Kemal Kılıçdaroğlu: Filistin milli davamızdır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin Doğu Kudüs'ü Filistin'in başkenti olarak tanımasını desteklediklerini söyledi. Hükümetin, Kudüs'te büyükelçilik açmasını isteyen Kılıçdaroğlu, "Filistin davasının sağı solu yoktur. Bizim milli davamızdır, dökülen her kan bizim kanımız sayılır, her koşulda sahip çıkacağız" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği açılış töreninde konuştu.

DUVAR – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yaptırdığı tesislerin toplu açılış törenine geçti. Törene, Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri de katıldı. Bir süre önce silahlı saldırıya uğrayıp bacağından yaralanan İzmir’in Güzelbahçe İlçe Belediye Başkanı Mustafa İnce de, protokolde Kılıçdaroğlu’nun arka sırasında oturdu.

Kemal Kılıçdaroğlu kürsüye çıkarken “Hak hukuk adalet” sloganı atıldı. Kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, “Hiç endişe etmeyiniz; bu ülkeye hakkı, hukuku, adaleti getireceğiz. Bunun mücadelesini yapacağım. Bir zat var diyor ki ‘Ne yapıyor bu Kılıçdaroğlu?’ Sen cebini düşünüyorsun. Ben memleketimi düşünüyorum. Aramızda siyahla beyaz kadar fark var” dedi.

‘BELEDİYE BAŞKANLARIMIZDAN İKİ ŞEY İSTİYORUZ’

CHP’li belediye başkanlarından iki şey istediklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bir; harcadığın her kuruşun hesabını millete vereceksin. Bu bizim namus borcumuzdur. İki, görüşü ne olursa olsun hiçbir ayrım yapmadan bütün vatandaşlara aynı hizmeti götüreceksin. Herkese eşit hizmet götüreceğiz, bizim için yandaş değil vatandaş esastır” diye konuştu.

‘SUDAN’DA NİYE TOPRAK KİRALADIN?’

Hükümetin Sudan’da tarım arazisi kiralamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “AK Parti’nin başındaki zata söylüyorum. Sen Sudan’a niye gittin toprak kiraladın? Burada yok mu? Yağı Türkiye’ye getirip kiminle rekabet edeceksin. Kendi çiftçinle rekabet edeceksin” ifadelerini kullandı.

Hükümetin taşeron işçilere yönelik düzenlemesine de değinen Kemal Kılıçdaroğlu, “Düne kadar taşeron işçiyi ağızlarını almazlardı. Derdini bilmezlerdi. Dedik dedik, o Mısır’daki sağır sultan duydu, bunlar da duydu. Taşeron sorununu çözeceksin kardeşim, sonuna kadara takip edeceğim” şeklinde konuştu.

CHP’li büyükşehir belediyelerinden çiftçilerden ürün almalarını istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Bizim bütün büyükşehir belediyesine söyledik. Kırsalda çiftçinin durumu iyi değil. Bütün ürünü sen satın alacaksın. Çiçek mi, süt mü, fidan mı; sen alacaksın. Kentliyle kırsalda yaşayanlar arasında sağlıklı gelir paylaşımı olacak. Böyle yapmazsak kim kazanır; yandaş kazanır, herkes kaybeder” dedi.

‘SEN KİMSİN Kİ SENDEN KORKACAĞIM’

Asgari ücretin 2 bin lira olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Seçimlerde dedim ki bin 500 TL olsun. Kıyamet kopardılar, sonra dediler ki ‘Verilebilir.’ Bin 404 TL’ye çıkardılar. Biz şunu yaptık: O zat iyi duysun; bizim bütün belediyelerde asgari ücreti net bin 500 TL yaptık. Man Adası’nda şirketler kurdurmayı biliyorsun. Yine mahkemeye verecek. Mahkemeye verince korktuğumu sanıyor. Kimsin ki sen, senden korkacağım. Benim bütünü derdim, herkes huzur içinde yaşasın. Şimdi 2 bin TL dedim, ‘Bu parayı nereden bulacağız?’ diyorlar. Para var kardeşim. Sen cebine ayırdığın paradan vazgeçirsen para vardır. Kimin cebi büyüdü? Yandaşların cebi büyüdü. Onların cebi büyüdü, ben o parayı onlardan alacağım, millete vereceğim. Kimse merak etmesin. Ben bunları söyledim. Yine kıyamet koparacak. İstediğin kadar kopar kardeşim. Eğer, Çat Belediyesi veriyorsa, sen de vereceksin. Ha diyorlar ki ‘Bu para çok’; bir teklifim daha var: Bir ay 2 bin TL ile geçin bak bakalım ne olacak? Sen dünyanın parasını alıyorsun geçinemiyorsan, işçiye vermiyorsan o 2 bin TL’yi alacağız, işçiye vereceğiz.”

‘KARAR HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYORUZ’

Türkiye’den Filistin’e gidenler olduğunu hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, “1968’lerde Filistin’e gencecik çocuklarımız gitti, hayatını kaybetti. O Filistin şehitlerinin mezarları oradadır. İslam İşbirliği Konferansı yaptınız. ‘Doğu Kudüs, Filistin’in başkenti olsun’ dediniz. Gereğini hükümetin yerine getirmesini istiyorum. Doğu Kudüs’e gidecekler, diyecekler ki ‘Türkiye’nin büyükelçiliğini burada kuruyoruz.'” diye konuştu.

Kudüs kararının takipçisi olacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Karara her türlü desteği veriyoruz. Verdiğin sözü tutacaksın arkadaş. Mavi Marmara gemisindeki gibi yapmayacaksın. Türkiye Cumhuriyeti olarak Filistin devletinin Doğu Kudüs’te elçiliğini kuruyorum diyecekler” dedi.

FİLİSTİN MİLLİ DAVAMIZDIR: Bütçe görüşmelerinde Sayın Binali Yıldırım çıktı dedi ki ‘Doğu Kudüs’te Filistin devletinin büyükelçiliği var’ dedi. Açtık Dışişleri’nin internet sitesini, büyükelçilik baktık, yok. Sen başbakan olarak eline verilen metni okurken hiç düşünmedin mi? Bak büyükelçiliğimiz var, Tel Aviv’de. Doğu Kudüs’teki konsolosluğu büyükelçiliğe çevirin kardeşim. Söylediğin sözün arkasında dur. Filistin davasını savunan her arkadaşın da takipçisi olmasını istiyorum. Filistin davasının sağı solu yoktur. Bizim milli davamızdır, dökülen her kan bizim kanımız sayılır, her koşulda sahip çıkacağız.

SİYASET KURUMU HESAP VERMEK ZORUNDA: 2019’da seçimlere gideceğiz. Önümüzde iki tercih var. Bir, demokratik parlamenter sistem; iki, tek adam rejimi. Fakir fukara vergi verirken, devleti yönetenler vergi vermemek için her türlü numarayı yapıyorlar. Onun için üzerine gidiyoruz. Musluğu açtığı zaman 4 çeşit vergi veren anne, bunun hesabını sormak zorundadır. ‘Siyaset kurumu bana hesap vermek zorundadır’ diyecek. ‘Man Adası’nda şirket kuranlar, vergi ödememek için her türlü numarayı yapıyor. Ben onları cezalandırıyorum ve sandığa gömüyorum’ diyecek. Bunun aksi ne olur? Tek adam rejimi. Tek adam rejimini getirirseniz yargı bağımsızlığı olmaz, kimsenin can ve mal güvenliği olmaz.

MÜCADELE EDECEĞİZ: Savcı değilsin. Saraya kölelik yapanlar savcı da olamazlar, hakim de olamazlar. Parlementoda konuşmayacaksın, caddede konuşmayacaksın, niye konuşuyorsun? Nerede konuşacağım ben? Bir de kalkıp ‘Benim ülkemde demokrasi var’ diyorsun. Senin ülkende demokrasi yok, tek adam rejimi var. Hapishanelerinde milletvekilleri olan, gazeteciler olan, üniversitelerden akademisyen atılan ülke demokratik ülke değildir. Mücadele edeceğiz, mücadelemiz kutlu olsun. (MUĞLA/DHA)