Demirtaş'ın tutukluluğuna devam kararı verildi

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 399 gündür tutuklu bulunduğu davanın ilk duruşmasına getirilmedi. Demirtaş’ın davası için Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelenlerin bir bölümünün kente ulaşmasına izin verilmezken çok sayıda kişi de Sincan Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonuna alınmadı. Mahkeme Demirtaş'ın tutukluluğuna ve bir sonraki duruşmaya bizzat getirilmesine karar vererek duruşmayı 14 Şubat'a erteledi.

Özlem Akarsu Çelik  oakarsucelik@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu, Diyarbakır’da açılan ve güvenlik gerekçesiyle Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne alınan davanın ilk duruşması Ankara Adliyesi yerine Sincan Cezaevi’nde görüldü. Demirtaş, 399 gündür tutuklu bulunduğu davanın duruşmasına getirilmedi. Mahkeme, Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına karar verirken, bir sonraki duruşma 14 Şubat 2018’e ertelndi. Mahkeme, Demirtaş’ın bizzat mahkemede hazır bulundurulması yönünde karar verdi. Bu durumda Demirtaş’ın yargılanması partisinin kongresinden 3 gün sonra devam edecek.

Demirtaş’ı savunmak üzere bin 250 avukatın vekaletname aldığı, farklı illerden binlerce kişinin duruşmayı izlemek için Ankara’ya doğru yola çıktığı, onlarca ülkeden çok sayıda parlamenterin, gazetecinin ve gözlemcinin duruşmayı izlemeye geldiği bilinmesine rağmen dava, Sincan Cezaevi yerleşkesindeki 20 kişilik duruşma salonuna alınmıştı. Partinin avukatları, Demirtaş’ın davasının da Figen Yüksekdağ’ın bir gün önce hakim karşısına çıktığı büyük salona alınmasını talep ettiler.

.

BAŞSAVCILIK DURUŞMAYI SALONDA TAKİP ETTİ

Figen Yüksekdağ’ın duruşmasını HDP milletvekillerinin sıralarına yakın bir yerde korumalarıyla birlikte izleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Aytekin Cenikli yerine bu kez Başsavcılıktan farklı savcılar vardı salonda. Göze batmayacak bir yerden duruşmayı takip etmeyi tercih ettiler.

JANDARMA DEMİRTAŞ VARMIŞ GİBİ SALONDA OTURTULDU

Duruşmaya katılma talebini 12 sayfalık bir dilekçeyle mahkemeye ileten Demirtaş, yazılı başvurusunda ‘binlerce belge içeren yüzlerce dosyadan ibaret savunması için makul büyüklükte bir masa ile görsel savunması için dizüstü bilgisayar, tepegöz gibi cihazlar’ talep etti ama bunların hiçbiri salonda yoktu. Mahkeme heyetinin önünde sanığın bulunduğu yerde Demirtaş olmamasına rağmen varmış gibi jandarmanın oturması ise dikkat çekiciydi.

YÜZLERCE KİŞİ DIŞARIDA KALINCA DURUŞMA ‘NÖBETLEŞE’ İZLENDİ

Farklı illerden yola çıkan otobüslerin kiminin hareketinin engellendiği kiminin Ankara’ya sokulmadığı haberlerinin ulaştığı Sincan Cezaevi önünde sabah saatlerinden itibaren biriken kalabalığın büyük bölümü, salonun 120 kişi olduğu gerekçesiyle içeri alınmadı. Duruşma salonuna önce Barış Anneleri girdi. Parti yetkililerinin polisle görüşmeleri sonunda kalabalık, parça parça salona girdi. Parti yetkilerinin “İstanbul ekibi çıksın, şimdi Muğla ekibi girecek” gibi yönlendirmelerle herkesin duruşmayı izlemesi sağlanmaya çalışıldı.

FETÖ DURUŞMASINDA TELEFON İZNİ VAR, DEMİRTAŞ DURUŞMASINDA YOK

Polis, gazetecilerin içeri girişine de engel oldu. Sarı basın kartı olmayanların içeri alınmayacağı duyuruldu. Aynı saatlerde cezaevi yerleşkesindeki diğer duruşma salonlarında görülen FETÖ davalarını izleyen gazetecilerin içeri telefon ve bilgisayarla girmesine izin verilirken Demirtaş’ın duruşmasına girenler telefon ve bilgisayarlarının yanı sıra telefon kulaklığı, şarj kablosu, makyaj malzemesi gibi eşyaları bile dışarıda bırakmak zorunda kaldı.

‘YABANCI’ HEYETE YİNE İZİN VERİLMEDİ

Yurt dışından duruşmayı izlemeye gelen gözlemci heyet ile farklı ülkelerin parlamenterlerine ve Demirtaş’ın savunmasını üstlenmek isteyen “yabancı” avukatlar da duruşma salonuna alınmadı. Gelen heyetler arasında Birleşik Krallık Lordlar Kamarası, İngiltere İşçi Partisi, Fransa Sol Parti, Fransa Komünist Partisi, İtalyan İlericiler ve Demokratlar Hareketi, İsveç Sosyal Demokrat Parti, Norveç Kızıl Parti, Yunanistan SRİZA Partisi, İngiltere’den İnsan Hakları aktivisti ve avukatlar, Alman Sosyal Demokrat Partisi, Avrupa Parlamentosu Sol Grubu, İngiltere İşçi Partisi, Britanya Genel Sendikası, Danimarka Kırmızı-Yeşil Birlik Grubu ile Danimarka Liberal Parti üyeleri vardı.

Berlin Eyalet Parlamentosu Milletvekili Hakan Taş

HAKAN TAŞ: İZLEYİCİ YASAĞI, DAVANIN HUKUKİ DEĞİL SİYASİ OLDUĞUNUN KANITI

Mahkeme Başkanı duruşmaya başlarken bu kararın “güvenlik gerekçesi” ile alındığını açıkladı. Salona Figen Yüksekdağ’ın duruşmasında olduğu gibi sadece T.C. kimliği bulunan Berlin Eyalet Parlamentosu Milletvekili Hakan Taş alındı. Yurt dışından gelen heyetlerin duruşmaya alınmamasını Gazete Duvar’a değerlendiren Taş, “Utanç verici bir durum! Yargının bağımsız olmadığının açık göstergesi. Akreditasyon dayatması yasa dışı bir durumdur. Hem cezaevi dışında hem içeride polis kordonuyla çevrilmiş haldeyiz. Yüzlerce kişinin Ankara’ya gelip davayı izlemesine engel olundu. Bu uygulamalar davanın hukuki olmadığının, siyasi otoritelerin kararı ve direktifleriyle ilerlediğinin açık kanıtı.”

SAVCININ MÜTALAASI: TUTUKLULUĞUNUN DEVAMINA…

Duruşmanın başında Savcı, hakkında “Terör örgütü kurma, yönetme, örgüt propagandası, suç ve suçluyu övme” suçlamalarıyla 142 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan ve 399 gündür tutuklu bulunan Demirtaş’ın tutukluluğu yönünde mütalaa verdi. Müdafi avukatlar, Demirtaş’ın hakkındaki 31 fezlekenin tamamının yaptığı konuşmalar olduğunu söyleyerek terör örgütü kurma, yönetme vb. iddiaları reddettiler.

‘501 SAYFA İDDİANAME, 41 KLASÖR, KÂĞIT İSRAFI’

Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, heyetin arkasında yer alan davaya ait 41 klasör için, “O kâğıtlar için kullanılan ağaçlara yazık!” dedi. Sözlerine bunun “tarihi bir dava” olduğunu hatırlatarak başlayan Karaman, OHAL döneminde çıkarılan 694 Sayılı KHK’nın Demirtaş’a yönelik bir değişiklik olduğunu belirtti ve “Sayın Demirtaş çok üzgün çünkü sadece kendisi değil birçok sanık ne yazık ki bu şekilde yargılanıyor, yargılanacak” dedi. Karaman, müvekkili Demirtaş’a SEGBİS için ısrar etmenin ayıp olduğunu söyledi ve “O klasörler Demirtaş’ın kaldığı hücreye de sığmaz SEGBİS odasına da” diye konuştu.

DEMİRTAŞ, MAHKEMEDEN AYM’YE BAŞVURMASINI İSTEDİ

Savunmasının SEGBİS sistemi ile alınmak istenmesiyle nedeniyle duruşmaya katılmayan Demirtaş, yargılamanın durdurularak davaya bakan mahkemenin, SEGBİS ile savunmasının alınmasına izin veren yasa hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunda bulunmasını istedi.

‘TUTUKLULUK DEĞİL REHİN ALMA’

Bunun hukuki bir tutuklama olmadığını, bir rehin alma durumu olduğunu söyleyen avukat Mahsuni Karaman, 30 günde bir yapılması gereken tutukluluk incelemesinin Demirtaş için yapılmadığını, bunun da bir ilk olduğunu belirtti. Karaman’ın, Demirtaş’ın üç gün öncesine kadar duruşmanın nerede görüleceğinden bile haberdar olmadığını söylemesi üzerine Mahkeme Başkanı, “büyük salon istediğiniz için size büyük salon verdik. Ankara Adliyesi’nde bu büyüklükte bir salon yok” dedi. Avukat Karaman ise mahkemenin bu duruşmayı 20 kişilik salona aldığını ancak kendilerinin çabaları sonucu son anda büyük salona geçildiğini hatırlattı.

KANAR: FEZLEKELER ETNİK AYRIMCILIKLA HAZIRLANDI

Avukat Ercan Kanar da sözlerine, “Bu tarihi davada gerçekleri eğip bükmeden ortaya koymak zorundayız. Süreç, siyasi öç alma saikiyle yürütülmüştür” diyerek başladı. Ercan Kanar, “Bu yaşananlar, düşman savaş hukuku uygulamalarıdır” dedi. Demirtaş hakkındaki iddianamenin hukuki bir değeri olmadığını söyleyen avukat Kanar, HDP milletvekilleri hakkındaki fezlekelerin Şubat 2015’ten sonra, yani çözüm masasının devrilmesiyle başladığını hatırlattı. ‘Fezlekeler, sayın müvekkilimizin ve partisinin antidemokratik başkanlık sistemine karşı demeciyle başladı’ diyen Kanar sözlerini şöyle sürdürdü, “HDP’nin yüzde 13 oy alarak 80 milletvekili ile Meclis’e girmesiyle bir siyasi öç alma ile dokunulmazlıklar kaldırılmıştır… Fezlekelerin siyasi hatta etnik ayrımcılıkla hazırlanmış olması sebebiyle bunları reddetmeniz gerekirdi.” AİHM’in bilirkişisi olarak bilinen Venedik Komisyonu’nun raporunu hatırlatan Kanar, raporda fezlekeleri hazırlayan savcıların çoğunun FETÖ soruşturmaları nedeniyle tutuklu olduğu bilgisine yer verildiğini ifade etti.

Avukat Reyhan Yalçındağ Baydemir de, “Siyasi iktidar dilinden düşürmüyor ya ‘milletin iradesi’ni. Söz konusu olan HDP Eş Genel Başkanı olunca bu neden göz ardı ediliyor?” diye sordu. İddianameyi hazırlayan Savcılığın da iddianameyi kabul eden mahkemenin de Demirtaş’ın Meclis’te yaptığı konuşmaları bugüne kadar istememesinin anlaşılmaz olduğunu söyledi. Reyhan Yalçındağ Baydemir, “Derhal bu yargılamanın durdurulmasını ve düşürülmesini talep ediyoruz” dedi.

Verilan aranın ardından ara kararını açıklayan mahkeme, 13 aydır tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına karar verirken, bir sonraki duruşma 14 Şubat 2018’e ertelndi. Mahkeme, Demirtaş’ın bizzat mahkemede hazır bulundurulması yönünde karar verdi.

Mahkeme, iddianamede yer alan 31 fezlekenin içindeki delil ve belge eksikliklerinin giderilmesi için fezlekeleri düzenleyen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılması kararı verdi. Mahkemenin 33 maddelik kararında çeşitli konuşmalara ait CD’ler, Emniyet değerlendirme tespit tutanakları, eylem ve fotoğraflar gibi delillerin de iddianameye konulması istendi. Selahattin Demirtaş’ın kendisini yargılayan mahkemenin, SEGBİS’le ilgili düzenleme hakkında Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusu yapması talebi ise mahkemece reddedildi.