Roboski'de acı altıncı yılında: Giydiğimiz elbiseler hâlâ simsiyah!

Roboski katliamının üzerinden 6 yıl geçti. Katliamda 13 yaşındaki oğlu Erkan Encu'yü kaybeden Felek Encu, bütün annelerin yüreklerinin ilk günkü gibi yandığını söylüyor: Bir Roboski annesi olarak yaşanan katliamı kimsenin kabul etmemesini istiyorum. Herkes elini vicdanına koysun ve 'Artık bu sessizlik yeter' desin.
Felek Encü: Artık iki Erkan'ım var...

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Roboski’de acı 6’ncı yılında… Tam 6 yıl önce 28 Aralık 2011 tarihinde Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı sınır köyünde 34 köylü savaş uçakları tarafından bombalandı. Bombardımandan çoğu çocuk 35 kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerden biri de o zaman 13 yaşında olan Erkan Encu’ydü. Encu’nün annesi 36 yaşındaki Felek Encu, katliamın ardından geçen 6 yılı şöyle anlatıyor: “Giydiğimiz elbiseler hala simsiyah. Buradaki annelerin hepsinin yüreği hala ilk günkü gibi yanıyor.”

6 SORUŞTURMA AÇILDI

Katliamda hayatını kaybeden 35 kişiden 19’u henüz çocuktu. Arkadaşları ve akrabalarıyla birlikte katledilen Erkan Encu de henüz 13 yaşındaydı. 4 çocuklu ailenin tek erkek çocuğu olan Ency’nün annesi Felek Encu, oğlundan sonra hak mücadelesini her yerde sürdürdüğünü söylüyor.  Katıldığı basın açıklamalarından ve konuşmalarından dolayı Felek Encu’ye 6 soruşturma açıldı. Bu soruşturmaların çoğunda suçlama, ‘Cumhurbaşkanına hakaret.’

Encu, açılan soruşturmalara, “Ben bir anneyim mücadelemden nasıl vazgeçerim” diye tepki gösterirken oğlunu şöyle anlatıyor: “Benim oğlum yaşasaydı bugün 19 yaşında olacaktı. Oğlumun arkadaşları şu an birçok yerde çalışıyor. Onları gördüğümde oğlumu görmüş gibi oluyorum. Erkan benim tek erkek çocuğumdu. Erkan’dan sonra bir Erkan’ım daha dünyaya geldi. Kimsenin bize bunları yaşatma hakkı yoktu.”

‘OĞLUMUN BU SÖYLEDİKLERİNİ UNUTMAYACAĞIM’

Encu oğlundan bahsederken yaşadıkları bir anıyı da anlatıyor: “Erkan benimle arkadaş gibiydi. Arkadaşlarıyla da dost gibiydi… Katledilen diğer çocuklar da Erkan’ım gibiydi. Birine bir iş yaptırmak istediğinde henüz lafımızı bitirmeden anlarlardı. Çok saygılı insanlardı. Benim oğlum 7’nci sınıfa gidiyordu. Bir gün eve geldiğinde, ‘Anne ben doktor olacağım’ dedi. Ben de kendisine neden doktor olmasını istediğini sorduğumda, ‘Anne buradaki hastanelerin durumunu görüyorsun. Hastanelere gidiyorsunuz. Saatlerce bekliyorsunuz. Size sıra gelmeden eve gelmek zorunda kalıyorsunuz’ dedi. Bu konuşmasını asla unutmayacağım.”

Encu, OHAL gerekçesiyle yaptıkları anmalara engel konulmasına tepki gösterirken, Kendilerine, ‘ne durumdasınız’ diyenlere şöyle yanıt veriyor: “Bize bu soruyu soranlara hala aynıyız, değişen bir şey yok. Sağ olduğumuz müddet bu acıyı yaşayacağız diyoruz.”

‘BİZLERİ NEDEN KATLETTİLER?’

Encu, yetkililere “Roboski’de bizleri neden katlettiler bunun sebeplerini bize açıklasınlar”  diye sesleniyor.

Roboski ailelerinden, Şırnak milletvekili Ferhat Ency’nün cezaevine atılmasının en çok kendilerini etkilediğini belirten Encu son olarak şöyle diyor:
“Artık kimse sesimizi de duymuyor. Vekilimiz Ferhat Encu hapse atılmadan önce Meclis’te bunu sık sık dile getirirdi. Bizler Roboski aileleri olarak hem Ferhat’ın hem de diğer milletvekillerinin serbest bırakılmasını istiyoruz. Bizler kan dökülmesini istemiyoruz. Kürtler de Türkler de artık ölmesin. Bizim yüreğimiz yeterince yandı. Artık kimsenin yüreği yanmasın. Barış ve huzur istiyoruz. Barış ve huzur kimin elindeyse lütfen bu barış ve huzuru sağlasın. Bir Roboski annesi olarak yaşanan katliamı kimsenin kabul etmemesini istiyorum. Herkes elini vicdanına koysun ve ‘Artık bu sessizlik yeter’ desin.”