İzmir Şehir Plancıları Odası Başkanı Şenyol: Bilime aykırı kararla üniversite yerleşkesi yapılıyor

Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol, Çevre Bakanlığı'nın İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin Balçova’da yapmak istediği yerleşkeye imar izni vermesini eleştirdi. Bölgedeki ağaç dokusunun betona teslim edileceğini belirten Şenyol "Üniversitelerimizin eğitim gerçekleştireceği yerleşkelerin bilimsel olmayan temellere bağlı plan kararları ile şekillenmesi kabul edilemez’’ dedi.
Balçova'da imar izni verilen alan sık ağaç dokusuna sahip.

Nuray Pehlivan  npehlivan@gazeteduvar.com.tr

İZMİR – İzmir Ekonomi Üniversitesi’nce, Balçova’da eğitim tesis alanı inşa edilmek istenilen parsele ilişkin hazırlanan imar planı değişikliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylandı. Ekonomi Üniversitesi’nin eğitim tesisi yapmak istediği alana ilişkin olarak Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol, “Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan imar planı değişikliği ile vakıf üniversitesi olan İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne ayrıcalıklı imar hakkı sağlanmıştır. Söz konusu plan değişikliği aynı zamanda sık ağaç dokusuna sahip bu doğal dokunun da betona teslim edilmesini beraberinde getirecektir’’ dedi.

 

‘ÇELİŞKİLİ BİR DURUM SÖZ KONUSU’

Ekonomi Üniversitesi’nin ‘eğitim tesis alanı’ olarak planladığı parselin, yapılaşma koşulları ile ilgili imar planı raporunu değerlendiren Şenyol, şunları söyledi:

“Plan değişikliği incelendiğinde belirtilmiş olan mevcut yapıların brüt bina alanı toplam 80 bin 596 metrekare yani bu, mevcut planda belirtilen yapılaşma hakkından yaklaşık 23 bin metrekareden fazla yapılaşma anlamına geliyor. Dolayısıyla ortada ruhsatlı olduğu iddia edilen mevcut yapılar ile imar planı öngörüleri arasında da çelişkili bir durum söz konusu. Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan imar planı değişikliği ile vakıf üniversitesi olan İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne ayrıcalıklı imar hakkı sağlanmıştır. Söz konusu plan değişikliği aynı zamanda sık ağaç dokusuna sahip bu doğal dokunun da betona teslim edilmesini beraberinde getirecektir.”

‘DOĞAL VARLIKLAR GÖZDEN ÇIKARILIYOR’

Doygunluğa ulaşmış olan bir alanın imar planı değişikliği ile imar hakkının arttırılmasının mekansal kalite açısından sağlıksız bir durum olduğuna dikkat çeken Şenyol, şöyle devam etti:
“Mevcut yapıları ile sağlıklı bir eğitim alanı için gerekli olan açık alanın çok az olduğu görülmekte iken yapısal anlamda doygunluğa ulaşmış kampüs alanının barındırdığı doğal varlıklarını dahi gözden çıkartan bir anlayışla talep edilen imar artışı, ancak maksimum kar anlayışının eğitim kurumuna yansıması ile açıklanabilir. İzmir Ekonomi Üniversitesi, bilime aykırı; rantı ve talanı önceleyen imar planı değişiklikleri, kente dayatılarak hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.”

EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ’NİN İLK İCRAATI DEĞİL’

İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne daha önce de benzer izinler verildiğini belirten Şenyol, şöyle devam etti: “22 hektarlık, Güzelbahçe Ekonomi Üniversitesi Yerleşkesi de tarımsal niteliği ve doğal karakteri açısından korunması gerekli alanları içeren bir bölge. 2012 yılında onaylanan plan değişikliği ile ilgili olarak bazı kişi ve kurumlara rant aktarmaya yönelik spekülatif, dolayısıyla açıkça ayrıcalıklı imar hakkı tanınmaya çalışılması gibi gerekçelerle meslek odamız tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na dava açılmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bölgedeki maliklerince de dava açılan alan ve çevresindeki birçok doğal alan da yapılaşma riski altına girmiştir.”

‘AÇTIĞIMIZ DAVA ALEYHİMİZE SONUÇLANDI’

Şenyol, şöyle devam ediyor:  ‘’Geçtiğimiz yıl sonuna doğru inşaatına başlanılmış olan, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin tıp fakültesi ve hastane yapmayı planladığı yine Balçova ilçesinde yer alan, sık ağaç dokusuna sahip alanda yapılan imar planı değişikliğine de meslek odamız tarafından dava açılmış, ancak davanın aleyhimize sonuçlanmasıyla alanda 2017 yılı ortalarında başlayan inşaat ile büyük bir doğa katliamı gerçekleştirilmiştir.’’

İzmir`deki üniversite sayısının artmasının meslek örgütlerinin de önem verdiği bir husus olduğunu söyleyen Şenyol, şunları kaydetti: “İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin üç imar planının da, bölgeye bir üniversite kurulması kararı gibi tüm kenti ve kentliyi kapsayan bir karar olması bakımından; yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve kentli halkın tüm kesimlerinin görüşleri doğrultusunda hazırlanması gerekirdi. Ancak bilim icra edilen bir eğitim kurumuna ait yerleşim alanının mevzuata aykırı şekilde imar rantına konu edilerek, kente dayatılarak elde edilmeye çalışılması hiç bir bilimsel temele dayanmamaktadır.”

Şenyol, son olarak şunları dile getirdi: “Geleceğin akademisyenlerini, politikacılarını, mühendislerini, mimarlarını, şehir plancılarını, hukukçularını, kısacası geleceğin eğitimli bireylerini yetiştirecek üniversitelerin doğru yer seçim ve gelişim kararları doğrultusunda kurulması; daha yaşanabilir çevreler oluşması için örnek teşkil etmesi gerekmektedir. Bilimselliğin temsilcisi olarak bildiğimiz üniversitelerimizin eğitim-öğretim gerçekleştireceği yerleşkelerin mevzuatlara aykırı, ayrıcalıklı imar hakkı talep eden ve bilimsel olmayan temellere bağlı plan kararları ile şekillenmesi kabul edilemez.’’

İddialara ilişkin görüşlerine başvurmak için aradığımız Ekonomi Üniversitesi Rektörü’ne Gazete Duvar’ın görüşme talebine cevap vermedi.