Temiz Toplum Derneği Başkanı Bilal Ay anlattı: Çocuklar uyuşturucudan nasıl uzak tutulabilir?

Yeni eğitim yılı başlıyor. Veliler, okul yakınlarındaki uyuşturucu satıcıları nedeniyle endişeli. Temiz Toplum Derneği Başkanı Bilal Ay, ailelerin çocuklarını uyuşturucudan nasıl uzak tutabileceklerini ve uyuşturucu satıcılarının çocuklara yaklaşma yöntemlerini anlattı.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Milyonlarca öğrenci haftaya yeni eğitim öğretim yılına başlıyor. Aileler, okul çevrelerindeki uyuşturucu satıcılarından tedirgin. Uyuşturucu ve madde bağımlıları konusundaki çalışmalarıyla bilinen Temiz Toplum Derneği Genel Başkanı Bilal Ay, okullar ders zilini çalmadan önce ailelere çağrıda bulunurken, "Uyuşturucu tacirleri 'zayıflatır' yalanıyla çocuklarımızı kandırıyor" dedi.

Temiz Toplum Derneği Genel Başkanı Bilal Ay ile ailelerin uyuşturucu konusunda çocuklarına nasıl yaklaşmaları gerektiğini ve daha birçok konuyu konuştuk...

'BUNU KULLAN SİVİLCELERİN GEÇECEK DİYORLAR'

Öğrencilerin sıkça uyuşturucu kullandığına dair haberler okuyoruz. Gençlerde uyuşturucu kullanımı ciddi artış gösterdi mi?

Bunun nedenleri çeşitli. Birincisi gençlerimiz için arkadaş çevresi çok önemli. Bir öğrenci uyuşturucu bağımlısı ise yakın çevresi de bundan etkilenebiliyor. İkinci olarak maalesef her bağımlı potansiyel bir 'torbacı' aynı zamanda. Çünkü para bulamayan bağımlı uyuşturucu alabilmek için ya hırsızlık yapıyor ya da o da uyuşturucu satmaya başlıyor. Doğal olarak da en yakınlarından başlıyor. Üçüncü olarak ise gençlerimiz kandırılıyor maalesef. Bu zehir tacirleri oldukça kurnaz! Akla hayale gelmeyecek yöntemler uyguluyorlar. Medyanın hepimize adeta dikte ettiği bir güzellik tanımı var örneğin. Erkekse fiziği düzgün olacak, güzel kıyafetli, saçları jöleli vs. Kız ise şişman olmayacak mesela. Şimdi düşünün bu düşünceler içerisinde bir gencimiz var ama sivilceli. 'Bunu kullan 1 haftada geçecek' diyorlar. Bunu duyan genç maalesef kanabiliyor. Yine kilolu birine 'Kullan 15 günde zayıflayacaksın' diyorlar. Sonuç yeni bir bağımlılık olabiliyor. Zaten sentetik uyuşturucular 1 kez kullanıldığında bağımlılık yapıyor.

Temiz Toplum Derneği Genel Başkanı Bilal Ay

Bir kere de mi?

Evet. Maalesef öyle. Bilinen adıyla bonzai. Esasen direkt böyle bir madde yok. Bonzai denen yüzlerce madde var ve inanın buna uyuşturucu demek bile son derece masum bir ifade. Bildiğimiz zehir! Kimyasal bir madde. Ha fare zehiri ha tarım ilacı ha bonzai.

'10 GÜNDE BEYNİN YÜZDE 60'NI YOK EDİYOR'

Bu zehir insan vücudunda etkisini nasıl gösteriyor?

Bu zehir, tek kullanımda bağımlılık yapıyor. 10 günde beynin yüzde 60’ını yok ediyor. Bağımlı büyük bir iradeyle ortaya koyarak madde kullanımını bıraksa, 105 gün hiç kullanmasa dahi yüzde 15’lik kısım asla düzelmiyor.

'HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI'

Daha önce uyuşturucu kullanımıyla ilgili birçok araştırmalarınız oldu. Özellikle öğrenciler için büyük tehlike haline gelen bu soruna geri dönmek istiyorum... Okul önlerinde denetimlerin yapıldığını biliyoruz. Sizce bu denetimler yeterli mi?

Okul önlerinde denetimlerin yapılması elbette ki çok önemli. Başka alanlarda da Emniyet Teşkilatımızın çalışmaları var. Ancak yeterli diyemeyiz. Bizim bu zehire teslim edilecek tek bir insanımız dahi yok. Bugün okulların önünü denetleyebilirsiniz. Ancak o torbacı 100 metre ileride yine aynı zehiri evlatlarımıza satmaya devam edecek. Bu öylesine hassas bir konu ki herkes, istisnasız herkes elini taşın altına koymalı.

'BENİM ÇOCUĞUM YAPAMAZ DİYEREK RAHAT HİSSETMESİN'

Peki sizce aileler çocuklarını bu konuda nasıl gözlemlemeli?

Ailelerin bu konuda oynayacakları rol oldukça fazla. Öncelikle çocuklarına baskı yapmadan onları asla denetimsiz bırakmayacaklar. Uyuşturucunun zararlarına karşı, zehir tacirlerinin oyunlarına karşı çocuklarını bilinçlendirmek durumundalar. Bunlarla birlikte, çocuklarındaki anormal olabilecek davranışları gözlemlemeliler. Örneğin, hiç parfüm kullanmayan çocukları birden bire ağır kokular sürmeye başlamışlarsa, işte burada ciddiye alınması gereken bir durum var demektir. Ayrıca hiç kimse 'Benim çocuğum yapmaz' diyerek kendisini rahat hissetmemeli.

'ÖNERİLERİMİZ SAVUNMA HATTI OLUŞTURMA...'

Okul yönetimleri böyle vakalarla karşılaştıklarında nasıl önlemler almalı? Okullarda bu konuda verilen eğitim yeterli mi, Sizin önerileriniz nedir?

Öğretmenlerimiz de aileler gibi davranmalılar esasında. Bağımlıdan sıkmayan bir ilgi ve şefkat eksik edilmemeli. Elbette ki aileleri bu konuda bilgilendirilmeli. Ancak bir evladımız bağımlı oldu ise onun için tedavi süreçleri işletilmeli. Okullardaki ya da başka alanlarda verilen mücadelenin yeterli olabilmesi için ülkemizde bağımlının kalmamış olması gerekir. Bu gerçekleşmeden Temiz Toplum Derneği’nin çalışmaları da dahil olmak üzere, hiçbir çalışma yeterli değil. Bununla birlikte, okullarımızda bilinçlendirici çalışmaların artması gerektiğini düşünüyorum. Asla, 'öğrencinin gündemine uyuşturucuyu sokmayalım' mantığı ile bu çalışmaları göz ardı etmemeliler. Çünkü maalesef, uyuşturucu sokaklarda, sınıflarda… Uyuşturucu yanı başımızda. Bizim temel önerimiz bilinçlendirme. Savunma hattı oluşturma. Çünkü bağımlı olan bir gencin kurtulması gerçekten çok zorlu bir süreci beraberinde getiriyor. Ülkemizde maalesef bağımlıların yüzde 1,5’u ancak bu zehirden kurtulabiliyor.

Ay: Aileler bilgilendirilmeli...

Sizin okullara yönelik çalışmalarınız var mı?

Temiz Toplum Derneği olarak okullarda çalışmalarımız var. Hangi okuldan çağrılırsak oraya koşmaya gayret ediyoruz. Bugüne kadar yüzlerce konferans ve seminerle öğrencilerimizi bilinçlendirmeye gayret ettik. Bundan sonra da elimizden geldiğince okullarımızda olmaya gayret edeceğiz. Yakın zamanda, Sokak Olimpiyatları, Temiz Mikrofon gibi sanattan spora pek çok alanda hayata geçirmeyi umut ettiğimiz projelerimiz üzerine çalışıyoruz. Bunlarında bağımlılığa karşı ciddi bir mücadele alanı oluşturacağını öngörüyoruz.

'NARKOTİK TEDBİRLERLE OLABİLECEK BİR SÜREÇ DEĞİL'

Hükümet, uyuşturucu kullanımının artışıyla ilgili nasıl önlemler almalı? Hükümete bir çağrınız var mı?

Sadece gençler değil esasen. Uyuşturucu kullanım yaşı, inanması belki güç ama 8’e kadar düşmüş durumda. Bu konuda elbetteki devletimizden beklentimiz, bu işin tamamen sona ermesi. Ancak sadece narkotik tedbirlerle olabilecek bir süreç değil bu maalesef. Devlet, STK’lar, aileler kısaca hepimiz bu alanda aktif olarak mücadele ortaya koymak durumundayız. Çünkü toplumun her renginden, her kesiminden evlatlarımız tehlikede.