuz? Eğer böyle bir sorun tespitiniz varsa bu konuda girişimleriniz olacak mı?

Son dönemde baro sorumluluğunu yerine getirmede çok kötü. İktidarla kavgayı kendi kabuklarına çekilerek çözmeye çalışıyorlar. Fikirlerine katılmasanız bile, avukatın karşılaştığı politik olan yargı baskısında yanında yer almamak hesabı verilebilir bir şey değildir. Bir büronun 17 avukatı tutuklanıyor, aylar sonra salınıyor, aynı gece tümü tekrar tutuklanıyor. Bu nedir? Bu politik olanın müdahalesidir. Aynı şey Fethullah Gülen Örgütü (FGÖ) suçlaması ile alınan avukatlar bakımında da söz konusu. Suçlu olan tabii ki tutuklanacak da, yargılanacak da, ceza da alacak. Ama ortadaki delillerin, kamuoyuna gösterilen iddiaların ciddi olması lazım. Masumiyet karinesi çok ciddi bedeller ödenerek elde edilmiştir. İktidarların sürdürülebilirliği için bir enstrüman olarak kaldırılamaz. Bizde jüri sistemi yok. Ama jüri tüm toplumdur. Varsa açık açık delilleri ortaya koyacaksınız. Biz de diyeceğiz ki doğrudur, tutuklanması lazım. Başka görüntülerden hareketle insan tutuklanmaz, hukuk butiktir. Katalog suç diye bir şey olmaz. Baro da buna sessiz kalamaz. Biz yönetimi devraldığımızda, savunmaya yönelen saldırıları bertaraf edip, baronun ve avukatların hak ettiği saygınlığı tekrar kazanması için var gücümüzle çaba sarf edeceğiz.

'DEVLETİMİZİ ZOR DURUMA DÜŞÜREN EYLEMLER'

Sizce Türkiye'de yargının en büyük sorunu şu an nedir? Avukatların adliyelerde kolluk güçleri tarafından tartaklandığı hatta dövüldüğü bir adli yılı geride bıraktık. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

Yargının hiç şüphesiz en büyük sorunu; bağımsızlığını ciddi anlamda yitirmiş olması ve yargıya duyulan güvenin giderek kaybolmasıdır. Avukatların adliyelerde maruz kaldıkları olumsuzlukların nedeni; avukatlara yönelik sindirme ve tahakküm altına alma çabalarıdır. Savunmaya saldırı niteliğindeki bu türden utanç verici eylemler, demokratik bir ülkede asla olmaması gereken ve dünya kamuoyunda da ülkemizi ve devletimizi zor duruma düşüren eylemlerdir. Bu yaşananlarda baronun var olan gücünü yeteri kadar kullanmamasından kaynaklanan sorumluluğu söz konusu olup, bizim yönettiğimiz bro bu türden saldırılara asla müsaade etmeyecektir.

İstanbul Barosu Başkan adayı Kılıç: Kamuoyunda yanlış bir algı varİstanbul Barosu Başkan adayı Kılıç: Kamuoyunda yanlış bir algı var

'TBB ENERJİSİNİ SİYASET YAPMAYA HARCAMAKTA'

Türkiye Barolar Birliği sizce yeteri kadar avukatların yanında durdu mu?

Bu sorunuza maalesef olumlu cevap veremeyeceğiz. İstanbul Barosu gibi TBB de ne yazık ki mesleki sorunları çözmekten ziyade enerjisini siyaset yapmaya harcamaktadır. Politik görüşlerin, mesleki düşüncelerin önüne geçmesini tasvip etmiyoruz. Bu konuda TBB için konumunun hakkını veren bir toparlayıcılık içinde olduğunu söyleyemeyiz. İktidarın ve ana muhalefetin TBB üzerinde bir takım hesaplarının olması bizi her zaman rahatsız etmiştir. Oysa yapılan işlerle ve mesleğe hizmetle anılmak lazım. Politik olmadan da muhalefet yapılabilir ve çok daha tutarlı olur. Sorunların dinlenmediği bir ülkede yaşıyoruz. TBB de bundan ayrık bir çaba göstermiyor. Yönetimden disipline kadar İstanbul Barosu'nda kurmayı düşündüğümüz aktif modeli Ankara’ya da taşımak niyetindeyiz.

İstanbul Barosu Başkan adayı Karatün: Barolar Birliği avukatların yanında durmadıİstanbul Barosu Başkan adayı Karatün: Barolar Birliği avukatların yanında durmadı

Stajyer ve mesleğe yeni başlayan avukatlarla ilgili projeleriniz neler?

Genç avukatların, mesleğe asgari ücret gibi ağır ekonomik yüklerle başladığı, iş yükünün mesai saatlerinden sonra da çalışmayı gerektirdiği ve bu haliyle iş kanunundaki asgari işveren yükümlülüklerinin genç meslektaşlarımıza karşı yerine getirilmediğini görmekteyiz. Öğrenenle öğreten arasında birtakım farkların olması doğaldır. Ama bunun arz fazlası nedeni ile genç kuşak üzerinde ekonomik bir istismar aracı olarak kullanıldığı açıkça görülmektedir. Verilen ve yapılan işlerin raporlanmak sureti ile asgari ve mesleğin hayat standardı ile orantılı rakamlara çekilmesi gerekmekte. Hayatı kolaylaşan, kolaylaştıranın hakkını vermelidir.

Mesleğe yeni başlayan avukatların, ciddi finansal sıkıntılar yaşadıkları ortadadır. Meslektaşların uygun, adil ve ekonomik mesleki destekten yararlanmalarını mümkün kılan bir yapılanmanın hayata geçirilmelidir.

Biz avukatların stajlarının, yargının diğer mensupları olan hakim ve savcılarla birlikte, onlara tanına imkânların aynısı sağlanarak ve staj sonunda da mesleğe kabul öncesi aynı sınava tabi tutularak yapılmasını savunuyoruz. Böylece hakim ve savcıların avukatlara bakış açısı değişecek, yargının eşit tarafları oldukları gerçeğini kabullenmeleri kolaylaşacaktır. Ayrıca daha nitelikli bir staj ve eğitim döneminin yanı sıra, maddi problemlerle boğuşmak ve staj yanında bir yerlerde angarya türü düşük maaşlarla çalışmak zorunda da kalmayacaklardır.

Genç meslektaşlarımızdan ilk 5 sene baro aidatı alınmayacak. Yargılamalar ve her türlü adli işlemlerden alınan harçların belli bir yüzdesinin Barolara aktarılması için girişimlerde bulunulup, bu tutarların özellikle genç meslektaşların maddi yönden desteklenmelerinde kullanılmaları sağlanacaktır.

Baro olarak, üniversitelerle koordineli şekilde staj dönemi ve sonrasında etkili ve sürekli eğitimlerle nitelikli hukukçular yetiştirilmesi sağlanacaktır.

İstanbul Barosu başkan adayları

Mehmet Durakoğlu (İstanbul Barosu Başkanı, Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu), Kaptan Yılmaz (Milliyetçi Avukatlar Grubu), Başar Yaltı (Avukat Harekatı), Fikret İlkiz (Bağımsız), Hasan Kılıç (Önce İlke Çağdaş Avukatlar Yükseliş Grubu) Çiğdem Koç (Bağımsız), Gökhan Ahi (Avukat Hakları Grubu), Talat Canbolat (Baroda Değişim ve Gelişim Harekatı), Eren Keskin (Özgürlükçü Demokrat Avukatlar), Cem Kaya Karatün (Ortak Hedef Platformu).

İstanbul Barosu başkan adayı Çiğdem Koç: Baroya bir kadın başkanın zamanı geldiİstanbul Barosu başkan adayı Çiğdem Koç: Baroya bir kadın başkanın zamanı geldi

İstanbul Barosu başkan adayı Eren Keskin: Mahmut Esat Bozkurt hukuku değişmeliİstanbul Barosu başkan adayı Eren Keskin: Mahmut Esat Bozkurt hukuku değişmeli

İstanbul Barosu başkan adayı Yaltı: TBB avukatların yanında durdu mu anketinde 'hayır' yanıtı çıktıİstanbul Barosu başkan adayı Yaltı: TBB avukatların yanında durdu mu anketinde 'hayır' yanıtı çıktı