Türkeş Erbakan'ı aday gösterecekmiş!

Gazeteci Fehmi Çalmuk yeni kitabında Türkeş'in Erbakan'ı aday göstermeyi düşündüğünü anlattı. Çalmuk'a göre 'Cumhur İttifakı'nın temeli 2010'a dayanıyor...

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Milli Görüş hareketiyle ilgili çalışmaları ile tanınan gazeteci Fehmi Çalmuk, 'Cumhur İttifakı'nın hikayesini de anlattığı, “Mücahit Başbuğ/ Kızıl Elma’nın Kutalmış Çocukları” kitabında  Alparslan Türkeş'in 1965 yılında Erbakan'ı Samsun'dan milletvekili adayı göstermek istediğini söylüyor.

Çalmuk, kitabında hem Cumhur İttifakı’nın hikayesini anlattı hem de MHP ile Milli Görüş hareketi arasındaki ilişkiyi yazdı. Kitaba göre, 1965'te dönemin Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan’ı partisinden Samsun senatör adayı göstermek istedi. Ancak Erbakan'ın bağlı olduğu şeyhi Mehmet Zahid Kotku izin vermeyince son anda adaylık gerçekleşmedi.

Kitapta ayrıca, Erbakan’ın 1943 yılında Çınaraltı Dergisi’nde yer alan röportajına da yer verildi. Buna göre Erbakan'ın, “Türkçülüğü ne şekilde anlarsanız anlayın fakat Türkçü müsünüz?” sorusuna “Evet” cevabı verdiği ve “Türkçülüğü en büyük tehlike olarak görmek en büyük tehlikedir” dediği kaydedildi.

'KIZIL ELMA' SİYASETE VİZYON OLARAK TAŞINDI

Çalmuk, Necmettin Erbakan’ın “kuş dili’ siyaset yapmak zorunda kaldığı için “İla'yı Kelimetullah” yerine Milli Görüş’ü kullandığını öne sürerek AK Parti genel başkanı ve Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti tüzüğüne koyduğu Rabia maddelerinin Milli Görüş geçmişine referans yaptığını savunuyor.

ERDOĞAN’A SUNULAN MHP RAPORU

AK Parti ile MHP arasındaki işbirliğinin temelinin 12 Eylül 2010 referandumunda atıldığını iddia eden Fehmi Çalmuk, AK Parti’nin 2013 yılında Ankara’nın Sincan ilçesinde düzenlediği Milli İrade Saygı Mitingi’nde alanı dolduran üç hilalli bayraklı ülkücülerin 2018’de 'bir ittifaka zemin hazırladığını' savundu. Çalmuk, 2010 yılında yapılan referandum sonrası Erdoğan’a sunulan “AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Ülkücü Hareket Üçgeni” başlığını taşıyan raporun referandum sonucunu tahlil ettiğini kaydetti. Raporda “Ülkücü/Milliyetçi Kürtler’in” Kürt sorununun çözümünde aktif rol oynayabileceği iddia ediliyordu.

Raporda şu ifadeler dikkat çekiyordu; “12 Eylül 2010 referandumunda ilk kez AK Parti’ve bir kısım ülkücü ve milliyetçi taban arasında bir söylem ve eylem birlikteliği fiilen ve fiziken gerçekleşti.. MHP nin ağırlıklı olarak güçlü olduğu il ve bölgelerin tamamına yakın kısmında Evet oyları fazla çıktı.. MHP’ye oy verenlerle AK Parti'ye oy verenler arasında geçmişten gelen bir akrabalık ve yakınlık var. Ne MHP’nin İslam’a itirazı vardır, ne o gelenekten gelenlerin milliyetçiliğe.. O yüzden Sayın Bahçeli, AK Parti ile aralarındaki mesafeyi derinleştirmek ve çok farklı siyasi partiler olduklarını kamuoyuna ifade etme stratejisi uyguluyor..” (Kaynak: Karar)