Koşuyolu Parkı'na 'kayıp yakınları' bariyeri

İHD ve kayıp yakınlarının Koşuyolu Parkı Yaşam Anıtı önünde düzenlediği “Kayıpları bulunsun, failler yargılansın” etkinliğine valilik tarafından yasak getirildi. Yasakla birlikte koca parkın etrafına bariyer çekildi. Bir haftadır parkın etrafını çeviren bariyerlerle ilgili olarak İHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, “Bu yasak ile kayıp yakınlarının mücadelesi toplumsal alandan çekilerek unutturulmak isteniyor”  dedi.

Vecdi Erbay  verbay@gazeteduvar.com.tr

DİYARBAKIR – Koşuyolu Parkı Diyarbakır’ın en güzel parklarından biridir. Şehrin ortasındaki park, Bağlar’da yaşayan ailelerin, özellikle yaz aylarında soluk almaya çalıştığı tek yerdir. Park, 1995 yılında, 73 dönüm üzerine kuruldu. İlk yapıldığında etrafı duvarla örülüydü ancak “bir parkın etrafı neden duvarla çevrili olsun?” şeklindeki şikayetler çoğalınca, 2013 yılında duvarlar yıkıldı. Bu sayede parkın güzelliği ortaya çıktı ve parka erişim daha kolaylaştı.

Parkın içinde iki havuz var. Birinde yıllardır su yok, diğeri park içindeki kafe sayesinde her zaman doludur. Büyükşehir Belediyesi’nin yıllar önce düzenlediği Heykel Sempozyumu’na katılan heykel sanatçıları, burada ürettikleri eserleri yine şehre armağan etmiş, heykeller şehrin değişik bölgelerine konulmuştu. Bunların birkaçı da Koşuyolu Parkı’nda bulunuyor.

YAŞAM HAKKI ANITI

Koşuyolu Parkı’nda ayrıca iki anıt bulunuyor. Bu anıtlardan birinde İnsan Hakları Beyannamesi yer alıyor. Diğeri, Diyarbakır’da meydana gelmiş feci olaylardan birini akılda tutmak için yaptırılmış. 12 Eylül 2006 tarihinde bir termosa yerleştirilen bombanın uzaktan kumanda ile patlatılması sonucu çoğu çocuk 10 kişi hayatını kaybetmişti. Yaşam Hakkı Anıtı, bu katliama bir itiraz olarak yaptırılmıştı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ile kayıp yakınları, 500 hafta önce bu anıtın önünde, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” etkinliğini yapmaya başladılar. İHD yetkilileri ve kayıp yakınlarının yanı sıra sivil toplum kurumlarının temsilcileri ve siyasetçiler de katıldılar burada gerçekleşen etkinliğe.

15 Temmuz darbe girişiminden OHAL ilan edilince, kayıp yakınlarının burada etkinlik yapmasına yasak getirildi. OHAL süresince etkinlik, her hafta cumartesi günü İHD Diyarbakır Şubesi’nde gerçekleşti. OHAL kaldırılınca kayıp yakınları yeniden İnsan Hakları Anıtı önündeki yerlerini almaya, taleplerini dile getirmeye, kayıplardan birinin hikayesini anlatmaya ve 5 dakikalık oturma eylemi yapmaya başladılar.

BARİYER BİR HAFTA ÖNCE ÇEKİLDİ

Hükümet sözcüleri Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda düzenledikleri eyleme bir daha izin verilmeyeceği yönünde yaptıkları açıklamaya kadar, yasak İstanbul’daki eylem için dillendirilmişti. Ancak Diyarbakır ve Batman valilikleri de durumdan vazife çıkarmış ya da talimat almış olmalılar ki onlar da “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” etkinliğine yasak getirdiler. Diyarbakır’da 500’üncü haftaya giren etkinlik de yasaklandı.

Ancak polis, bu kez alışılmadık bir yönteme başvurdu. Perşembe günü koca parkın etrafına bariyer çekti, zırhlı araçlarla kuşattı. Cumartesi günü öğleden sonraya kadar parka giriş çıkışları yasakladı. Bir ağacın gölgesinde soluklanmaya, kafede çay içmeye niyeti olanlar bariyerlerle, kapılarda bekleyen polislerle karşılaştılar. İHD, Diyarbakır Barosu ve siyasetçilerin valilik ile görüşmeleri de sonuç vermeyince etkinlik yine İHD Diyarbakır Şubesi’nde gerçekleşebildi.

Ancak Perşembe günü parkın etrafına çekilen bariyer bir haftadır kaldırılmadı. Parkın bazı kapıları açık ancak bu kapılarda da polis zırhlı araçları bekliyor. Bu görüntü, park için “Diyarbakır Park Tipi Açık Cezaevi” gibi esprilere neden olmaya başladı.

‘GÖRÜNTÜ HOŞ DEĞİL’

İnsanlar bariyer kapılarından parka geçip parkta oturuyor ya da yine bu kapılardan geçerek gidiyor gideceği yere. Ama bu durumdan huzursuz olduklarını da gizlemiyorlar. Bağlar’da oturan bir genç, “Eskiden duvar vardı, üstünden atlayıp giriyorduk parka. Şimdi bu bariyerin üstünden de atlayamıyoruz. Her tarafta polis var” diyerek parka ulaşımın güçleştiğini dile getirdi.

Çevredeki esnaf da bu durumdan hoşnut değil. Kapısı parka bakan bir bakkal, bariyerleri göstererek “Şimdi bu hoş bir manzara mıdır?” diye sordu. Bakkal, ayrıca, “Bariyerleri gören insanlar olay var sanıyor. Kimse parkın içinden geçmek istemiyor” dedi.

AÇIK HAVADA ETKİNLİK YASAĞI

İHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun ise etkinlik yasağı parkın etrafını çeviren bariyerlerle ilgili olarak, “İstanbul’da Galatasaray Meydanı’nda eylem yasağı konulurken,  İstanbul’dan farklı olarak Diyarbakır Valiliği bize tebliğ ettiği karar ile her türlü açık alanda yasak almış bulunmaktadır” dedi.

Zeytun, şunları söyledi: “Koşuyolu Parkı, adalet ve hakikat mücadelesinin kamusal alanda ifade edildiği hafıza taşıyıcı mekanlardan biridir.  Kayıp yakınları da hakikat ve adalet mücadelelerini şimdi olduğu gibi tüm keyfi ve kasıtlı engellemelere rağmen büyük bir dirençle sürdürüyorlar. Kuşkusuz Koşuyolu Parkı’nın tümüyle bariyerlerle kapatılarak girişinin engellenmesi ile başlanılan yasak, hesap verilmezliğin somutlaşmış hali olarak karşımıza çıkmakta.”

MÜCADELENİN BİR PARÇASI OLARAK MEKAN

Kayıp yakınlarıyla dayanışmaya devam edeceklerini vurgulayan Zeytun, “Ancak bilindiği üzere mekân, hafızanın incelediği unutma ve hatırlama süreçlerinde etkisi olan toplumsal hafızanın bir parçası olarak değerlendirebiliriz. Bu yasak ile kayıp yakınlarının mücadelesi toplumsal alandan çekilerek unutturulmak isteniyor. Nitekim kayıp yakınları ile insan hakları savunucuları hakikat ve adalet mücadelelerinin sınırlarını yalnızca ‘yer’ olarak belirlemiyor, toplumsal hafızayla ilişkisi olan her mekanı, mücadelelerinin bir parçası haline getireceklerdir. Bu nedenle Diyarbakır Valiliğinin almış olduğu keyfi ve hukuka aykırı kararına karşı hukuksal mücadele sürerken, kayıp yakınlarıyla birlikte dayanışmamız her mekanda devam edecektir” şeklinde konuştu.

“Siyasi iktidarın şuan güç ilişkisini keyfi ve hukuki gerekçelere gerek duymaksızın sınırsızca kullandığını belirtmek gerekir” diyen Abdullah Zeytun, “Ayrıca bariyerlerin halkın Koşuyolu Parkı’ndan yararlanmasına, kullanımına da engel olduğu görülmektedir” dedi.

Koşuyolu Parkı civarında oturan ve bu parktan yararlanan insanların ortak sorusu ise şöyle: Parkı hapseden bariyerler ne zaman kaldırılacak?