Karamollaoğlu'nun verdiği 3 dakika ile fenomen oldu!

Şeker Zirvesi'ndeki konuşması sosyal medyada paylaşım rekoru kıran 55 yaşındaki çiftçi Nihat Babaöz'ün, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun kendi konuşmasından ayırdığı 3 dakika ile kürsüye çıktığı ortaya çıktı. Üniversite mezunu çiftçi Babaöz, "İnsanlara koyun vereceğiz dediler, milletin son kalan altınını almaya çalışıyorlar" dedi.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA - Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin (ESAM) 8 Mart'ta düzenlediği 'Şeker Zirvesi'nde konuşan çiftçi Nihat Babaöz, şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili sözleriyle toplantının en çok konuşulan isim oldu.

Şeker fabrikalarına ilişkin yaptığı konuşmasında, "Lafa gerek yok eylem zamanı. Lütfen dışarıya çıkın kardeşim" diyen Babaöz, Ankara Sincan'da çiftçilikle uğraşıyor. Üç çocuğu olan 55 yaşındaki Babaöz, Hacettepe Üniversitesi İktisat bölümünden mezun. Üniversiteyi bitirmesinin ardından dede mesleği çiftçiliğe devam eden Babaöz, 'Şeker Zirvesi'ndeki konuşmasının nasıl gerçekleştiğine ilişkin, "Toplantıda şekerin faydalarını, akşam yersen şu olur sabah yersen şu olur diyorlardı. Herkes sıkıldı. Rica minnet konuşmama ikna oldular" sözleriyle anlattı.

'BU PROGRAM KURAN MI Kİ DEĞİŞTİRİLMEZ'

Nihat Babaöz, çiftçinin yaşadığı zorluklara değinmek için konuşma talep etti. Toplantı programının dışına çıkılamayacağı gerekçesiyle konuşmasına izin verilemeyeceği cevabını alan çiftçi, organizasyonda görevli kişilere, "Bu program Kuran mı, ayet mi de değiştirilemez? Ben konuşmak istiyorum" dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun kendi konuşmasından üç dakika ayırmasıyla sahneye çıkan tarım ve hayvancılıkla uğraşan Nihat Babaöz milyonların sosyal medya hesaplarından paylaştığı o konuşmayı yaptı. Konuşması sırasında sinirden titrediğini söyleyen Babaöz, şunları anlattı:

"Türkiye standartlarında ben varlıklı bir adam sayılırım. Benim ekonomik olarak derdim yok. Benim derdim fazla bilmek. Bu ülkede fazla bilince de akıbetinden korkuyorsun. Ben doğma büyüme Ankara bebesiyim. Yiğidini de bilirim Ulaştırma Bakanlığı'nda çalışanı da bilirim. Bunları bildiğim için de korkuyorum. Yarın uçağa biner Kanada'ya, İsveç'e giderim ama geriye kalanlar ne olacak. Baktığımızda hayırlı iş yok. İnsanlar artık işimiz bitti diye düşünüyor" diye konuştu.

'MİLLETİN SON KALAN ALTININI ALMAYA ÇALIŞIYORLAR'

Bu yaşına kadar kapısını kilitlemeden uyuduğunu ama son dönemde insanlardan korkar hale geldiğini söyleyen Babaöz, şeker fabrikalarının zarar ettiği yönünde açıklama yapan yöneticilerin bu durumu neden düzeltmediğini soruyor. Şeker fabrikalarıyla ilgili süreci örnek üzerinden anlatan Babaöz şunları söyledi:

"Yalnızca özelleştirme dursun değil. Bir dahaki seneye yine ortaya çıkacak. Köylü ağzıyla şöyle anlatayım: Bir adam vardır. Çocuklarına, eşine, 'bayram geliyor size çok şey alacağım' der. Bir hafta on gün sonra hanımının boynundaki altına göz diker. Onu da alır yer. Bir hafta on gün sonra geri gelir. Bebeler eline bakar babam bize ne aldı diye. 'Beni kandırdılar altını elimden aldılar' der. Ne yaptı, kumara mı harcadı parayı, kim bilir. Bu süreç de aynı. İnsanlara koyun vereceğiz dediler. Milletin son kalan altınını almaya çalışıyorlar. 'Beni kandırdılar' deyip bu da bitecek."

'40 DANIŞMANLI İNSANLARI KANDIRIYORLARSA BEN KİME DANIŞAYIM'

Şeker fabrikalarının özelleştirilmediğini, satıldığını söyleyen Nihat Babaöz, "Oylar gizli şeylerdir ama bugüne kadar AK Parti’ye hiç oy vermedim. Oyumu hep MHP'ye verdim. Sonradan çok pişman oldum. 40 danışmanlı insanları kandırıyorlar. Ben kime danışsaydım kardeşim! Beni de kandırmışlar. İş mazeret aramaksa ben de dünden kandırıldım. Kalbim rahat, hiç de karnım ağrımıyor çünkü hiç ekşi yemedim" dedi.

"Bu kararı alanlar bir dahaki seçimi düşünüyor. Bana bir dahaki seçimi düşünen değil 40-50 sene sonra çocuklarım, torunlarım ne olacak diye düşünen insan lazım" diyen Babaöz şöyle devam etti:

İnsanlar ister köy muhtarı ister bakan olsunlar. 'Eski durumdan daha iyi yapacağım' diye yönetime gelirler. Sen geldin. O zaman daha iyi yap. Pire için yorgan yakılır mı? Senden önceki burayı satmayı bilmiyor muydu? Sen bunu iyi yapmak zorundasın. Zarar ediyorsa neden düzeltmedin, yeni mallar, makine getirmedin? Niye teşhis koymadın bu kötü duruma? Üç-beş günde kime sordun da satıyorsun? Tekelin fabrikaları satıldı. 3 liraya sattın 13 lira olmuş. Malı da düzgün satamıyorsunuz. Bu makamlar hizmet makamı. Sen seçimi kazanamazsan kazanma. Bugün 35 yaşındaki insanlar Fransa'yı yönetiyor.